Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş,
Gökten gelerek gönlüne rüzgâr gibi inmiş;
Bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın...
Anlatması imkânsız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
Biçare olmayasın komutan,
Fakiriz biz, alışkınız evlat vermeye
Öylece suskun kalıp, vatan sağolsun demeye
Bizler için fırsat mı vardı eğlenmek ve gülmeye
Alışkınız harbe gidip, kahpece öldürülmeye...
Mayınlarda yitenimiz mi dersin,
Titreyerek, donarak ölenimiz mi,
Kahpece vurulanımız mı dersin,
Yavrusunu sevemeden yitip gidenimiz mi
Karşımda ağlamayasın komutan,
Bak! Ben ağlamıyorum, çünkü alıştım.
Cefa ve kederle çoktan tanıştım
Nasıl söylerim diye dert etmeyesin komutan
Bu habere hazırladık kendimizi çoktan!
Evlatlarım fedâ olsun, sağolacaksa Vatan
Ama,
Bu dünyada zenginler gülüp eğlenecek
Hep fakirler mi ölecek komutan?..