8/10
·120 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap evin taşlarının gözünden üçüncü bir şahıs gibi anlatılmış. İncecik bir kitap ama çok fazla duygu barındırıyor. Yazar duyguları acındırmadan çok yalın şekilde anlatmış. Dramatize edilmiş ‘engelli’ çocuktan ziyade, ailedeki ‘sağlam’ çocukların büyürken ihmal edilmiş olmalarına odaklanıyor. Büyük çocuk ebeveyn rolünü üstlenmiş. Bir daha yuva kurup ebeveyn olmaktan da belki de bu yüzden kaçmış, bilemiyorum. Ortanca kardeş ise ilgi görmediği için öfkeli. Ve sevildiğini hissettiği ilk adamla evleniyor, kendi sevgi çemberini kendisi oluşturuyor. Sosyolojik derinliği çok fazlaydı. Etrafımda sendromlu çocuğu/kardeşi olan herkese bakış açımı değiştirdi. Okunmaya değer bir kitap.
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,579 okunma
8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
MİHRAP SİNEM SAL Sinem Sal SAYFA SAYISI: 216 1989 yılında İstanbul’da doğan yazarın Mihrap adlı romanı üçüncü kitabıdır. Bundan önce yayınlanmış birçok şiir ve öykü kitabı bulunmaktadır. 12 Eylül döneminde yaşayan on yaşındaki küçük bir kızın yasını anlatan romanda, Bizim Zamanımız'da yer alan Mihrap karakterinin çocukluğuna tanık oluyorsunuz. Bu kitabında da Bizim Zamanımız'daki kadar olmasa da yüzümüzü güldüren diyaloglara da yer verilmiştir. Fakat bu romanı daha hüzünlü bulduğumu söylemeliyim. Belki de babasını kaybetmiş ve geri dönmesini bekleyen küçük kız Mihrap’ın hikayesi içe dokunduğu için çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Küçük bir mahalle de yaşananlar ve arkadaşlık ilişkilerine yer verilen romanda toplumsal olaylara ve özellikle darbe dönemine ilişkin çok iyi noktalara değinilmiştir. Bu kitabı hüzünlü olduğu için daha az sevmiş olsam da mutlaka okuyun derim. Sinem Sal bence komediyi hüzünle birleştiren genç yazarların başında yer alıyor. Darbe döneminde daha dünyaya gelmemiş bir yazar olarak o dönemi bu kadar iyi anlatabilmesi de çok dikkat çekiyor. Dili çok güçlü su gibi akıyor. Okurken keyif alacağınız hiç sıkılmayacağınız bir anlatıma sahip olan yazardan daha çok okumak gerektiğini düşünüyorum. Bence daha sık yazmalı ve daha çok kitleye ulaşmalı. Okuyun ve okutun derim. Alıntılar Acımı anlatacak kadar şarkı, teşekkür edecek kadar İngilizce biliyorum ama acımı geçirecek kadar şarkı, derdimi anlatacak kadar Türkçe bilmiyorum. (Sf:82) İçimdeki şeyin adı umutsa, umut hiç de umutlu bir şey değil (Sf:195)
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024690 okunma
Reklam
Neandertalden Homo Sapiense
Puan vermedi
Dimitra Papagianni ve Michael A. Morse’nin Neandertaller üzerine yaptığı çalışma, Neandertalleri yeniden değerlendiren önemli bir çalışma. Kitap, Neandertalleri yalnızca biyolojik özellikleriyle değil, teknolojileri, sosyal yaşamları, düşünce biçimleri ve modern insanlarla ilişkileri açısından da ele alarak kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Yazarlar, uzun yıllar boyunca bilim dünyasında hâkim olan "ilkel ve başarısız insan türü" anlayışını sorgulamakta ve arkeolojik bulgular ışığında daha dengeli bir Neandertal portresi çizmektedir. Eserin en dikkat çekici yönü, insan evrimini doğrusal bir ilerleme süreci olarak görmemesidir. yazarlar, modern insanların evrim sahnesindeki tek aktör olmadığını, son 2 milyon yıl boyunca dünyada birçok insan türünün bir arada yaşadığını vurgular. Homo erectus, Denisovalılar, Homo Heidelbergensis ve Homo Floresiensis gibi türlere ilişkin bilgiler, insanlık tarihinin sanıldığından çok daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, benim insan evrimine dair geleneksel bakış açımı yeniden gözden geçirmemi sağladı. Özellikle Homo Heidelbergensis üzerinde durulması; Neandertallerin ve modern insanların ortak atası olarak kabul edilen bu türün incelenmesi, iki insan grubunun nasıl farklı evrimsel yollar izlediğini anlamaya yardımcı olmaktadır. Atapuerca, Schöningen ve Boxgrove gibi önemli arkeolojik alanlardan elde edilen veriler, insan evrimindeki teknolojik ve davranışsal gelişmelerin uzun bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Kitabın en güçlü argümanlarından biri, Neandertallerin gelişmiş bilişsel yeteneklere sahip oldukları yönündedir. Levallois taş işleme tekniği, karmaşık avcılık stratejileri ve ileriye dönük planlama becerileri, Neandertallerin yalnızca çevrelerine tepki veren canlılar olmadığını göstermektedir.
NeandertalDimitra Papagianni · Trend Yayınevi · 2017444 okunma
Puan vermedi
Kitabı elime ilk aldığımda beni ismi vurmuştu ama içindeki hikayenin bu kadar derinime işleyeceğini tahmin edememiştim. Okurken hissettiğim en baskın duygu, sarsıcı bir empati ve göğsüme oturan o ağır çaresizlik hissiydi. Hepimizin yüreğinde hala taptaze bir yara olan deprem gerçeğini, o kapkara sabahı ve sonrasındaki yıkımı yazar o kadar canlı aktarmış ki, kendimi adeta o soğukta, enkazın başında beklerken buldum. Beni bu romanda en çok etkileyen şey, iki farklı coğrafyanın "kimsesizliğini" tek bir enkazın başında buluşturması oldu. Biz kendi acımızla kavrulurken, yazar karşımıza Ali’yi çıkarıyor. Iraklı Ali’nin hikayesini okudukça, savaşın, göçün, aidiyetsizliğin ve bitmek bilmeyen felaketlerin bir insanı nasıl adım adım "kimsesizler coğrafyasına" sürüklediğini gördüm. Ali’nin acısı benim acıma karıştı; orada anladım ki felaketlerin, yasın ve gözyaşının milliyeti yokmuş. Zekeriya Çetin'in diline ayrıca hayran kaldım. Bu kadar ağır, travmatik ve insanı paramparça edebilecek konuları ajitasyona hiç kaçmadan, muazzam bir sadelikle anlatmış. Kimsesizler Coğrafyası benim için sadece bir deprem ya da savaş romanı değil; insan olmanın acı tatlı ağırlığını bana yeniden hatırlatan, hafızamda çok uzun süre taşıyacağım çok kıymetli bir şahitlik oldu. Mutlaka okunması gereken harika bir kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
Puan vermedi·380 syf.··
2026 54. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:49
Kitap oldukça akıcıydı; sayfalar hızla ilerledi ve kendini kolayca okuttu. Ancak açık konuşmam gerekirse, hikâyenin merkezindeki Yahudilere yönelik zulüm teması beni duygusal olarak etkilemedi. Bunun nedeni, günümüzde Filistin’de yaşananlar ve birçok Filistinli Müslümanın maruz kaldığı acıların zihnimde çok güçlü bir yer tutması. Bu yüzden romandaki trajediye beklediğim ölçüde empati kuramadım ve konu beni derinden sarsmadı. Yine de bu durum kitabın akıcılığını ve anlatım gücünü değiştirmiyor. Hikâye merak uyandırıcıydı ve rahat okunuyordu; sadece işlediği tema, kişisel bakış açım nedeniyle bende güçlü bir duygusal etki yapmadi… Kitabı okumayı düşünenler için şunu da belirtmek isterim: Romanın odağında II. Dünya Savaşı döneminde Yahudilere yapılan zulüm, ayrılık, özlem ve savaşın insanlar üzerindeki etkileri yer alıyor. Bu tür tarihî ve duygusal hikâyelerden hoşlanan okurların daha fazla etkilenebileceğini düşünüyorum…
Esaret Şehrinde Bir KitapçıShari J. Ryan · Arkadya Yayınları · 2022904 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:15
Merhaba kitap severler Size bu dönemde biraz popüler olmuş bir Türk edebiyatı klasiği ile geldim Kızıl Serap Burhan Cahit Morkaya 272 sayfa 10/7 Ayten, görgülü bir ailenin, müzik, adabı muaşeret kurallarına uyan varlıklı bir ailenin kızıdır. Evlilik yaparak Trabzon a giden Ayten ne yazık ki ihanetle sonuçlanan evliliğini bitirip ailesinin yanına döner. Annesi ile pek uyum sağlamayan Ayten evli olan ablası ile birlikte yaşamaya başlar. Ayten 'in sürekli aşk arayıp hep hüsranla sonuçlanan aşk hayatını asla yapmam diye söyleyip ailesinin de doğru bulamadığı yanlışlıkları.... Ayten aslında hep gerçek bir sevgi aradı ama aradığını buldu mu? Aşk, hüsran ve hayat dolu bir hikâye... (Seri bir kitaptır ikinci kitap Ayten.) Alıntılar Çünkü fenalık olan bitenden değil kalpten geliyordu. Fakat ben gururumu kurtarmak için gözlerimin yaşını sevinçli tebessümler çevirecek kadar acımı ve derdimi içime sindirebilirim. Şüphe, dolu bir kalpte yaşamaya tahammül edemem. Gönül ateşlerine kül düşüren şüphedir, söndüren de ihanet. Güneşiniz daima fırtınadan ve şimşekten sonra doğuyor. Kadınların en zayıf tarafı güzelliklerine dair söylenen şeylerdir.
1000Kitap
Kızıl SerapBurhan Cahit Morkaya · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024668 okunma
Reklam
Reklam