Pek çok modern için din, inanılmaz olana inanmaya indirgenmiştir. Darwin, Freud ve Marx, ilahi bir varsayım olmadan bunu yapmanın artık mümkün hatta arzu edilir olduğu bir dünya yaratmıştı; sonuç, mutluluk ya da özgürlük değil kaygı ve korkuya esir düşmekti. Ödül olarak cennet, ceza olarak cehennem yoksa, Tanrı yalnızca insan zihninin bir ürünü ise ve bunun tersi yoksa, o zaman mana ve değer nerede bulunacaktı? Dünya düzeni, ilahi düzenin bir replikası ya da öngörüsü değilse neden bir düzene gerek vardı? Aslında modernitenin bu koşulları içinde düzenin kendisi, herhangi bir saygıyı, hürmeti hak etmeyen sahte bir tanrı değil miydi?