Rahiplerin yalnızca belirli bir dinsel toplulukta değil, genel olarak egemen olduklarının, dekadans-ahlakının yok olma istencinin, kendinde ahlak olarak kabul edildiğinin en belirleyici işareti, her yerde egoistçe olmayana verilen mutlak değer ve egoistçe olana karşı düşmanlıktır.
O zamanlar iç güdüye aykırı olarak seçilmiş bir uğraşı, kişinin en sonuncu olarak yazgılandığı sözümona bir ''meslek'' ile uyuşturulması gereksinimi arasındaki bağlantıyı da ilk kez çözmüştüm.
Günah sözcüğünü kullanarak, her türlü doğaya aykırı türle mücadele ediyorum. ''iffetliliği vaaz etmek, doğaya aykırılığa açık bir kışkırtmadır. Cinsel hayatın her aşağılanışı, ''kirli'' kavramıyla her kirletilişi, bizzat yaşama yönelik suçtur.''
Sonunda hiç kimse, kitaplar da dahil olmak üzere, nesnelerden zaten bildiğinden fazlasını duyamaz. Yaşantılardan dolayı açık olmadığı şeyi zaten duyamaz.