Ahmet Murat’ın deneme türündeki eserlerinden biri olan Avarelik Görgüsü, modern insanın gündelik hayatla kurduğu ilişkiyi zarif bir dille ele alan etkileyici bir eserdir.
Kitap kısa kısa denemelerden oluşmaktadır. İçeriğinde günümüz dünyasının hızlı yaşamından gündelik hayatın küçük anlarına, içimizdeki ve dışımızdaki görgü çerçevelerine, sanata, eğitime ve bilhassa beni çok etkileyen sabah vaktine değinilmiştir. Ahmet Murat’ın dili sade ama düşündürücüdür; okuyucuyu yormadan, fakat zihninde iz bırakarak ilerler. Her bir yazısı, sıradan gibi görünen anların aslında ne kadar derin anlamlar barındırabileceğini gösterir. Özellikle şehir hayatı, zaman algısı, modern insanın meşguliyet takıntısı gibi temalar etrafında dolaşan yazar, okura kendi yaşamını düşündürür, sorgulatır ve yeniden anlamlandırması için bir kapı aralar adeta.
Eserde dikkat çeken en önemli kısımlardan biri, “boş zaman” yani "avarelik" kavramına yüklenen anlamdır. Günümüzde sürekli üretken olma baskısı altında yaşayan birey için avarelik, neredeyse bir suç gibi görülür. Ancak yazar, bu algıyı tersine çevirerek, insanın kendine dönebilmesi ve dünyayı gerçekten hissedebilmesi için avareliğe ihtiyaç duyduğunu savunur. Ahmet Murat, “avarelik” kavramını tembellik ya da amaçsızlık olarak değil; aksine, hayatın hızına karşı bilinçli bir yavaşlama ve farkındalık hali olarak kitap boyunca yeniden tanımlar.
Ahmet Murat’ın kitaptaki üslubu ise; sade ama derin, samimi ama ölçülü, ironik ama incelikli bir yapıdadır. Yazar ilk bakışta oldukça yalın bir Türkçe kullanır. Cümleler kısa, açık ve anlaşılırdır. Ancak bu sadelik yanıltıcıdır bence çünkü metin ilerledikçe alt anlamlar, çağrışımlar ve felsefi arka plan kendini hissettirir. Ve tüm bunlar sohbet gibi bir atmosfer içerisinde gerçekleşir, sanki yazar,