Tanrıların Arabaları (Erich von Dâniken)
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitabın özeti Erich von Däniken'in yazdığı Tanrıların Arabaları adlı kitapta, eski çağlarda uzaylıların yeryüzüne inerek henüz gelişmemiş insan topluluklarına katkıda bulunduğu öne sürülmektedir. Yazar, bu görüşünü desteklemek için günümüzde hâlâ tam olarak açıklanamamış bazı yapıları ve buluntuları örnek göstermektedir. Bunlar arasında, Peru'daki Nazca Çizgileri'nde yer alan ve yüzlerce metre uzunluğa ulaşan dev çizimler, Piri Reis haritaları, Tiahuanaco ve Sacsayhuamán'daki yaklaşık 100 ton ağırlığındaki tek parça taş bloklar ile 15 metreyi bulan teras duvarları bulunmaktadır. Ayrıca, Paskalya Adası'ndaki yüksekliği 10–20 metre arasında değişen ve ağırlıkları 50 tona ulaşan dev heykeller de bu örnekler arasında sayılmaktadır. Bunun yanında piramitler ve insan gücüyle yapılmasının çok zor olduğu düşünülen daha birçok etkileyici yapı da yazarın dikkat çektiği eserler arasındadır. Däniken'e göre, eski toplumlar üstün teknolojiye sahip bu ziyaretçiler karşısında hayrete düşmüş, onları tanrı olarak nitelendirmiş ve onlara tapmışlardır. Yazar ayrıca şu soruyu da gündeme getirmektedir: "Acaba eski çağların ileri görüşlü insanları, sahip oldukları bilgileri ve kayıtları gelecekteki insanlara ulaştırmak amacıyla piramitlere, tapınaklara ve anıtlara kodlayarak saklamış olabilirler mi?" Kitap oldukça akıcı bir anlatıma sahiptir ve keyifle okunabilmektedir. Ayrıca yazar, görüşlerini çeşitli kanıtlar sunduğunu belirterek desteklemeye çalışmaktadır. Her ne kadar kitaptaki teoriler toplumun genel kabul gören görüşleriyle örtüşmese de, okunup üzerinde düşünülmesi ve araştırılması gerektiğini düşünüyorum.
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,542 okunma
Ölmeden önce yaşamak…
7/10
·195 syf.··
2026 472. kitabı
Osho’nun Ölmeden Önce Ölünüz adlı kitabı, ölüm kavramını korkulacak bir son olmaktan çıkarıp hayatın doğal bir parçası olarak anlamaya çalışan bir eser. Kitabın temel mesajı, insanın bedensel ölüm gerçekleşmeden önce egosunu, hırslarını, korkularını ve sahte benliğini geride bırakabilmesidir. Osho’ya göre gerçek özgürlük ancak bu şekilde mümkündür. Bu kitabı pandemi döneminde okudum. O günlerde birçok insan gibi ben de zaman zaman “Acaba ölüm sırası bize ne zaman gelecek?” korkusunu yaşıyordum. Her gün ölüm haberleri duyduğumuz, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu daha derinden hissettiğimiz bir dönemdi. Kitap tam da bu süreçte bana iyi geldi. Ölümü sürekli kaçılması gereken bir felaket gibi görmek yerine, hayatın bir gerçeği olarak kabul etmeyi ve bugünü daha bilinçli yaşamayı düşünmemi sağladı. Ölüm korkusunu tamamen ortadan kaldırdığını söyleyemem ama onu daha sakin karşılamama yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Kitapta anlatılan bazı fikirlerin İslamiyet’in tasavvuf anlayışıyla ortak yönleri olduğunu da düşünüyorum. Tasavvufta nefsi terbiye etmek, kişinin benliğini aşması, dünya hırslarından uzaklaşması ve Yaradan’a yakınlaşması önemli bir yer tutar. Osho’nun anlattığı ego kavramı ve insanın kendi iç dünyasına yönelmesi fikri de bu açıdan bana tanıdık geldi. Özellikle insanın kendini tanıması, iç huzuru araması ve maddi dünyanın geçiciliğini fark etmesi gibi konularda benzerlikler görmek mümkün. Bununla birlikte kitabın her görüşüne katıldığımı söyleyemem. Osho’nun bazı öğretilerinde yer alan reenkarnasyon anlayışı gibi fikirler İslam inancıyla uyuşmamaktadır. Bu nedenle kitabı okurken her düşünceyi olduğu gibi kabul etmek yerine, kendi inanç süzgecimden geçirerek değerlendirmeyi tercih ettim. Bana göre bir kitabın değerli olması için içindeki her fikre katılmak
Ölmeden Önce ÖlünüzOsho · Okyanus Yayıncılık · 20111,027 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitap Yorum
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere bende gerilim ve gizem hissini uzun süre bırakan bir kitapla geldim. Bu kitap; sırlar, ihanetler ve geçmişin karanlık yüzüyle örülü, psikolojik gerilim tarafı güçlü bir roman. Okurken sürekli "Acaba Gerçek Ne?" diye düşündüren, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan bir hikayeydi benim için. Mert'in şüpheli ölümüyle ilgili başlayan olaylar, Sara'nın yıllar sonra gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmasıyla daha da karanlık bir hal alıyor ve ortaya çıkan sırlar herkesi geri dönülmez bir hesaplaşmanın içine sürüklüyor. Küçük bir köy evinde geçen olayların yarattığı kasvetli atmosfer ise hikayeyi çok daha etkileyici hale getiriyor. Ben en çok kitabın kasvetli atmosferini, karakterlerin duygularını okuyucuya geçirebilmesini ve ters köşe detaylarını sevdim. Bazı sahneler gerçekten şaşırtıcıydı ve kitabın havasını çok başarılı buldum. Bu güzel kitap için sevgili yazarımız @niluferall 'a teşekkür ederim. Kalemine ve yüreğine sağlık.
1000Kitap
Av KapanıNilüfer Al · Doğan Solibri Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma
7/10
·312 syf.··
2026 109. kitabı
kitap hakkında bilgi edinip kurgusunu öğrendiğim anda oldukça ilgi mi çekmişti ve hemen bir kaç sene önce kitapla aynı adı taşıyan diziyi izlemiştim. kitabı yeni bitirdim ilk olarak okuyucuyu sıkmayan bir kitap olduğunu belirtmeliyim. Yazar, 2. Dünya Savaşını ters bir şekilde kurgulayarak yazmıştır yani kazananla kaybedenin yerini değiştirmiştir. Almanya (Naziler) ve Japonya gerçekten savaşı kazansalardı acaba nasıl bir dünya şekillenirdi şurası kesin ki Naziler ABD'nin yerini almış olacaktı peki o zaman dünya nasıl bir yer olurdu daha mı iyi daha mı kötü? Dizi ile kitabı karşılaştıracak olursak ben diziyi tercih ederim.
Yüksek Şato'daki AdamPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 20251,239 okunma
Şener Aksu/Annemin Romanı
Puan vermedi·278 syf.··
2026 32. kitabı
Şener Aksu/Annemin Romanı Çukurova’nın Yaşar Kemal’i varsa bizim de Şener Aksumuz var Bir anne düşünün, hem falcı,hem rüya yorumcusu, masal anlatıcısı. Her şeyden önce bu annenin kamanlar gibi mistik bir yönü var doğanın dilinden anlayan, kolay kolay pes etmeyen savaşçı bir ruhu var işte böyle bir annenin yaşamını anlatmaya çalışmış Şener abi, eminim ki bu anlattıkları %10 bile değildir çünkü bilirim bizim oranın kadınlarını. Roman buram buram Artvin kokuyor, Kah dağlarda gezerken, kâh çayır biçerken kâh çobanlık ederken bulursunuz kendimizi hem de canlı canlı içinde yaşayarak. Hikayenin sıcaklığı hemen sarıyor sizi ve içini alıyor bir masalın tadında , satırlar su gibi akıyor, bir çocuk merağı sarıyor yüreğinizi okurken. İçinde sosyolojik gerçeklerden izleri bulabileceğiniz bir roman özellikle 1960‘ların Türkiyesinin kırsal yaşamına dair izler , o ezilmişlik çaresizlik içinde direnişin umudunu görürsünüz Ayrıca köyden kente- kentten köye göç’ü anlatan 1960- 70 lerin Türkiyesini içinize çekiyorsunuz , zaman zaman dönemin toplumsal cinsiyet rolleri ,kadının toplumdaki yeri ve konumuna dair atıflarda bulunuyor . Bu bakımdan kitap toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitap, her ne kadar biyografik bir kitap olsa da yazarın çocukluğuna dahil izler de barındırması bakımından otobiyografi tarzında da bir kitaptır Yani toplumsal gerçeklikle yazılmış, biyografik ve otobiyografik bir romandır. Yazar bir idealin peşinden koşmaktadır annesinin ruhu rahat etsin diye ondan kalan son hatırası -saçlarını - annesinin ruhunu da yansıtacak bir yer bulup gömmek istemektedir acaba yazar bu idealini gerçekleştiriyor mu? Şener Aksu aynı zamanda şair olduğu için bu özelliğini romanlarında da görmekteyiz, bu yüzden de, romanın içinde şiirlerine yer verirken, romanın şiirsel bir
Annemin RomanıŞener Aksu · Aydili Sanat Yayınları · 20262 okunma