İn sanlık ailesine baktığımızda, yaşam çok zordur çünkü korkular yaşamı yönetir. Dünyadaki insan toplumlarında gördüklerimiz; müthiş bir ıstırap, kızgınlık, intikam, bağımlılıklar, sokaklarda ki şiddet ve devasa boyutlarda adaletsizliktir. Dünyadaki farklı ülkelerde bunlar farklı boyutlarda var olabilir ama yine de top lumsal rüya korku tarafından yönetilir.
Zihnimizdeki yargıç yanlış karar verir, çünkü inanç sistemi miz, Yasa Kitabı yanlıştır. Tüm rüya sahte yasa üzerine kumlu dur. Zihnimizde depoladığımız inançların yüzde doksan beşi ya landır ve biz bu yalanlara inandığımız için acı çekeriz.
Ehlileştirme öylesine güçlü olur ki, hayatımızın bir noktasın da, artık kimsenin bizi ehlileştirmesine gerek kalmaz. Artık An nenin, babanın, okulun ya da kilisenin bizi ehlileştirmesine ihti yaç kalmamıştır. Öylesine iyi eğitilmişizdir ki, artık kendi ehli- leştiricimiz kendimiz oluruz. Kendi kendini ehlileştiren bir hay van gibi oluruz. Artık, bize dayatılan inanç sistemine uygun ola rak kendimizi ehlileştirebiliriz. Kendi üzerimizde aynı ceza- ödül sistemini kullanırız. İnanç sistemimizin kurallarına uygun davranmadığımızda kendimizi cezalandırırız; "iyi kız", "iyi er kek" olduğumuzda kendimizi ödüllendiririz.
Binlerce yıl önce, Meksika'nın güneyindeki Toltek "bilginin kadınları ve erkekleri" olarak biliniyordu. Antropologlar Toltek- leri bir ülke ya da ırk olarak tanımlıyor. Oysa Toltek, kadim spi rituel bilgileri ve uygulamaları araştırmak ve korumak için bir toplum oluşturan bilim insanları ve sanatçılardı.