zülfikar

zülfikar
@abdulguzel
Notlar: #154295921 Filmler: #133056854
Veteriner Hekim
[02.11.2024 (R)]
1338 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Türkiye misyonerleri ve İncil, Mesih, Rab anlatıları.
Puan vermedi·32 syf.··
2023 16. kitabı
. İnternette her an karşınıza bir misyoner tezgahı olan ve "Tanrı seni seviyor, Tanrı'yı tanımak ister misin?" gibi cümlelerle insana zayıf damarı merhametten yaklaşan basit ve sade görseller çıkabilir. Herkes bunun ne olduğunu az çok anlar da, merak bu ya, "acaba ne çıkacak?" deyip tıklayabilirsiniz de. Ben de öyle yaptım. Kutsalkitap.org diye, bütün işini yalnızca Katolik dininin ve Kanonik İncillerin ilasına göre organize etmiş ve kendince bu hizmetlerin tamamını meccânen gören bir siteye yönlendirildim. İncil gönderiyorlarmış. "Hadi oradan, ne yani, şimdi 'bana oradan az tahrifli bir İncil sarın' desem, sorgusuz sualsiz niye gönderecekler ki?" Form doldurdum. Bir hafta geçti veya geçmedi, kargocu aradı. Bizim misyoner İncil'i göndermiş. Adam bir de WhatsApp'tan mesaj atıyor, diyor ki, "İncil ulaştı mı?" Ulaşmadıysa bir daha göndereceksin yani. O zamanki aklımla iç sesim, nam-ı diğer Gaip abi, "uhricet li'n-nâs'ı bana mı diyor, sana mı diyor? Bu gayret-i diniye nedir? dedi. Müslüman tebliğcilere göre Türkiye misyonerlerinin şöyle de bir dezavantajları var ki, halk muhafazakar, yeniliklere çok kapalı, Hristiyan nüfus bir avuç, gençlerin materyalizm yerine çok tanrılı ve alabildiğine mistik bir hava tüttüren bir dine kayması oldukça ihtimal dışı ve dahası.. Bütün bunlara rağmen bizim Aksaray gibi bir yerde bile İranlı bir Hristiyan cemaati bir apartman dairesini kiliseye çevirmiş, ilahiler, dualar okuyor, ayinler yapıyor. Sayısı iki elin parmaklarını belki biraz geçecek kadar kalabalık cemaatiyle Kılıçarslan Parkı'nda mangal partileri yapacak kadar neşeliler. Akıl almaz bir durum. Ben olsaydım ücra bir Hristiyan kentinde 10-20 inanmış kişiyle ne yapardım, amaçsız hissetmez miydim, ayağımın altı boşa çıkmaz mıydı? Misyonerin paketini açtım. İncil ile beraber üç tane
Din
Dinin ÖtesindeKutsal Kitap Araştırma Merkezi · Yeni Yaşam Yayınları · 2011264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
5/10
·640 syf.··
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2022 11:15
Bismillah. - Kitaba ve Yazılış Hikayesine Dair Tahrif Hareketleri üç cilt ve iki bin küsur sayfadan oluşan hacimli bir kitap. Yazarın son dönemlerinde kaleme aldığı kitaplarındandır. Hatta vefatından 5-6 sene önce çıkan bir söylentiye göre, dördüncü cildi de yazıyordu. Ama nasıl olduysa dördüncü cilt çıkmadı. Ya söylenti asılsızdı, ya tamamlayamadı ya da yaşlılığından dolayı uğraşamadı. Esasen en başta kitabın tek cilt olarak ve sadece güncel tahrif hareketlerini kapsamına alacak şekilde telifi düşünülüyor. Fakat sonra ilk fitnenin -ki açıklayacağız- zuhurundan itibaren günümüze kadar bütün Tahrif Hareketleri’ni işlemekte karar kılınıyor. Onun için olacak, Tahrif Hareketleri kitabının ismine “Geçmişten Günümüze..” diye önad gibi bir detay eklenmiş. Soğuk Savaş döneminde Doğu ve Batı diye iki kutba ayrılan dünya, Soğuk Savaş sonrasında tek kutuplu duruma geçiş yapıyor. Medeniyetin bu dönemde aykırı bulduğu ve “kızıl tehlike” şeklinde nitelendirdiği komünizm sahadan çekilince, tek kutuplu dünyanın en azından görüntüsünü bozan İslam dünyası “yeşil tehlike” diye yaftalanıveriyor ve bu tehlikeyle bir mücadeledir başlıyor. Bu mücadele zaman içerisinde çok kılık değiştiriyor. Yazarın kitabı yazmakta olduğu zamanların biraz öncesinde “dinler arası diyalog” kılığıyla meydandaydı. Takdimdeki ifadelere bakarsak, böyle bir hengâmda yazar “dilsiz şeytan” hadisine mazhar olmama gayretiyle Tahrif Hareketleri macerasına girişiyor. Ciltlerin ilk baskıları sırasıyla 2010-11-12 yıllarında yapılmış. Demek ki dinler arası diyalog modası ve bu modanın dinamoluğunu yapan topluluğun forsu birkaç yıl daha devam edecek, ondan sonra tarihe gömülecektir. Hatta Fethullah Gülen ve avenesini konu alan üçüncü cilt 2012 senesinde baskıya veriliyor. O dönemde birçok (olumsuz manada) saf Müslüman’ın
1000k
Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri 1Kadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2011380 okunma
Bir Zeyl: Mevlâ'da ve Mevlânâ'da..
5/10
·96 syf.··
2022 7. kitabı
. Doksan sayfalık bu metnin aşağı yukarı yüzde seksenlik bölümünün Mesnevî'nin Karaismailoğlu tercümesinden aynen alınmış olduğunu söylesem mübâlağa yapmış olmam. Aşk ve aşka dair meseleler (âşık ahlâkı, aşk yolu, aşk'ın eşyada rolü vs.) kısa açıklamalardan sonra başlık ve alt başlıklara ayrılmış, bu başlıklar altına Mesnevî'nin ilgili beyitleri serdedilmiş. Yani derlenmiş bir kitap; iddiası, tezi çok yok. Bu yüzden kitap üzerine pek bir şey söyleyemeyeceğim. Ama kitabın konusu üzerine çapımca gevezelik yapmaya azmettim. Yine de konuların sıralamasını yazarın başlıklandırma sırasına aşağı yukarı muvâfık olacak şekilde yaptım ki, kitaptan tamamen kopmayayım. Peşinen söyleyeyim; "Mevlânâ'da Aşk" demekle, "aşk" kavramını piyangodan çıkmışçasına Mevlânâ'ya tahsis eden, bu cürmünün üzerine "aşk peygamberi" gibi, mevzunun haysiyetini zedeleyen lakaplar takmak suretiyle hududa tecavüz eden gevşeklerden Mevlânâ gibi Allah erleri müsellemdir. Mevlânâ'da Aşk dediğimizde, Muhyiddin'de Aşk, Bâyezîd'de Aşk, Hz. Ali'de Aşk ve nihayet Fahr-i Kâinât'ta Aşk'tan ârî bir alanda at koşturma salahiyeti elde etmiş olmuyoruz. Bahsedeceğiz, "aşk"ı bir "ilahî yaratış tarzı" olarak ele aldığımızda "Mevlânâ'da Aşk" demekle ancak bu tarzın Mevlânâ'da ve eserlerinde tezahür ve görünümlerinden sözedebiliyoruz. Sonuçta Celaleddin ile Muhyiddin "aşk" derken aynı şeyi kastediyorlar. Nasıl kastetmesinler ki, âşıkların üzerinde ittifak ettikleri en layık şey aşk olmalıdır. Mevlânâ aşkı anlatmaya çalışmadan önce, aşkı anlatmada başarısız olacağını, anlatamayacağını ilk ciltlerde nazmeder. Evvela bir varlık meselesi olması hasebiyle beşer dil ve idrâkının sınırlı alanına sığdırılamıyor. Aşkı nasıl anlatamayacağına dair güzel bir istiâresini kaydedelim. Erkek ve kadının cinsî mukarenetinden hâsıl olan
Aşk
Mevlana'da AşkOsman Gürbüz · Rağbet Yayınları · 20107 okunma
Ömer Faruk Korkmaz / Mes’eletu Tercemeti’l-Kur’ân
10/10
·216 syf.··
2021 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 22:41
. Kur’anın farklı dillerde okunup okunamayacağı, başka dillere çevrilmesinin imkâniyeti ucu eskilere dayanan meşhur tartışmalardandır. Mâzide bu konu ekseninde cereyân eden tartışmalar daha sonraları maksatlı bir şekilde farklı amaçların tahakkuku için mesnet olarak kullanılmıştır.Söz gelimi Ebu Hanife’ nin bir aralar namaz kılan kişinin farsça kıraatte bulunmasını tecviz etmesi asırlar sonra Kur’an’ın türkçeleştirilmesi ve bu Kur’an ayetlerin herkesin yorumuna açık vaziyete getirilmesi projesine zemin kılınmıştır. Bahsi yapılan projenin işlem aşamasının ivme kazandığı bir dönemdi Mustafa Sabri Efendi’nin yaşadığı dönem. Özellikle Cumhuriyet döneminde Kur’an’a yönelik yapılan tercüme çalışmaları namazın türkçe kılınması raddesine gelmişti. Mezkur çalışmalar Mısır’ da çok büyük bir yankı bulunca Mısırlı Mustafa el-Merâğî ve Ferid Vecdî gibileri el-Edilletu’l-ilmiyye alâ cevâzi tercemeti maâni’l-Kur’an ile’l-lüğati’l-ecnebiyye ve Bahsun fî tercemeti’l-Kur’ani’l-kerîm gibi eserler yazarak bu çalışmaları olumlu karşılamış, bir diriliş faaliyeti gibi telakki etmiş ve müslümanların ilerlemesi için bu çalışmaların neticelendirilmesini –fıkhî deliller de getirerek- yazmış, çizmişlerdi. İşte böyle hassas bir zaman ve zeminde, yaşadığı asırda hakkı hakkaniyele dile getirmekten hiç yüksünmemiş olan Mustafa Sabri Efendi de kendisinden sonrakiler için baş yapıt olacak meşhur eserini telif etmişti: Mes’eletu Tercemeti’l-Kur’ân/ Kur’an’ın Tercümesi Meselesi… Eseri üç bölümde özetlemek mümkün. Birinci bölümde Ezher şeyhi Mustafa el-Merâğî’nin es-Siyâsetu’l-üsbû’iyye ve el-Ahram’da yayımlanan ve Kur’an’ın tercüme edilmesini teşvik eden makalesinin eleştirisi yapılıyor. El-Merâğî’ nin Kur’anın aslî manalarının başka bir dile aktarımı durumunda aynen muhafaza edilebileceği, tercümeden
Din
Kur'an Tercümesi MeselesiMustafa Sabri Efendi · Bedir Yayınları · 201418 okunma
Devrimi devirecek devrim; İslam.
10/10
·174 syf.··
2021 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 19:45
. Biyografi: Ilich Ramirez Sanchez, nam-ı diğer Çakal Karlos Venezuela’da Marksist-Leninist görüşlü bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geliyor. Babası adını Ilich koymuş. Vladimir Ilıch Lenin’in Ilich’i. Kendisinden küçük olan iki kardeşinin adları da Vladimir ve Lenin. Böyle bir ortamda büyüyen Ilich daha lise çağında Komünist Partisi’ne üye oluyor. 75’te Filistin Halk Kurtuluş Cephesi saflarında işgalci Siyonist İsrail rejimine karşı savaşmaya başlar. Aynı yıl içinde tanıştığı Müslüman savaşçılar vesilesiyle İslam ile tanışır ve Müslüman olur. Salim Muhammed Nuri adını alır. Bu sırada tek başına, bir kişiyle, iki üç kişiyle veya çok kişiyle örgütlenmiş olarak pek çok faaliyette bulunur. Aklımıza hemen gelebilecek istihbarat teşkilatları tarafından aranan Karlos, 94 senesinde Sudan’da yakalandı. O gün bugündür Fransa’da tutuklu. Yazıları 2007 yılından bu yana Baran Dergisi’nde yayımlanmaktadır. Tavzih, tarif, tahlil: İşi yazmak olmayan, sadece yazmamış yazarların kitapları üzerine bir şeyler konuşmakta hep zorlanmışımdır. Kişinin doğumundan ölümüne kadar yaşadıkları, yazdıkları, sevdikleri, oldukları, öldükleri, hatta mesele Karlos olunca “öldürdükleri” parça parça hep bir şahsiyette toplanıyor ve bunlar kişiyi “o” yapan şeyler olarak bütünde bir pay sahibi oluyorlar. Ama bunların içinden bizim üzerinde söz söyleyeceğimiz alan sadece yazdıkları. Yazık ki kîlükâl şahsın altında ezilecek. Kitap belli bir metot izlenerek yazılmamış. Bazı odak noktaları var, İslam, şeriat, içtihat, siyaset, devrim, kadın, terör gibi. Esasen bütün kitap bu odaklar üzerine kurulu. Bunlarla ilgili başlıkların altında yazar fikirlerini serdediyor. Dolayısıyla ben de incelemeyi bu kavramlar üzerine kuracağım. Kitabın adı Devrimci İslam… Müellifin bu terkipten maksadı, “devrimci olmayan
1000Kitap Gerçek Okurlar
Devrimci İslamİlich Ramirez Sanchez Carlos · Elips Kitap · 200453 okunma