Puan vermedi·624 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 20:36
Konu İspanya iç savaşı.. Uçurulması gereken bir köprü var. Bu köprüyü uçurmakla görevli idealist genç Robert Jordan ve etrafındaki kişilerin savaş içersindeki genel durumları anlatılıyor. Baş karakter Jordan ama aşık olduğu Maria'da hikayesiyle hem çok üzüyor hem de etkiliyor. Karakterlerin hepsi kendine has özellikleri olan ve akılda kalan karakterler. Yaşadıkları mağara, önünde kapı niyetine kullanılan battaniye, mağaranın için tamamen gözünüzün önüne geliyor. Güzel bir anlatım. Kitap 623 sayfa ve toplamda 3 günlük bir macera. 4. gün kitap bitiyor. Savaş mı yok o bitmiyor. Yakarak acıtarak devam ediyor. İç savaş ya da dış savaş fark eden bişey yok. Savaş savaştır ve can yakar.
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 89. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 19:04
Her bir satır diğer sayfanın duygusu için geçiş evrimi olarak yaşanmış, olayların ruhunuza kesik atarak kanattığı yaşamlar içimizi acıtarak tüm gerçekliğiyle suratımıza çarpıyor. Her bir hayat acısını kendi yaşadığı toplum içinde tek başına yaşarken aslında acılar toplumu şekillendiriyor
Edebiyat
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · Notabene Yayınları · 201785 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gündeliğin İçindeki Derinlik: Avarelik Görgüsü..
8/10
·144 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 21:36
Ahmet Murat’ın deneme türündeki eserlerinden biri olan Avarelik Görgüsü, modern insanın gündelik hayatla kurduğu ilişkiyi zarif bir dille ele alan etkileyici bir eserdir. Kitap kısa kısa denemelerden oluşmaktadır. İçeriğinde günümüz dünyasının hızlı yaşamından gündelik hayatın küçük anlarına, içimizdeki ve dışımızdaki görgü çerçevelerine, sanata, eğitime ve bilhassa beni çok etkileyen sabah vaktine değinilmiştir. Ahmet Murat’ın dili sade ama düşündürücüdür; okuyucuyu yormadan, fakat zihninde iz bırakarak ilerler. Her bir yazısı, sıradan gibi görünen anların aslında ne kadar derin anlamlar barındırabileceğini gösterir. Özellikle şehir hayatı, zaman algısı, modern insanın meşguliyet takıntısı gibi temalar etrafında dolaşan yazar, okura kendi yaşamını düşündürür, sorgulatır ve yeniden anlamlandırması için bir kapı aralar adeta. Eserde dikkat çeken en önemli kısımlardan biri, “boş zaman” yani "avarelik" kavramına yüklenen anlamdır. Günümüzde sürekli üretken olma baskısı altında yaşayan birey için avarelik, neredeyse bir suç gibi görülür. Ancak yazar, bu algıyı tersine çevirerek, insanın kendine dönebilmesi ve dünyayı gerçekten hissedebilmesi için avareliğe ihtiyaç duyduğunu savunur. Ahmet Murat, “avarelik” kavramını tembellik ya da amaçsızlık olarak değil; aksine, hayatın hızına karşı bilinçli bir yavaşlama ve farkındalık hali olarak kitap boyunca yeniden tanımlar. Ahmet Murat’ın kitaptaki üslubu ise; sade ama derin, samimi ama ölçülü, ironik ama incelikli bir yapıdadır. Yazar ilk bakışta oldukça yalın bir Türkçe kullanır. Cümleler kısa, açık ve anlaşılırdır. Ancak bu sadelik yanıltıcıdır bence çünkü metin ilerledikçe alt anlamlar, çağrışımlar ve felsefi arka plan kendini hissettirir. Ve tüm bunlar sohbet gibi bir atmosfer içerisinde gerçekleşir, sanki yazar,
Edebiyat
Avarelik GörgüsüAhmet Murat · Ketebe Yayınları · 20221,052 okunma
GÜZEL DEĞİLSEN HİÇBİR ŞEY HAK ETMİYORSUN!!!
8/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 14:19
Bir kadın kendini ne zaman “yetersiz” hissetmeye başlar sizce? Gerçekten eksik olduğu için mi, yoksa eksik olduğuna inandırıldığı için mi?.. Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün size güzellik algınızı sorgulatacak, hatta belki de aynaya bakışınızı bile değiştirecek bir kitaptan bahsedeceğim: Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma Rehberi Kapitalist sistemin nasıl zihnimize sinsice sızıp bizi kendimize yabancılaştırdığını fark ettiren bir kitap… Hazırsanız başlayalım. Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma Rehberi, Ceren Ceran’ın kaleminden çıkan ama klasik bir kurgu beklentisini bilinçli olarak kıran bir eser. Çünkü burada anlatılan şey yalnızca bir hikâye değil; aynı zamanda bir fark ediş süreci. Peri’nin hayatına eşlik ederken aslında satır aralarında kendimizi yakalıyoruz. Ve bir noktada şu düşünce usulca zihnimize yerleşiyor: “Ben gerçekten neyi, kimin için istiyorum?” Peri’nin hikâyesini okurken şunu çok net görüyorsunuz: Güzellik dediğimiz şey sandığımız kadar masum değil. Hatta çoğu zaman bize ait bile değil. Küçüklükten itibaren maruz kaldığımız bakışlar, sözler, karşılaştırmalar… Hepsi bir araya gelip içimizde sessiz ama güçlü bir yetersizlik hissi inşa ediyor. Ve biz çoğu zaman bunun bize ait olduğunu sanıyoruz. Çünkü mesele sadece “güzel olmak” değil. Mesele, bize yıllardır bunun gerekli olduğunun öğretilmesi. Reklamlarla, sosyal medya ile, sürekli değişen trendlerle… Önce eksik hissettirip sonra o eksikliği giderecek ürünleri önümüze koyan bir düzen var. Güzellik endüstrisi tam da burada devreye giriyor ve kitap da tokat gibi bir farkındalık yaratıyor. Okurken bir durup düşünüyorsunuz: Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa bana öyle mi hissettirildi diye… Peri karakteri ise bu sistemin insanda nasıl karşılık bulduğunu çok iyi yansıtıyor. Ailesi tarafından yeterince görülmeyen bir
Edebiyat
Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma RehberiCeren Ceran · Masa Kitap · 2024497 okunma
10/10
·325 syf.··
2026 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 21:22
Algernon'a Çiçekler, sadece zekâ üzerine yazılmış bir hikâye değil; insanın kendini kabul etme yolculuğunu en çıplak haliyle anlatan bir roman. Charlie ile bağ kurmamın sebebi onun değişimi değil, aslında hep aynı kalmasıydı. Zekâsı arttığında da azaldığında da o, sevilmek isteyen, anlaşılmayı bekleyen bir insandı. Belki de bu yüzden hikâye ilerledikçe şunu daha net fark ettim: İnsan, kendisi olduğu için değerlidir; ne daha fazlası ne de daha azı. Charlie’nin yaşadıkları bana şunu düşündürdü: Kimse için olduğumuzdan daha fazlasını olmaya çalışmak zorunda değiliz. Çünkü asıl mesele ne kadar “zeki” olduğumuz değil, ne kadar “insan” kalabildiğimiz. Bu kitap, insana acıtarak ama çok dürüst bir şekilde şunu söylüyor: Anlaşılmak, sevilmek ve kabul görmek en temel ihtiyacımız. Ve belki de en zor olanı, bunu önce kendimize verebilmek. Charlie’yi okurken aslında biraz da kendimizi okuyoruz.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
8/10
·408 syf.··
2025 261. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 02:25
Ben yine bir #noel temalı kitapla geldim. Ruhum bu aralar sıcak çikolata ve romantizme doymalı diye düşündüm. Ancak kitapta kesinlikle takıldığım iki şey vardı. Birincisi çeviri hataları ve ikincisi çokça devrik cümle. Yani bakınız çeviri hataları olur olmaz değil. Lakin keşke kontrol eden arkadaşlar biraz raporlasaydı. Sanırım bir çok kişinin takılacağı derecede çok devrik cümle vardı. Onun dışında sevdiğim bir temayı yine keyifle okudum. Christmas mucizesi adı altında hayaletin olduğu ve aşka doyulduğu kitapları kim sevmezki? Hızlı okunuyor. Yazım dili sade bir anlatıma sahip. Yan boyamasına bayıldım. Nolan karakteri bu yıl bizede gelebilirsin. Bence gelmelisin. Şeker şerbet ama aynı zamanda huysuz kekim. Harriet ise neşe saçan karakterimiz. Gerçi o şeker yerken ben burada kilo aldım. Maşallah bir şeker yedi ki sormayın. Ailesinden nefret ettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Kitabın sonununda güzel bağlandığını düşünüyorum. Yetişkin içeriğe yer verildiğinide söylemek isterim. Birazda kitabın konusundan bahsedeyim. Noel’e günler kala hayatını sessizce sürdüren Harriet’in, geçmişiyle yüzleşmekten kaçamayacağını hatırlatan beklenmedik bir karşılaşmayla değişmesini anlatıyor. Bu Noel ona evren bir kaç armağan ve bir hayalet vermişti. Görevi onu geçmiş anıların içine sürükleyerek musallat olmak olan Nolan, bir hayalet olmasına rağmen Harriet’in kalbine dokunan en gerçek şey haline geliyordu. İkilinin çatışmaları çok keyifliydi. Birlikte geçmişe yapılan bu yolculukta pişmanlıklar, kayıplar, yarım kalmış duygular ve cesaret edilemeyen seçimler birer birer gün yüzüne çıkarken; hikaye, iyileşmenin bazen can acıtarak ama mutlaka sevgiyle geldiğini fısıldıyor gibiydi. Aslında musallat olmaktan çok birbirlerine yardım etmek için bir araya geldiklerini anlatan ana fikir güzel
1000Kitap
İyi RuhlarB. K. Borison · Nox Yayınları · 202568 okunma