Nihan

Nihan
@absconditus
growing strong
III. Selim
“Bana rahat ve ünvan lazım değildir. Ancak ahz-ı intikam lazım.”
Alıntı
Reklam
Amiral Sir Henry Woods anlatıyor:
“…Sadrâzam ve nâzırlar tebriklerini arz etmiş, en kıdemli vezîrlere sıra gelmişti ki, ortadaki muazzam âvîzenin zangırdadığını duydum. Baktım, dîğer âvîzeler de sallanıyordu. Büyük âvîzeden büyük bir parça kopmuştu, teşrîfât-ı umûmiyye nâzırı Vezîr Münir Paşa’nın tepesine düşmek üzere idi. Zemînin, ayağımın altında gidip geldiğini hissettim. Japonya’da ve Güney Amerika’da pek çok zelzele görmüştüm. Zelzele olduğunu hemen anladım. Sıvalar düşmeye ve pencere camları çatlamaya başladı. O anda büyük panik oldu. Sivil ve asker, Dolmabahçe Camii avlusuna açılan pencerelere koşup oradan dışarıya atlamak istiyorlar, tavanın başlarına yıkılacağından korkuyorlardı. Heyecanını gizleyen ve îtidâlini kaybetmeyen tek şahıs, II. Abdülhamîd idi. Yaşlı hâriciye nâzırı Saîd Paşa ile birkaç kişi, padişaha, salonu terk etmesi için yalvarıyorlardı. II. Abdülhamîd, kulak asmadı. Tahttan kalktı. Hünkâr başimâmını çağırdı. Duâ etmesini emretti. İmâmın dâvûdî sesiyle yaptığı duâyı hiç unutamayacağım, tüylerim diken diken oldu. Duâ bitti ve zelzele de bitti. Padişah, muâyedenin devamını irâde etti. Hiçbir şey olmamış gibi tebrikleri kabûle devâm ediyordu. Ama kısa fâsılalarla yer sarsıntısı devam ediyordu ve herkesin korkudan benzi solmuştu. Tavana yakın husûsî bölmelerdeki elçiler, korkudan ne yapacaklarını şaşırmışlar ve paniğe kapılmışlardı.”
Tarih
Sultan Vahdeddin, İstanbul’da İngilizler’in esiri durumunda bir zavallı idi ama, İngiliz imparatorluğunun yarısında İngiltere kralının değil, onun adı en büyük törenler ve saygılarla anılıyordu.
Alıntı
Müşterek İttihatçılık düşmanlığı bir dönem için Sultan Vahdettin ile Mustafa Kemal Paşa’yı birleştirdi.
Alıntı
Gerçekte hükümdarlık, II. Abdülhamid’le bitmiştir. Halefleri olan kardeşleri, V. Mehmed'le VI. Mehmed, ancak hükümdar gölgesidirler.
Alıntı
Reklam