Abdullah Albayrak

Abdullah Albayrak
@abdullahalbayrakk
Ben bu alemde en çok Rahiya'yı sevdim.
Türkçe Öğretmeni
10 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Köyde yetişenler kitabı okudukça kendinden bir parça bulmuştur. Çocukluğumda garık yaparken tarlayı Bilal emminin öküzlerine sürdürürdük, tıpkı sahibi gibi çelimsiz kemiği çıkmış öküzlere... Her tarlaya gittiğimizde muhakkak üç taş çatar gara çencirenin altını yakar bi bulgur pilavı pişmeye koyardık. Biz işleri yapana kadar kendi halinde pişirdi o. Yanına da lahana teveğine doğranmış domates salatalık ve köyden tarlaya gelene kadar ekşiyen yoğurttan eyi bi ayran... Kısacık kitap bana çocukluğumu ve anamın nasırlı ellerini hatta yıllar önce ölüp giden Bilal emmiyi bile hatırlattı...
1000Kitap
KarabibikNabizade Nazım · Kitapzamanı Yayınları · 201011,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·96 syf.··
2022 7. kitabı
Hangi açıdan bakarsam bakayım bu kitap bir pedofili vakası ve özentisinden öteye bir şey değildir. 90 yaşında g*tünün kılı ağarmış bir adam ilişkiye girmek isteyebilir ancak bu ergenliğe yeni girmiş 12-14 yaş aralığında bir çocuk değildir. Hiçbir duygu ya da istek bir sübyancının yaptıklarını meşrulaştıramaz.
Edebiyat
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201925bin okunma
Sevdanın Son Vuruşu.
10/10
·184 syf.··
2022 2. kitabı
Afrikalı Leo ile bu kitap arasında kalıp bir yandan kısa bir şey olsun diye bunu okumayı tercih ettim. Yazarın 3-4 yıl önce Semerkant kitabını okumuştum ve gerek dil, gerek akıcılık gerekse tarihi dokunuşlar bakımından hayran kalmıştım. Bu kitabı ilk okumamdan itibaren Osmanlı tarihinden bahsetmesinden dolayı bahsettiği kişilerin kim olabileceğini hatta konağın kapısının açıldığında bilekleri kesilmiş kişinin kim olabileceğini sık sık internetten araştırdım ve bir takım yeni bilgiler de öğrendim. Ancak eserdeki anlatılan olayların kurgu olduğunu belirtmeden geçmeyelim. Osmanlı topraklarının her köşesinde hanedandan her kim olursan ol daima öncelik sağlandığını, saygı gösterildiği ve hanedandan olmanın ekmeğinin yenildiği aktarmıştır. Tarihin her devrinde Milletler birlikte yaşamış olsalar bile dış etkenler bireysel dostlukları her daim bozmuştur. Adana da Ermenilerle, Beyburt da Yahudilerle uzun yıllardır birarada yaşanmasına rağmen toprak kavgaları ve fitneler insanlığın huzurunu yok etmiştir. Bunun en önemli suçlusu tarihte ilk kez bir toprak parçasını çevreleyip " burası benim !" Diyen kişidir. Halbuki bütün insanlığa yetecek kadar toprak ve kaynak mevcut. Ama iş sadece başka milletlerin sana saygı göstermesi ile bitmiyor. Seninle aynı kanı taşıyan kardeşin bile seni çıkar için bir akıl hastanesini kapatabiliyor ancak hayatın bi oyunu da budur ki dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış bir eve çöken Salim e mi kalsın demesidir. Bütün bu olanların dışında İsyan'ın aile hayatını düşünecek olursak. Bir insanın karısı hiç mi sevmez, kocasını hiç mi çıkarmak istemez o hastaneden. O kızın babasız büyüyeceğini hiç mi düşünmez... Peki ya kız! bir kez görmüşsün düş babanın peşine bulmuş Latin oğlanı gitmiş elin memleketlerine onlarca yıl geçti hâlâ kurtulamadık şu bizim
Edebiyat
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2017 3. kitabı
Güncel bir okumanın sonunda yapılan inceleme değildir:) Okuyalı üzerinden 7-8 yıl geçmiştir. O dönem dilini ağır bulmama rağmen ( aslında benim dilim yetmemiş) çok severek bitirmiştim. Ayrıca hayatıma almak istediğim tanıma sürecinde olduğum kişilere muhakkak iletişim yayınları baskısını bulup ödünç verir ve bu kitap hakkındaki yorumlarını merak ederim. Verdiğim kişinin düşüncelerinden ziyade benim için dili ağır bu kitabı okuyup okumayacağına bakarım. Kendimde hâlâ anlam veremediğim bir alışkanlığım. Okumamın üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ belli başlıklarını açar okurum. Hem derin hem de çok çalışılmış bir kitap. İlk cümlesini okur okumaz anlıyorsunuz verilen emeği. Her detay ayrı bir araştırma, inceleme ve yorumlama... Geçenlerde Orhan Pamuk hakkında karşıma bir video çıktı ve şöyle diyordu " Bu kitabı yazmadan önce minyatürle ilgili ne kadar kitap varsa okudum. " Bu sözün değerini kitabı okumaya başladığınızda anlıyorsunuz. Konu etrafındaki karakterleri çok samimi bulmuştum. Tüm yüzleriyle karşımdaydılar. İyi, kötü, ihtiras, merhamet, hırs... Tüm bu yüzlerin içinde gelişen ilişkileri ilerleyen yaş aralığımda nasıl yorumlarım bilmiyorum ama her yaşımın daha farklı olacağına inanıyorum. Örneğin Şeküre'nin hafif meşrep bir insan olduğunu düşünmek yerine anne olduğu için yapması gerekenleri yapan bir kadın olduğu için ona hak verebilirim mesela... "Ben Şeytan" bölümünü okuyup da şeytana hak vermeyen var mıdır merak ederim. Düşüncelerimin derinleşmesini istediğim zamanlarda telefonumun not kısmında da kayıtlı olan bu bölümünü defalarca kez okurum. Uzun yıllar sonra yapabileceğim kısıtlı yorumlardan ziyade, tekrar tekrar tekrar bu eseri her şeyiyle hissedip derinlemesine inceleyeceğim günlere...
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma