Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret."
Ona küfür etmenin kötü bir şey olmadığını, tam tersine küfür etmenin yararlı olduğu gibi onun yerini alacak başka bir şeyin bulunmadığını söylemiş, ancak değerli her şey gibi kullanılacak küfür sayısı da sınırlı olduğundan, eğer onları önemsiz yerde harcayıp ziyan edersen, acil bir ihtiyaç çıktığında iflas durumuna düşersin demişti; kendisi de bu yüzden şimdi Lanet olsun, benim burada ne işim var ki demekle yetindi
Sayfa 51 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Çok kısa bir süre sonra mucize sona ermişti. Uzun boş gecelerimde ne yapacağımı bilemiyordum ve hemen her akşam acil serviste gönüllü olarak nöbete kalıyordum. Ağlamaklı hayal gücümde,bekâr yaşamımın boşluğunu Rebecca’ nın dolu ve yoğun yaşamıyladolduruyordum. Benim için tekdüze çabalarla heba olup giden saatler onun için alabildiğine zengin olabilirdi. Ona bir kez telefonettim: Hani ne derler, keyfi yerinde görünüyordu. Modern âşıklarıacıyı bir düşkünlük, kıskançlığıysa bir eğitim noksanlığı olarakgörmeye zorlayan bu acımasız serbestliğin kurbanı olan ben demutluymuşum gibi göründüm. Ayrılığın insanlarda farklı belirtilerdoğurduğunu kabullenmekte zorlanıyor ve herkesin aynı acıyı çekmesini, bunun da açıkça görünmesini istiyordum. Rebecca’nın benden ayrıldıktan sonra acı bir şekilde umutsuzluğa kapıldığını vekendi kendini yiyip bitirdiğini bilmek isterdim. Peki, zaman zamanda olsa beni özlememesi mümkün müydü? Bütün bu yaşadıklarımızdan sonra hem de? Korkunç bir şüpheye kapılıyordum: Sakınhep aynı minval üzere gidiyor olmasındı? Keşke gözlerindeki ancakbayağılık olabilecek şeyi bir istisna olarak hissetmiş olsaydım. Gece kuşu Rebecca, ben hamarat ve erkenden yatağa giren doktorungözünü boyamıştı. Hiç kuşku yoktu: Bir yanlışlık olmuştu ve bununacısını çeken sadece bendim. Bu bakış açısı beni dehşete düşürüyordu: Size güven vermeden hayatı tek bir varlığın etrafında sıkıştıran ve sizi onun en ufak kaprislerine bağımlı kılan çift olgusunalanet okuyordum. Sevmek demek, karşıdakinin sizin üzerinizde sonsuz bir iktidar uygulamasına razı olmak demektir.
Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çicekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Gülümsedim. O da mutlaka gülümsedi ama ben görmedim. …  çünkü masallarında “açıl Susam açıl!” diyenler gerçek hayatta “kapan kadın kapan” demişti.
Sayfa 406·Kitabı okudu
Karşı karşıya değil artık kayboldu...
Kâr güdüsü, pek çok endişeli lidere bilim ve teknolojinin ülkelerinin gelecekteki esenliği için yaşamsal önemde olduğunu gösteriyor. İyi bilimsel ve teknik eğitime bir itirazımız olmamalı ve ülkelerin bu alanda ilerleme çabasından vazgeçmesini önermeyeceğim. Benim endişem şu ki, aynı ölçüde yaşamsal diğer beceriler, içsel olarak her demokrasinin esenliği ve dünyanın en acil sorunlarını yapıcı şekilde ele alabilecek düzgün bir dünya kültürünün yaratılması için yaşamsal olan beceriler, rekabetçi telaş içinde kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya.
Sayfa 34 - Nussbaum, Martha C. Her Şey Çıkar İçin Mi?. Çeviren İrem Sağlamer, 1. baskı, Sander Yayınları, 2022.
Eğitim
Reklam
Reklam