Kendinizi suçlu hissetmelerine “yol açtıkları” için
başkalarında kabahat bulmaya devam ederseniz, onlar sizin üzerinizdeki güçlerini korur, siz de ancak onlar bunu yapmaktan vazgeçerse kendinizi iyi hissedeceğinizi söylersiniz. Siz onlara, yaşamınızın denetimini vermektesiniz.Başkalarını suçlamaktan vazgeçin.
Tekdüzelikle can sıkıntısını birbirinden ayrı tutmak gerekir. Can sıkıntısı planların, beklentilerin olmamasından kaynaklanır. Boş boş kendi etrafınızda dolanırsınız. Belli bir şey beklemeden bekleriz;hiçbir şeyin beklentisi içinde olmadan, boş bir zamanda sonsuza dek askıya alınmaktır bu. Sıkılan beden yatar, kalkar, kollarıyla havayı döver, bir o yana bir bu yana gider, aniden durur, sonra yeniden başlar kıpırdanmaya. Her saniyeyi doldurmaya çalışır çılgınca... Canınız sıkılırken kendinizden ümidi kesersiniz, her an yinelenen bir tatminsizlik, başlangıçlara karşı bir tiksinti duyarsınız:Her şey başlar başlamaz bıkkınlık verir çünkü başlangıcı yapan sizsinizdir.
Çocuklar, yaşamlarında bir denetim ve seçenek sahibi
olma duygusuna ihtiyaç duyar. Kendilerini ana babalarına
bağımlı, onların yardımına muhtaç değil, kendi yaşamlarıyla ilgili şeyleri seçen, isteyen ve öncecilik sahibi kişiler olarak görmek isterler.