Türkiye'de İslâmi kesimin , özellikle son dönemlerde Cumhur İttifakı üzerinden, iyice Türkçülüğe yönelmesinin sebepleri:
1- Muhafazakâr Cemaatlerin 50'li yıllardan itibaren "Altı Ok" un Milliyetçilik ve Devletçilik ilkelerini benimsemeleri ve Osmanlı İmparatorluk Mirasını Hamasi Türkçülük üzerinden okumaları
2- 60'lı yıllardan itibaren Kürt siyasi hareketleri üzerinde oluşan Marxist-Sol tekel ve Din karşıtlığı
3- Milli Görüş Siyasi geleneğinde ve bir kısım İslamcı gruplarda da görülen pragmatizm
4- İsmet Özel'in Martin Heidegger okumaları üzerinden ürettiği Türkiye tipi Neo-Faşizm/Nazizm ve bunun İslamcılar üzerinde oluşturduğu etki.
Müfit Yüksel 24.04.2023
Bağlı olduğumuz ilçede 10 sene önce 7 tane bakkal vardı. A101 açıldı; bakkal 4-5 tane kaldı. BİM açıldı; 2 tane kaldı. Bakkalın çocukları buralarda kasiyer olarak işe başladı.
Üç harflileri boykot etmek için İsrail mallarını satmalarına gerek yok. Bizim fütüvvet, ahi, lonca diye asırlık gelenek ve müesseselerimiz var. Bunlar kimsenin bu kadar semirmesine müsaade etmezdi. Onu da geçtim, çoğumuzun bir, iki, üç kuşak öncesi esnaftır. İnsan babasını, dedesini batırır mı? Nasıl bu kadar empati yoksunu olunur aklım ermiyor.
Allah'ın sermayeyi aramızda pay etme sünnetini iki lira fazla verip gıda malzemesini bakkaldan, hırdavat malzemesini hırdavatçıdan, sebze ve meyveyi manavdan, et ve tavuğu kasaptan satın alarak ihya edebilirdik.
Sermayenin yeşili, kızılı olmuyor. Para kimin eline geçerse onu halkın hassasiyetlerine kör bir hödük haline getiriyor. Bu yüzden 7 Ekimle başlayan boykotun kemâli kimin ne sattığına bakmadan yeşiliyle birlikte -ve özellikle yeşiliyle birlikte- bütün sermayeyi imkân nispetinde tüm ülke sathında boykot etmektir.
Bunlar hâlâ yapılabilir mi, o gemi kalkmış mıdır, yetişebilir miyiz, bilmiyorum, çok zor, imkansız gibi, belki imkansız, evet imkansız. Ama yapılması gerekiyor.
Bu kitabı biraz erken okumuşum herhalde. Çünkü günlerden bir gün Hz. Ali, Resulullah'tan "Kâinat yaratılmazdan evvel ne vardı?" diye sual etmiş. Ondan "Allah vardı ve onunla beraber hiçbir şey yoktu." cevabını almış. Sonra bir cezbe halinde tekellüm etmiş: "Hâlâ öyledir, hâlâ öyledir!"