ARAFTA BİR TEKERLEME
ARAF'TA BİR TEKERLEME 1, 2, üçler, Yaşasın Türkler. 4, 5, altı, Japonya battı. 7, 8, dokuz, Alman domuz. 10, 11, on iki, İtalya tilki. 13, 14, on beş, Ruslar kalleş. Dağlar taşlar, Kanatsız kuşlar. Her güzel şey, Sevgiyle başlar. Kururken ağaçlar, Kesilir başlar. Kibirli bakışlar, Çalınsın marşlar. Kemerleri bağlayın, Uçmuyor çocuklar. Ölmedin diyorlar, Süzülüyor yaşlar. Komşunun karnı tok, Yaşasın açlar. Portakalı soyduk, Baş ucuna koyduk. Yalanları uydurduk, İnsanları uyuttuk. Bir sürü kavşaklar,
Şiir
Göğe bakalım durağı
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat. Turgut Uyar
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür Din Arab'ın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa Türk eri de öyle gider kanlı savaşa.
Dil ne bilir şekeri şerbeti, Aldığın lezzeti baldan mı sandın? Ne arı, ne ağaç verir nîmeti, Elmayı, narı daldan mı sandın? Baharı gönderir al gelin gibi, Bir hazinedir ki, görünmez dibi, O cemildir, cemal O’nun tecellisi, Güzeli yeşilden, aldan mı sandın? Çok istesen de inadın olmaz, Takdirden öte muradın olmaz, O uçurursa senin kanadın olmaz, Uçmayı kuştan, kartaldan mı sandın? Gördüğün, göremediğin göz O’nun, Bildiğin, bilemediğin öz O’nun, Dediğin, diyemediğin söz O’nun, Kelâmı dudaktan, dilden mi sandın? Allah dilerse, azlar çok olur, Allah dilerse, varlar yok olur, Allah dilerse, açlar tok olur, Tokluğu paradan, puldan mı sandın? İbrahim Sayar
Şiir
Göğe Bakma Durağı İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat.
Bırakın beni harpler... Kadınlar... Çocuklar... Açlar... Deliler... Sait Faik Abasıyanık Şahmerdan
1000Kitap