Gördüklerimiz ve kitapta anlatılanlar
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:44
Ne acı... Bize tvlerden neler yansıtıldı. Ne yardımlar taoplanıldı. Ne insanlar yollara düştü yardım için. Biz orada yaşayanlarla birlikte ne acılar yaşadık ama hepsi bu kitaptan sonra sadece bir görsel şölen gibi geliyor...
Duygu ve Düşünce
Acı YorulduSerhan Asker · Alfa Yayınları · 2024316 okunma
çok sevdim, ağladım, güldüm, sinirlendim
9/10
·624 syf.··
2026 7. kitabı
SPOİLER OLACAK!!!! öncelikle kitap çok hoşuma gitti. kesinlikle öneririm. ikinci olarak ben linanın Can'ı aldatmasına çok üzüldüm ve Ege ile lina ya soğudum biraz. can her ne kadar pislik biri de olsa lina önce ayrılmalı ondan sonra egeye gitmeliydi.(burda can'ı savunmuyorum sadece lina haklıyken haksız duruma düştü diyorum. can da haklı değil ama işte.) ama olsun herkes güllük gülistanlık değil maalesef ve yazarın kitap karakterlerine mükemmel bir karakter yazmaması da hoşuma gitti bir yandan çünkü hikayeye gerçekçilik katmış. onun dışında poyraz ve mira ilişkisi bana geçmedi. poyrazın miranın ve tunanın (tunayı ayrıca konuşcam) rüyayı öldürdüğünü ve bunu sakladıklarını öğrendiğinde hâlâ mirayı savunması bana çok saçma geldi. aslında bütün arkadaş grubunun saklayacağını söylemesi bana saçma geldi ve çok sinirlendim. poyaz ve miranın aralarındaki o toksik ilişkiden bi süre sonra gına gelmişti. mirayı hâlâ sevmiyorum bu arada. o poyrazla benden uzakta olsunlar kahdlajdojs lina ve ege... her ne kadar ilişkileri bir aldatma ile başlasa da çok güzeller. ama işte başlangıçları iyi değildi. benim kesin ahlaki ölçülerim var o yüzden maalesef bu aldatma olayında çok netim. bu da benim öznel görüşüm. ve gelelim katile yani tunaya... arkadaşlar ben mi körümde okurken görmemişim anlamamışım ama katil nasıl tuna olabilir ya? hani bana hiç mantıklı gelmiyor. hiç işaret almadık. tunanın o ilk bölümlerdeki Yakamoz'da olan mira ile bakışmaları dışında hiçbir şüpheli davranışını hatırlamıyorum.(ki o da lina bıçaklanmadan önceydi) ben rüzgar sanmıştım çünkü bilmeceleri çözebiliyordu falan ne biliyim. eğer katilin tuna olduğuna dair bir işaret varsa bana söyler misiniz? hâlâ anlamıyorum. kitaba bayıldım ama genel olarak bakarsak acı-tatlı, kriz geçirmelik-romantik bir
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025261 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·248 syf.··
2026 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 02:47
Ne diyordu Siyah İnci isimli kitapta; "Dünya niye bu kadar kötü biliyor musun?" "Hayır." "Söyleyeyim o zaman. İnsanlar sadece kendi işlerini düşündükleri, ezilenlerin hakkını koruma ve suçluları ortaya çıkarma zahmetine girmedikleri için." Sahi, gelin size biraz Siyah İnci isimli kitaptan bahsedeyim; Anna Sewell tarafından yazılan, kolay ve okunaklı, oldukça anlaşılır harika bir kitaptı.. Viktorya Dönemi İngiltere'sinde geçmekte olan bir roman + otobiyografi. Kitabın ana karakteri, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Siyah İnci isimli bir at. Bir atın ağzından okuyorsunuz ve yer yer oldukça duygulandıran anılar ve yaşanmışlıklara şahit oluyorsunuz. Ana teması; bir atın gözünden, insanlar tarafından hayvanlara yapılan işkence ve zulümleri, insanların kimi zaman ne kadar zalimce yaşadıklarını ve davrandıklarını, kimi zaman da istediklerinde ne kadar iyi kalpli olabildiklerini gözler önüne seriyor. Okurken, günümüzde insanlar tarafından hem insanlara hem de hayvanlara yapılan zalimlikleri de kolay bir şekilde hatırlatıyor ve iğneliyor. Ve kitabın devamında ne diyordu Siyah İnci; "Dünya ne kötü!" Bu sözün ne anlama geldiğini okudukça (spoiler vermiyorum) çok daha iyi anlıyorsunuz... Kendi yorumum: Evet, söz konusu kötülük her daim vardı. Geçmişten günümüze, her dönemde, her daim... Fakat kötü olan dünya değildi; İnsanlardı! Kendi çıkarları ve menfaatleri uğruna, kendileri ile birlikte her canlıya zarar veren, kaos ortamını oluşturan, savaşları ve sömürgeleri yapan, barışı sadece kağıt üzerindeki bir sembol gibi gösteren İnsanlardı! Doğadan hayvanlara, hayvanlardan kendi ırkına (insanlara) kadar zarar veren yine İnsanlardı. Söz gelimi, incelememi yine Siyah İnci isimli kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum; "Hayvanlara dilsiz diyoruz, doğru dilsizler, neler
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Merhabalar Bugün sizlere, “Sakkara’nın Kumları” ile kalemine hayran kaldığım Glenn Meade’in “Romanov Komplosu” kitabının yorumunu getirdim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu, elinize alıp bir günde okuyup bitirebileceğiniz bir roman değil. İçerisinde çok sayıda karakter, farklı cephelerde ilerleyen olaylar ve tarihsel detaylar bulunuyor. Bu yüzden kitabı zamana yayarak, sindire sindire okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca Romanov ailesinin hikâyesine ve Rus Devrimi dönemine dair küçük bir araştırma yapmak, kitabın atmosferine daha kolay girmenizi sağlayacaktır. Kitap günümüzde başlayan bir gizemle açılıyor ve ardından bizi geçmişe doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk boyunca yazar, sanki elimize bir yapbozun parçalarını tek tek veriyor. İlk başta birbirinden bağımsız görünen olaylar, karakterler ve sırlar ilerleyen sayfalarda yavaş yavaş anlam kazanmaya başlıyor. Hikâye finalde yeniden günümüze döndüğünde ise tüm parçalar yerli yerine oturuyor ve o büyük resmi nihayet görebiliyorsunuz. Açıkçası bazı gelişmeleri tahmin ettiğimi düşünsem de yazar, finalde ters köşe yapmayı başardı. Hikâye günümüzde, Rusya’nın Yekaterinburg kentinde başlıyor. Ormanın derinliklerinde yürütülen bir arkeolojik kazıda, adli patolog Dr. Laura Pavlov ve ekibi Rus Devrimi’nin Kızıl Terör dönemine ait olduğu düşünülen kalıntılara ulaşıyor. Ancak buluntular arasındaki en dikkat çekici bulgu, sürekli don sayesinde kusursuz şekilde korunmuş bir kadın cesedi oluyor. Kadının elinde sıkıca tuttuğu bir zincir ve ucunda bir madalyon bulunuyor. Madalyonun ön yüzünde Romanov ailesine ait bir mühür yer alırken, arka tarafında birine ithafen yazıldığı düşünülen bir yazı yer alıyor. Ne var ki yılların ve pasın etkisiyle bu yazı artık okunamaz hâle geliyor. Dr. Laura Pavlov, madalyonun sırrını
Roman-Polisiye-Tarih-Edebiyat
Romanov KomplosuGlenn Meade · Sia Kitap · 2025872 okunma
Devamını yorumlara yazacağım..
Puan vermedi·%56 (180/320 syf.)
Kaan ve Hande çocukluk arkadaşı, lise aşkıdır. Liseyi İzmir'de, üniversiteyi İstanbul'da birlikte okurlar. Okul bittikten sonra evlenmeyi planlarken Hande iş bulur, Kaan ise iş arayışındadır. Hande iş hayatına alıştıkça Kaan'a karşı soğur. Kaan iş bulduğu gün Hande'ye bu haberi vermek için buluştuğunda, Hande ona "birlikte olamayacağız" diyerek orayı terk eder. Kaan yıkılır, bileğini keserek intihara teşebbüs eder, komşusu tarafından hastaneye yetiştirilir ve hayata döner. Ama bileğinde artık kanayan bir yara vardır. Eski arkadaşı Ayça, Kaan'ı toparlar, kendi çalıştığı yerde iş bulur, onu hayata yeniden bağlar. Kaan geceleri şiir yazar, yazdıklarını Facebook'ta paylaşır. Bu sırada hayatına Ece girer, aynı şirkette çalışmaktadırlar. Dostlukla başlayan yakınlaşma bir akşam evlerinde samimi bir an yaşarken kesintiye uğrar: Kaan'ın bileğindeki yara kanar, kan Ece'nin yüzüne bulaşır. Kaan her şeyi anlatır, Ece uzaklaşır. Duru ile de benzer bir şey yaşar – elle tutuştuklarında yara yine kanar. Kaan, yarasının başka bir ilişkiye izin vermeyeceğini anlar. Bir gün arabayla giderken önüne bir deniz topu fırlar, ardından bir çocuk. Kaan frene basar, çocuğun yanına gider. Çocuk bileğinin kanadığını söyler, Kaan "bazen kanıyor" der. Çocuk, sanki her şeyi biliyormuş gibi, "Bazı yaralar sardıkça kanar" der ve kaybolur. Kaan bu sözü çok düşünür, çocuğa "Deniz Çocuğu" adını verir. Sözü Facebook duvarında paylaşır. Bir süre sonra Lavin adlı bir kız, "Tıp dünyasının dramı" diye alaycı bir yorum yapar. Kaan sinirlense de güler, merak eder, arkadaşlık isteği gönderir, Lavin kabul eder. Kaan'ın ilgisini çeken bu yorum, ikilinin Facebook'ta tanışmasına ve zamanla samimi bir arkadaşlık kurmasına vesile olur. Kaan, Lavin'in neşeli ve hayat dolu tavrına rağmen onun da tıpkı kendisi gibi
Alıntı
YaralıKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20149,3bin okunma
Evrenden mutluluk dilenen tarikatlar=alfalar betalar
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Günümüzde adına "kişisel gelişim", "çekim yasası" ya da "pozitif düşünce" denilen o popüler kültür endüstrisi, insanlara modern birer dünya devleti vatandaşı olmayı öğütlüyor. İnsanlara sürekli şu fısıldanıyor: "Eğer mutsuzsan bu senin suçun, evrene yanlış enerji veriyorsun, hemen bir soma (olumlama) yut ve gülümse." Çevremde toplumsal olaylara duyarsız, sabahtan akşama kadar evrenden mutluluk dilenen, tabiri caizse 'ılık popolu' insanları eleştirirken bu kitabı okumam düşüncelerimi güçlendirdi. İstikrar ve mutlak mutluluk o kadar 'pürüzsüzdür' ki içinde sanata, trajediye ve edebiyata yer kalmaz. İnsanı insan yapan şey,şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamı'dır. Acı çekme hakkı elinden alınan bir insan, aslında insanlığını kaybetmiş bir robottur. Özellikle kitabın bu bölümü tam da istediğim cümleleri bana verdi. Biz insanız; sinirleniriz, üzülürüz ve mutlak mutluluk diye bir şey yoktur."
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,4bin okunma