“Kötülüğün kol gezdiği bir iklimde, Türkiye’nin gençleri de hanidir hançeri birbirlerine saplıyorlar. Erkeklik davası mı bu? Hançer saplamak, gençliğin bizim artık aşina olamadığımız yeni aleminde yetişkinliğe geçişin bir ritüeli mi ? Bir hançer saplayarak, bir başkasının canına acıtarak, bir başkasını yok ederek, bir aileyi acılara gömerek var olmak ancak psikopatlığın raconuna uyar. Türkiye’de, izleyebildiğim kadarıyla, gençler arasında psikopatik arsızlık ve acımasızlık tırmanıyor ve erkekliğin kitabı, antisosyalliğin, zalimliğin, kan dökü cülükünün kitabına uydurularak yeniden yazılıyor. Vahşi hayvanlar gibi, en çok can acıtanın “en erkek“ sayıldığı bir cangılda mı yaşayacağız? “
Sayfa 67
1000Kitap
Yaklaşan her adım, her ses, geçip giden her gölge sinirlerini acıtarak geriyordu.
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Yayınları 11.Basım·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O anda bana öyle geldi ki insanın ayağını sıkan çizmeler, dünyadaki en güzel eşyalardan biridir; çünkü ayağı acıtarak, insana çizmelerini çıkarmanın mutluluğunu yaşama fırsatını yaratır. Zavallı ayaklarınıza işkence eder, sonra bu işkenceyi durdururlar; böylece Epikuros’un ve ayakkabıcıların zevkine tamı tamına uygun, ucuzundan bir mutluluk yaşarsınız
“Sevginin dokusu vardır. Kimi güzel sever, kimi acıtarak, kimiyse zehirleyerek.”
Alıntı
Doğaya karşı ilgin varmış. Aslında yok, bunlar doğadan çok, yok olduğu için içimi acıtarak yerleşen ayrıntılar. Doğacı bir insan olmadım ben, şehir insanıyım. Doğada bir haftadan fazla bulunmaktan hoşlanmıyorum. Neden, tekdüze mi oluyor sonra? Beni asıl ilgilendiren şey insan hikayesi. Doğanın hikayesi yok, bir döngüsü var, büyüleyici bir döngü ama o kadar, beni fazla sarmıyor. Şehirde önümden her dakika bir hikaye geçiyor. Şehir duygusu beni çeken şey. Bu nedenle bütün sorunlarına, yıkılmasına, mahvolmasına rağmen İstanbulsuz yapamazmışım gibi geliyor.
Sayfa 48 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Abdest alırken ici öylesine güçlü ve taşkın kahramanlık duygularıyla kavruluyordu ki akan gözyaşlarını durdurmak icin gözlerinin üzerine parmaklarını acitarak bastırdı.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Filistin'i Unutma