Öğrendiklerimin çoğunu dinlediklerimden
Bildiklerimin çoğunu düşündüklerimden
Unuttuklarımın çoğunu yaşadıklarımdan
Yazdıklarımın çoğunu unuttuklarımdan çıkardım
En uzun hep kendime konuştum
...Başkalarına hep kısa yazmak istedim
Ne kendim dinledim ne başkaları...
Özdemir Asaf (Özlem)
Kısa bir süre sonra; ''şöyle olsaydı ne güzel olacaktı her şey'' gibi düşünceler yok olup gidiyor ve olan şeylerle başbaşa kalıyoruz. Ama hayat burada bitmiyor işte. İnsan da oracıkta bir heykele dönüşmüyor. Olanla yaşamaya devam etsen bile o olanın içinde bile, hayal edilebilecek bir şeyler çıkarmaya devam ediyoruz. Umut etmeyi bırakamıyor, yeni olasılıklarla ve yeni fırsatlarla ilgili öngörülerde bulunup henüz gerçekleşmemiş şeylerin hayaliyle kendimizi motive ediyoruz. Ve yine kısa bir süre sonra yeni hayal kırıklıklarıyla yaşamaya alışıyoruz ve bu biz ölene kadar birkaç istisnai durum dışında bu şekilde gerçekleşiyor. Yinede yaşamaya devam ediyoruz. Ne garip.
Yalnız olmanın verdiği hüzün bize tekrar yanlız olmamak için yapmamız gerekenleri öğretir,bunun gibi her türlü duygu basitçe sizi faydalı değişim yönünde dürtmek için tasarlanmış biyolojik işaretlerdir.