Anadolu ağıtları İnsanoğlunun geçmişini onların arkada bıraktıkları izlerden öğreniriz, yüzyıllar öncesinden günümüze kalan destanlar, ağıtlar, türküler geçmişten geleceğe uzanan serüvenini bize anlatır. Ahmet Özdemir Anadolu'da söylenen her türkünün hikayesi her ağıdın göz yaşı vardır insanlar yaptıkları türküler ile yaşadığı duyguları anlatırken ağıt yaktıkları zaman ise çektikleri acıyı dile getirirler halk gördüğünü anlatmakta nice usta romancı ve yazarı geride bırakmıştır. Bir ananın gözyaşı kutsal kabul edilir Anadoluda ağıtlar en çok Türkmen obalarının yaptığı göçler yaşanan dünya savaşlarında ölen Şehitlerimiz arkasından yazılır yazar Ahmet Özdemir ağıdı şöyle açıklar "Ağıtlar ölene söylenen ezgili halk şiirleridir.Türk edebiyatının başlangıcından beri var olan bu şiirler halkın yaşayışını anlatır insanlar ölüm varlık yokluk açlık duygusunu bu şiirlerde dile getirirler."Anadolu göz yaşı ülkesidir insanlar çektikleri acıları destan yaparlar.Kuşkusuz her coğrafyanın her ülkenin bir ağıdı vardır ama en çok ağıt savaş görmüş açlık yaşamış ve ayazda kalmış ülkelerde ortaya çıkar. Bu yüzden Anadolu en güzel ağıtların yazıldığı yaşandığı gözyaşları ile sulanan mübarek bir topraktır çünkü bu topraklarda Anaların gözyaşı yetim bebeklerin ağlaması vardır Anadolu Ahmet özdemirin ifadeleri ile; "Gözbebeğidir onu korumak için asker olunur.Gidip te gelmeyenlere içi dert dolu acı  ağıtlar yakılır dillerden düşmeyen" Yeryüzündeki bütün toplumlar savaşlar görmüş çok çetin sınavlardan geçmiş ölümü yoksulluğu baskı ve zulmlerden geçmiş büyük acılara tanık olmuştur büyük savaşlar büyük acıları doğurur Ahmet özdemir Anadolu toprağı ve Anadolu insanı en çok ağlamasından bilinir göz yaşından tanınır çünkü bu topraklar özünde yakılan ağıtlar ve yaşanan savaşlar sonucu okunan
Edebiyat
Seküler insan yetiştirme
1-1750'lerde Lale Devri ile Başlayıp Tanzimat’la devam eden süreçte Avrupa’ya teknik öğrenmesi için gönderdiğimiz öğrencilerin kafaları Batılılaşmıştı. Döndüklerinde kafalarında teknik bilgi değil ideolojiler vardı. Ellerinde bir köpek, ağızlarında hava atmak için Batı tarzı jön konuşmaları vardı. Bunlar kısa zamanda bazı gençleri etkileyip kendine benzetecekti. Zeki öğrencilerimiz ve insanlarımızın ilk zihinsel kaybını burada verdik. Ya ikinci evre? 2-Abdulhamid’i deviren İttihatçılar eğitimde, basında ve teşkilat hayatında etkin oldular. Az geriden alalım. Batıdaki Fransız İhtilali ile oluşan akım ve ideolojilerin etkisi İttihatçıların hücrelerine kadar işlemişti. Batının tekniğine değil de fikrine, yaşam tarzına hayran olup ciddi örgütlenmişler, Osmanlı toprakları içinde giderek yayılmaya başlamışlardı. Abdülhamit'i devirmeyi başarınca eğitim, basın ve teşkilat hayatına hâkim oldular. Bununla beraber zihinsel kayıplar daha da arttı. İkinci zihinsel kaybı bu süreçlerde verdik. Ya üçüncü evre? Çok önemli yere geldik. 3-Ve 1923. İttihatçıların içindeki “BATICI-ULUSALCI” grup yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine tamamen egemen oldular. Ve ele geçirdikleri eğitim sisteminde katı şekilde seküler-batıcı nesil yetiştirdiler. Zaten halk onlara göre batı normlarına uygun şekilde yontulup şekillendirilmesi gereken heykel gibiydi. Halkın ve yeni neslin zihnini Batıcı ve seküler yapmak için büyük uğraş verdiler. İslam değerlerine ve Osmanlı'ya bağlı gençlik istemiyorlardı. En büyük zihin kaybını bu süreçte yaşadık. Eğitim sistemini batıcı-seküler insan yetiştirme fabrikasına dönüştürdüler. Tüm bunlar dış güçlerden ve özellikle İngilizlerden bağımsız olan şeyler değildi dostlar. İngilizler, Osmanlı'yı bölüp parçalamak için 200 yıl uğraştıktan sonra tüm parçalarına "Buyurun
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çağ, Yok Oluş, Benlik, İslam, Roşa
_TARİH ÖNCESİ DEVİRLER_ _İnsanoğlunun ortaya çıkışıyla başlayıp, yazının icadına kadar geçen dönemdir. Taş ve Maden Devri olarak ikiye ayrılır. _1-Taş devri_ _a)- Eski Taş – Paleolitik devir: (M.Ö.2,5 milyon - M.Ö. 12.000) (avcı ve toplayıcı). Karain, Beldibi ve Belbaşı. Paleolitik Döneme ait ilk izlere İspanya’daki Altamira, Fransa’da Laskö mağaralarında rastlanmıştır. Yarımburgaz Mağarası Türkiye’de bilinen en eski yerleşim yeridir. Anadolu’da ki ilk insan izlerin Karain mağarasında bulunmaktadır. _b)- Orta Taş (Yontma Taş) – Mezolitik devir: (M.Ö.12 000 - M.Ö. 9.000) Buzulların erimesiyle iklim koşulları insanların yaşayışına uygun hale gelmeye başlamıştır. Bitkilerle beslenme yaygınlaşmıştır. Ateş bulunmuştur. _c)- Yeni Taş (Cilalı Taş) – Neolitik devir: (M.Ö. 9000 - M.Ö. 5500) Tarım hayatı başlamış ve köyler kurularak yerleşik hayata geçilmiştir. Köpek, koyun, keçi ve sığır gibi hayvanlar bu dönemde evcilleştirilmiştir. Dokumacılık halı vve elbise. İlk anıt mezarlar da bu dönemde yapılmıştır. Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır. Günümüzden yaklaşık olarak 18 bin yıl önce en üst noktasına erişen "son buzul çağı" olan vürm bundan yaklaşık olarak 10.000 yıl önce sona erdi ve yerküre ısınmaya başladı. _2-Maden devri: (M.Ö. 5.000 – M.Ö. 3.500) _a-Bakır (Kalkolitik) devri: _b-Tunç devri: _c-Demir devri: İnsanlık tarihinin ilk en önemli buluşu sayılır. Madeni parada ilk kez bu dönemde kullanılmıştır, bu da ticareti canlandırmıştır. Beldibi, belbaşı, hacılar, Truva, alişar, Alacahöyük. ****** _TARİHİ ÇAĞLAR_ _Avrupa tarihi, 3 döneme ayrılır. Antik Çağ, Orta Çağ ve Yakın Çağ. _1- İlk - Antik Çağ: İnsanlık tarihinin başlangıcından Orta Çağ'a kadarki zaman. _2- Orta Çağ (Karanlık): Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü ile başlayıp Rönesans
Edebiyat
Sivil Tıp Okulu öğrencileri, öğretmenleri ile birlikte (1893) II. Abdülhamit Devri
Emirgan Kız Ortaokulu öğrencilerinin grup resmi (1893) II. Abdülhamit Devri
İttihat, Osmanlıda oğlancılık, Rabıta, 28Şubat, Apollo, Yunan...
_İttihat Terakki Cemiyeti_ _Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Fethi Okyar, Halil Kut, Mehmet Akif Ersoy, Fahrettin Paşa, Enver Paşa, Cemâl Paşa, Talat Paşa, İsmet İnönü, Celal Bayar, Ali Fuat Cebesoy, Ali Çetinkaya, Ziya Gökalp, Hacı Bekir, Tevfik Rüştü Aras, Said Halim Paşa, Nuri Conker, Çerkez Ethem, Yunus Nadi… _1889 devletin anayasal bir düzene kavuşmasını amaçlayan gizli bir dernek olarak kurulan örgüt; anayasanın kabul edilip İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra iktidarı denetleyen bir siyasî parti (İttihat ve Terakki Fırkası) halini almış; 1912 yılında ise iktidar partisi olmuştur. Üyeleri İttihatçılar olarak anılır. Cemiyetin 1918 yılında kendini feshetmesinden sonra üyelerinin çoğu Millî Mücadele'de yer almıştırTriumvira sistemi ile yönetilen bir meclis yapısında egemenlik sürmüştür. Triumvirlik ya da üçler erki, Roma Cumhuriyeti’nin ilanının ilk yıllarından itibaren devletin yönetim ve idare mekanizmalarının bir parçası olarak oluşturulmuş, gerekliliği mevcut devlet idaresi tarafından öngörüldükten sonra farklı yetkilerle donatılmış, üç memurun bu birimlere atanmasıyla oluşturulmuş teşkilatlanmadır. ************** _Osmanlıda Oğlancılık_ _Evliya çelebi, Seyahatnamesinde Osmanlıdaki oğlanları şöyle anlatır: Oğlanlar, esnaftan sayılır ve padişahın huzurunda yapılan resmi geçitlere bile katılırlardı. Müşteriye çıkan delikanlılara “Hiz oğlanı” denirdi ve “hizler defteri” denilen kütüğe yazılırlardı. 4. Murad’ın bir sefere çıkışından önce yapılan büyük resmi geçitte “Oğlanların, deyyusların ve pezevenklerin” de yer aldığını yazmaktadır. Pasif dilber eşcinsel esnafı, evsiz-barksız 500 kişidir. Resmi geçide katılan deyyusların sayısı 212, pezevenklerin adedi de 300’dür. (Deyyus: Karısının başka erkeklerle ilişki yaşamasını hoş karşılayan
Felsefe