Yapısı gereği insanlık var olduğu sürece toplum da var olacaktır. 18. yy'da yaşayan J.J. Rousseau, insanların yapısını göz önüne alarak neden ve nasıl toplumlar oluşturabileceğini, bu toplumların nasıl yönetildiğini veya yönetebileceğini ve daha birçok toplumsal konuları bahsediyor bu eserinde. Toplumun veya devletlerin asıl sahiplerinin ve ayakta tutanlarının halk olduğunu, halkın egemen güç olup 'genel istem'in belirlemesinde öncü olduğunu anlatıyor. Bir toplum ister monarşi, ister cumhuriyet ister de aristokrasi ile yönetilsin, egemen güce boyun eğmek zorunda olduğunu anlatıyor. Yazar hangi yapıdaki toplumların ne şekilde yönetime uygun olduğuna dair görüşler belirtmekte ve bu görüşler gerçekten ufku açık ve iyi bir gözlem yeteneğine sahip birinden geliyor.
Kitapta özellikle övülen -gerçekliğine emin olamadığım - Roma toplumunun yönetim biçiminin detaylıca anlatıldığı görülüyor. Eser eski olsa da okunabilecek ve güncelliğini koruyabilmiş denebilir.
Kitabın konusu genel olarak siyaset ve ilgili kişilerin hoşuna gidebilir, dili ne kadar hafifletilmiş olsa da sanırım Fransızca ve Latince terimleri fazlaca içerdiği için bazen anlamakta zorlanılabilir. Konular birbirinden kopmadan ve güzel bir sırayla işlenmiş. Genel olarak başını heyecanla ve akıcı okuduğum fakat sonlara doğru yavaş okuduğum ve zorlandığım bir eser oldu. İyi okumalar!