Her insanın bireysel rüyası vardır. Bireysel rüyalar da çoğu kez korkularla yönetilir. Kendi yaşamımızda cehennem rüyası görmeyi öğreniriz. Aynı korkular, her insanda değişik yollarla ifade bulur tabii ki. Ama her birimiz kızgınlık, kıskanç lık, nefret, çekememezlik gibi negatif duyguları deneyimleriz. Bireysel rüyamız, korkuların kıskacında geçen, bitmek bilme yen bir kabusa da dönüşebilir. Bu kabusu yaşamaya gerek yok tur. Haz dolu bir rüyayı da yaşamak mümkündür.
Her şey zaten içimizde olduğu halde, gerçeği adaleti ve gü zelliği umutsuzca dışarıda aramayı sürdürüyoruz. Arıyoruz, arı yoruz, arıyoruz. Bulunacak bir gerçek yok. Başımızı nereye çe virirsek çevirelim, gerçeği her şeyde görebiliriz. Ama zihnimiz de depoladığımız anlaşma ve inançlar gerçeği görmemizi en gelliyor.