ayşe

ayşe
@abgulec
Nefretin karşısında sevgiye, ölümün karşısında hayata, gecenin karanlığında gündüze, kötünün karşısında iyiye inanmak... Bazılarına bütün bunlar umutsuz bir biçimde toyluk, hüsnü kuruntu, 'karanlıkta ıslık çalmak' gibi gelebilir, ancak Tillich'e göre, bütün bunlar hakikatin ve görüntünün egemenliğinden daha muazzam bir cesaretin, güvene dayalı cesaretin tezahürleridir.
Sayfa 21
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İşleriniz iyi giderken ya da kazanırken Tanrı'nın sizin yanınızda olduğuna inanmak pek hayal gücü ya da cesaret istemez, asıl siz sıkıntı çekiyorken ya da kaybediyorken Tanrı'nın sizin yanınızda olduğuna inanmak bir hayli cesaret ve hayal gücü ister.
Sayfa 21
Temel varoluşçu soru; mana, amaç ve düzen kaynağı olarak Tanrı'nın yerinden edildiği bir varoluş içinde bireysel mananın ve amacın ne olacağına dair sorudur. Başka deyişle, kaosun ve umutsuzluğun bir alternatifi var mıdır? Varsa, inanma isteğiyle, kişi onu nasıl bulur?
Sayfa 17
Pek çok modern için din, inanılmaz olana inanmaya indirgenmiştir. Darwin, Freud ve Marx, ilahi bir varsayım olmadan bunu yapmanın artık mümkün hatta arzu edilir olduğu bir dünya yaratmıştı; sonuç, mutluluk ya da özgürlük değil kaygı ve korkuya esir düşmekti. Ödül olarak cennet, ceza olarak cehennem yoksa, Tanrı yalnızca insan zihninin bir ürünü ise ve bunun tersi yoksa, o zaman mana ve değer nerede bulunacaktı? Dünya düzeni, ilahi düzenin bir replikası ya da öngörüsü değilse neden bir düzene gerek vardı? Aslında modernitenin bu koşulları içinde düzenin kendisi, herhangi bir saygıyı, hürmeti hak etmeyen sahte bir tanrı değil miydi?
Sayfa 17
Çok çalışıyoruz ve çok eğleniyoruz ancak atalarımızdan daha çalışkan ya da eğlenmeye daha meraklı olduğumuz için değil bu, kendi kaygılarımız ve korkularımızın sesinin durgunluğu altında ezilmeyelim diye durmaya cesaret edemiyoruz.
Sayfa 16