Ben son devrin, İpekiş'in kelebek kanadı kadar ince, zarif, dört metrelik kumaşıyla giyinmiş, başında küçücük beresiyle, bir rüzgar gibi, kaldırımlar üzerinde seke seke yürüyen ve rüzgâr mı onu götürüyor; o mu rüzgârı sürüklüyor, diye insanı şüpheye düşüren hâliyle de T ü r k ç e'yi gördüm ve sevdim.