Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.
Hayatın belirtisi hareket ve faaliyet, ölümün belirtisi ise donukluk ve süküttur. Allah yolunda öldürülenler, uğruna öldükleri davanın zafere ulaşması bakımından, topluluklarda büyük tesir uyandırırlar. Onların ölümüyle davaları daha da büyür ve gelişir. Onların şehadeti arkada kalanlara tesir eder, öldürüldükten sonra, kitlenin iç âleminde tesirli bir faaliyet unsuru olarak kalırlar.İşte asıl ölmezlik budur.
Sayfa 47 - Seyyid Kutub - Allah Yolunda Ölmek·Kitabı okudu