Abdullah MEMİŞOĞLU

Abdullah MEMİŞOĞLU
@abdullahmemisoglu
Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeğe başladı; kurduğum hayaller bir bekâr odasının dağınıklığına boğuldu.
Reklam
- Parmağına ne oldu, Zorba? + Hiç! - Makine mi kaptı? + Ne makinesi sayıklıyorsun yahu? Ben kendim kestim. - Kendin mi? Neden? + Sen ne anlarsın, patron? Sana bütün sanatlarda çalıştığımı söylemiştim. Bir kez de çanakçılık yaptım. Bu sanatı delicesine seviyordum. Sen bir toprak çamuru alıp ondan ne istersen yapmanın ne olduğunu bilir misin? Çark fırr der, çamur şeytan çarpmış gibi döner ve sen onun başında şöyle dersin: "Sürahi yapacağım, çanak yapacağım, kandil yapacağım, şeytan yapacağım!" Ben sana derim ki, bu insan olmak demektir: Yani, Özgürlük. - Peki, ya parmak? + Şey işte, çarkta işime engel oluyor, araya girip tasarılarımı bozuyordu. Ben de bir gün keseri kaptım... - Canın yanmadı mı? + Nasıl yanmaz! Odun muyum ben yahu? İnsanım, elbet canım yandı.
Buğday taşıyan tekerleklere inanmıyorum! Çünkü bütün insanlığa buğday taşıyan bu tekerlekler ahlak yönünden noksanları olduğu için, insanlığın bir bölümünü soğukkanlılıkla uzaklaştırabilirler getirdikleri buğdayın hazzından.
6/10
·56 syf.·
2022 89. kitabı
Stefan Zweig
8.2/10 · 5,9bin okunma