·
Okunma
·
Beğeni
·
3.124
Gösterim
Adı:
Makber
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059786065
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademik Kitaplar
Baskılar:
Makber
Makber
Makber
Makber Metin, Sadeleştirme, Günümüz Türkçesiyle Nesre Çeviri-Abdülhak Hamid Tarhan Makber Metin, Sadeleştirme, Günümüz Türkçesiyle Nesre Çeviri - Abdülhak Hamid Tarhan Makber, Abdülhak Hâmid Tarhan’ın, çok sevdiği eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazdığı, en tanınmış eseridir. Fatma Hanım, Hâmid’le 11 senelik evli iken 24 yaşında vereme yakalanmıştır. O zamanın şartlarıyla bütün yöntemler denenmiş fakat hastalık tedavi edilemeyerek Fatma Hanım iki sene sonra vefat etmiştir. Hâmid, onun vefatından çok etkilenmiş, çıldırma derecesine gelecek kadar büyük bir üzüntü duymuştur. Fatma Hanımın ölümü, Hâmid’in sanatını da etkilemiştir. Hâmid, Makber, Hacle ve Ölü adlı eserlerini yazmıştır. BunlardanMakber, Türk edebiyatında büyük ses getirmiş, bu eserle Hâmid, kendisinin ilk en büyük eserini vermiş, Türk edebiyatına kendisini bu eserle kabul ettirmiştir. Bu çalışmayla, Türk edebiyatının özellikle yeni Türk edebiyatı alanının en önemli eserlerinden biri olan Makber, günümüz Türkçesine aktarıldı. Böylelikle eserin anlaşılması ve okunması önünde en büyük bir engel olarak duran dil problemi ortadan kaldırılmaya çalışıldı.
128 syf.
·56 günde·7/10 puan
Makber, Abdülhak Hamid Tarhan'ın en önemli eserlerinden biridir. Okurken uzun bir şiire başlayacağınızı bilmeniz gerekir ve bu şiir okudukça sizi içine çekecektir. Dili ağır olsa da gözünüz alıştıkça kelimelerin anlamlarına bakmak sizi yormayacaktır.
Tarhan, aslında bu esere karsının ölümünden önce başlamış olsa da karısını kaybedince eser ölümün onda bıraktığı derin hisleri bizlere yansıtıyor. Eseri okurken bir yandan da kendinizi derin bir felsefenin içerisinde düşünüyor olarak bulma ihtimaliniz çok yüksek.
Tarhan'a göre Makber bir mezardır bunu şu sözlerinden anlıyoruz: "Makber için bir fikr-i şer'i beyan etmek lazım ise işte bu kitap bir merhumenin mezarıdır. "
Ve en önemlisi bence biraz vaktiniz varsa eseri okumadan önce Tarhan'ın hayatına bir göz atmanızı öneririm. Şimdiden okumak için eline alan her okura şunu sormak isterim sizce Tarhan Makberi gerçekten ölen eşi için mi kaleme almıştır yoksa hayatta kendine bir mezar mı kazmıştır?
336 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hepimizin edebiyat derslerinden bildiği Abdülhak Hamit Tarhan’ın Makber eserini öylesine merak ediyordum ki sonunda okumak nasip oldu.
Kitap hakkında o kadar çok şehir efsanesi var ki ben bunların dışında biraz kitaptan bahsetmek istiyorum.
Malûmunuz Abdülhak Hamit Tarhan Makber’i canından çok sevdiği eşi Fatma Hanım için yazmıştır. Kendisiyle 11 senelik evli iken 24 yaşında vereme yakalanmış ve kurtarılamamıştır.
Bu olay yazarı çok etkiler ve kendisini bu eserle birlikte Türk edebiyatına kabul ettirir.
Elimde olan eser günümüz Türkçesine uyarlanmıştır. Bunu yaparken ki amaç anlaşılmasını kolaylaştırmaktır.
İçersinde eşinin ardından ona karşı olan duygularını anlatan şiirler yer almaktadır.
Okumanızı dilerim, sevgiler.
116 syf.
·7/10 puan
Kitabı beğendim ama edebiyat öğrencisi olmasam beğenmeyebilirdim okuması oldukça zor eski kelimelerden oluşan bir kitap. Türkçe halini yayınlayan bir yayıncı varsa oradan tercih edilmeli çünkü benim okuduğum kapı yayınları baskısı arkasında bir sözlük bulundurmasına rağmen oldukça eksikti. Arada bilmediğim kelimeler için sözlüğü açtığımda bulamadığım oldu. Osmanlıca kelimelere aşinalığım bu açığı kapattı diyebilirim. Yine de acı ve ölüm duygusunu iyi veren oldukça güzel bir eser.
128 syf.
Hepimizin "şair-i azam" olarak tanıdığı Abdülhak Hamid Tarhan'ın şiirleri hakkında fazla yorum yapmaya hacet yoktur. Bütün şiirleri gibi Makber Mukaddimesi de edebî bakımdan eşsiz bir eserdir. Edebî yönünün yanında bu şiirin bir de manevî yönü vardır. Şair-i Azam bu şiiri genç yaşta vefat eden eşi Fatma Hanım için yazmıştır. Her dizesinde ayrı bir mana, ayrı bir duygu yüklüdür.
312 syf.
·8/10 puan
Abdülhak Hamit TARHAN, tarafından kaleme alınan eserin yazılma sebebi, Tarhan’ın ilk eşi Fatma Hanım’ın vefat etmesi ve duyduğu acıyı kelimelere dökmesidir. Fatma Hanım’ın vefatı Tarhan’ın sanat anlayışını etkiler ve Tarhan, sadece Makber’i değil Hacle ve Ölü adlı eserlerini de kaleme alır. En çok sesi Makber getirir. Tarhan Makber Mukaddime’sinde eseri kendisi için yazdığını belirterek sanatın şahsi olduğu görüşünü de bir nevi açıklamış olur. Tarhan’a göre sanat şahsi ve muhteremdir. Tarhan, eserin edebiyatla ilgisi olmadığını belirterek eseri beğenmez ama Fatma Hanım’ı anımsattığından eseri çok sever.Makber’in güzel tarafı çığlıklarıdır diyen A. Hamdi TANPINAR, Makber’i Türk şiirinin bir tarafında kendini hissettirecek bir ürperme olduğunu ve Avrupalı şiir anlayışımızın ilk büyük eseri olduğunu söyler.
Orhan OKAY ise Makber’in öneminin ve farkının ölüm konusunu ele alması ve metafiziksel bir yapısı olduğunu belirtir.
içerik olarak Makber’in iki ana konu üzerinde durduğunu bunlardan birinin Fatma Hanım için anlatılan, diğerinin ise ölüm konusu etrafında gelişen düşüncelerdir. Fatma Hanım ile ilgili kısımda isyan, ölümü sorgulamak, ölüm ve sonlara doğru tevbe ve iman vardır.
Vezni mesnevi olmasına rağmen mesnevi tarzında yazılmamıştır. 2. Beyti tek başına kafiyeli ve 7. Mısrası serbest olan 8 mısralı aabbaacb kafiye düzenine sahiptir. 294 kıta, 2352 beyitten oluşmaktadır.
312 syf.
·7 günde
Makber kelime anlamı mezara denk gelir. Abdülhak Hamit Tarhan'ın nezdinde ise eşi Fatıma ile beraber gömdüğü duygularının her halinin bütünüdür. 1886'da, mersiye türünde yazılmıştır, 295 bent ve 2360 mısradan oluşur. Teknik bilgiler inanın gereksiz kalıyor bu eserin hüznünün yanında. Tarhan, hayatının en iyi dönemlerinde kaybetti eşi Fatıma Hanımı. Bütün mutluluğunu bıraktı o Makber'e ve bize de geride kalan hazin bedeniyle anlattı bütün o duygularını. Ona olan sevgisini, en güzel şekilde sunan yazar, ölen eşinin naaşını gemi ile istanbul'a getirirken başlamıştı bu eserine. Makber'e girmeden önce orada duruyordu Fatıma Hanım ve başında Abdülhak Hamit. Bir insanın, başına gelmesini en isteyeceği olay olmuştu ve Fatıma, soluksuz orada yatıyordu. Soluk olmayı denedi ona, yazarak. Başaramayacağını bile bile, ümitsizce denedi. Fatıma'ya nefes aldıramadı belki ama gerisinde bu güzel eseri bıraktı bizlere. Genç Werther'ın Acıları beni etkilemişti en çok böyle ama yok hayır, Makber daha derindi. Okunması elzemdir.
312 syf.
·Puan vermedi
Türk edebiyatında teslimiyetçi anlayıştan , materyalizme geçen ilk şair, namı diğer Şairi Azam( en büyük şair) Tanzimat dönemi aydınının yaşadığı düaliteyi minyatür bir şekilde yansıtan sanatçı... Makber de ise ölen eşi Fatma Hanım'ın ardından duyduğu acıyı yer yer felsefik yer yer sorgulayıcı bir şekilde dile getirmiştir.
Eyvâh! .. Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.

Ben gittim o hâksâr kaldı,
Bir kûşede târumâr kaldı.
Bâkî o, enîs–i dilden eyvâh!
Beyrût’ta bir mezâr kaldı.
Eyvâh! Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.

Ben gittim o hâksâr kaldı,
Bir kûşede târumâr kaldı.
Bâkî o, enîs-i dilden eyvâh!
Beyrût’ta bir mezâr kaldı.

Çık Fâtıma, lâhdden kıyâm et,
Yâdımdaki hâlime devâm et!
Ketmetme bu râzı, söyle bir söz,
Ben isterim âh öyle bir söz!

Güller gibi meyl-i ibtisâm et,
Dağ-ı dile çâre bul, merâm et!
Bir tatlı bakışla, bir gülüşle
Eyyâm-ı hayâtımı tamâm et!

Yâ Rab, öleyim mi neyleyim ben?
Ayrı yaşayım mı sevdiğimden?
Verdin bana böyle bir mûsibet,
Ettin beni düşmen-i muhabbet.

Ya bir kulu sevmiyor musun sen?
Ya böyle bir ölüm değil mi erken?
Hiç bulmamak üzre gâib ettim,
Mecnun gibi ben onu severken.

Her yer karanlık pür-nûr o mevkî?
Mağrib mi yoksa makber mi yâ Râb!
Yâ hâbgâh-ı dilber mi yâ Râb,
Rüyâ değil bu ayniyle vakî.

Kabrin çiçekten bir türbe olmuş,
Dönmüş o türbe bir haclegâhe,
Bir haclegâhe dönmüşse türben
Aç koynunu aç maşukânım ben.

Sen öldün, ölüm güzel demektir,
Ölsem yaraşır gamınla her gün.
Gitti nazarımdan, ah gitti.
Bi maksad-ü bi günah gitti.
Her ferd cihanda birdir amma
Bir tane değildir, öyle -haşa!-
Bir tane idi o mah gitti!
Aylarca olup tebah gitti,
Görsem yeridir seni karanlık
Nurum benim ey İlah! gitti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Makber
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059786065
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademik Kitaplar
Baskılar:
Makber
Makber
Makber
Makber Metin, Sadeleştirme, Günümüz Türkçesiyle Nesre Çeviri-Abdülhak Hamid Tarhan Makber Metin, Sadeleştirme, Günümüz Türkçesiyle Nesre Çeviri - Abdülhak Hamid Tarhan Makber, Abdülhak Hâmid Tarhan’ın, çok sevdiği eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazdığı, en tanınmış eseridir. Fatma Hanım, Hâmid’le 11 senelik evli iken 24 yaşında vereme yakalanmıştır. O zamanın şartlarıyla bütün yöntemler denenmiş fakat hastalık tedavi edilemeyerek Fatma Hanım iki sene sonra vefat etmiştir. Hâmid, onun vefatından çok etkilenmiş, çıldırma derecesine gelecek kadar büyük bir üzüntü duymuştur. Fatma Hanımın ölümü, Hâmid’in sanatını da etkilemiştir. Hâmid, Makber, Hacle ve Ölü adlı eserlerini yazmıştır. BunlardanMakber, Türk edebiyatında büyük ses getirmiş, bu eserle Hâmid, kendisinin ilk en büyük eserini vermiş, Türk edebiyatına kendisini bu eserle kabul ettirmiştir. Bu çalışmayla, Türk edebiyatının özellikle yeni Türk edebiyatı alanının en önemli eserlerinden biri olan Makber, günümüz Türkçesine aktarıldı. Böylelikle eserin anlaşılması ve okunması önünde en büyük bir engel olarak duran dil problemi ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Kitabı okuyanlar 102 okur

  • Elvanur Aslan
  • emir bayram
  • Suliteraman
  • Emine Gürbüz
  • Cihat Baybars
  • _1okur
  • Begüm Ermnts
  • Taylan Berberoğlu
  • Yusuf Aydoğan
  • mahfî

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (1)
9
%3.7 (1)
8
%3.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0