"Tövbe nedir?" sorusuna sûfilerden Cüneyd,
- Günahını unutmandır,
Sehl ise
- Günahını unutmamandır, yanıtını vermiştir.
İlk yanıt, 'Günah fiilini, onun tadını asla bilmeyecek şekilde, tamamen zihinden çıkarmak, zihinde ondan hiçbir iz bırakmamak' olarak açıklanır. İkinci cevap da "günahtan dolayı daima istiğfar etmek" olarak izah edilir (Kelābāzi, et-Taarruf, 92-93.).
Kur'an'da birçok ayet vardır "dünyayı geziniz, tanıyınız" diye. Ama ben konuşmalarıma hiçbir zaman tam Kur'an'ı karıştırmıyorum. Bazı Müslümanlarda şöyle bir temayül var: Müslümanların yaptıkları keşifleri Kur'an'da bulmaya çalışıyorlar. Bende bu duruma karşı bir alerji var. Çünkü Kur'an ilahi bir kitaptır, hedefi başkadır. İnsanlara yeni bir yol getirmiştir. Muvaffak olmuştur da... Ben bunu böyle kabul ediyorum. Bir "el kitabı" değildir Kur'an. Veya bir ansiklopedi değildir. Onu söylemek isterim size.
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Hazret-i Ebu Bekir efendimiz (Radıyallahu Anh), kendisine bir mezar kazıp hazırlayan bir adama şöyle buyurmuştur: "Kendin için kabir hazırlama, kendini kabir için hazırla."
Hasılı kelam, çocuğunuza iyi bir ahlak vermek istiyorsanız ahlaklı olmak yönünde kendinizi eğitin, dindar olsunlar istiyorsanız dindar olun, entelektüel olsunlar istiyorsanız okuyun.
Başkalarını değiştirmeye çalışmak kolaydır. Kolay olduğu için herkesin nefsi buna meyleder. Oysa ailenizi ve çevrenizi düzeltecek olan sizin yapacağınız işlerdir.