Beyaz Tv de Açlık Oyunları var açın
1000Kitap
Canın gerçekten yemek mi istiyor, yoksa biraz eğlenmeye mi ihtiyacın var? Duygusal Açlık kitabı, bazen yeme isteğinin altında fiziksel açlıktan çok karşılanmamış psikolojik ihtiyaçların olabileceğini anlatıyor. Bunlardan biri de eğlence ihtiyacı. Günün büyük kısmını sorumluluklarla, yapılacaklar listesiyle ve kendine hiç alan açmadan geçirdiğinde, beynin kısa süreli haz veren davranışlara yönelmeye daha yatkın olabilir. Bu yüzden akşam saatlerinde aniden tatlı ya da abur cubur istemen, her zaman bedeninin enerjiye ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. Eğlenmek bir lüks değil, psikolojik bir ihtiyaçtır. Kendine keyif veren aktiviteler için hiç zaman ayırmadığında, zihnin bu eksikliği başka yollarla telafi etmeye çalışabilir. Yemek de bunlardan biri olabilir çünkü kısa süreli rahatlama ve haz sağlar. Ancak bu rahatlama geçicidir; karşılanmayan ihtiyaç ise devam eder. Bugün kendine şu soruyu sor: Son zamanlarda beni gerçekten mutlu eden, sadece keyif aldığım için yaptığım en son şey neydi?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İNSANLIĞIN EN BÜYÜK ETİK İKİLEMİ: 1884 MIGNONETTE OLAYI Açlık ve çaresizlik kapınızı çaldığında, hayatta kalmak içir sınırlarınızı ne kadar zorlardınız? Bugün sizlere, hukuk ve felsefe derslerinde yüzyıllardır tartışılan, tüyler ürpertici gerçek bir hayatta kalma mücadelesi. 1884 yilinda Mignonette adlı yat, Atlantik Okyanusu'nda frtinada battı. Kaptan Tom Dudley, Edwin Stephens, Edmund Brooks ve 17 yaşındaki öksüz miço Richard Parker, kücük bir filikayla okyanusun ortasında caresiz kaldı. Günlerce ne bir gemi geçti nede kara göründü. Filikadaki 19. günde, yanlarındaki çok az yiyecek bitmiş ve deniz suyu içtiği için ağır hastalanarak komaya giren genc mico Richard Parker'ın durumu kritikleşmişti. Kaptan, herkesin orada son nefesini vermesindense. zaten durumu cok kötü olan genc micoyu feda ederek diğer 3 kişinin hayatta kalmasını sağlamak gibi acı bir karar aldı. Bu karardan 5 gün sonra bir gemi tarafından kurtarıldılar. İngiltere’ye döndüklerinde, denizcilerin yazılmamış kurallarına güvenerek her seyi dürüstce anlattılar. Ancak İngiliz adalet sistemi bunu bir "zorunluluk hali" olarak kabul etmedi. Mahkeme, "Çaresizlik, bir insanın havatına son vermek icin yasal bir gerekçe olamaz" diverek tarihi bir karar verdi. Önce cok ağır bir ceza aldılar, fakat halkın büyük baskısıyla cezaları 6 ay hapse çevrildi. ○ Tarihin En Büyük Rastlantısı: Edgar Allan Poe Kehaneti, Bu olaydan tam 46 yil önce, ünlü yazar Edgar Allan Poe bir roman yazmıştı. Romanda bir gemi batıvor, havatta kalanlar bir sandalda aç kalıyor ve iclerinden birini feda ediyorlardı. İnanılmaz olan șu ki; Poe'nun romanında feda edilen karakterin adıda gerçek hayattaki çocukla birebir aynıydı: Richard Parker Mutlak Adalet: Koşullar ne olursa olsun, bir insanın hayatı bir başkasının yaşaması için araç olarak
"Bir insan hassas diye illa ki deli olacak diye bir şey yok. Önemsiz şeylerle yaşayan ve sert bir söz yüzünden ölebilecek insanlar var." Sult (Açlık), 1966 / Henning Carlsen
Film
YTD Şahsi Düşünceler Yanlış da Olabilir
''Piyasalar neden düşüyor? Bu hafta her şey aynı anda düştü. Borsalar, teknoloji hisseleri, Bitcoin. Düşüş öyle sertti ki Güney Kore borsası işlemleri tam yirmi dakika durdurmak zorunda kaldı. Herkes sebebi bulduğunu sanıyordu. Yapay zeka balonu patladı. Ama o cevabın bir sorunu var. O gün sadece riskli varlıklar düşmedi. Altın da düştü, gümüş de. İşte tuhaflık burada. Çünkü yapay zeka balonu patlasa bile altının düşmemesi, tam tersine yükselmesi gerekirdi. Korkan yatırımcı her zaman güvenli limana, yani altına kaçar. Demek ki ortada, yapay zekadan çok daha büyük, her şeyi birden aşağı çeken bir şey var. Onu görmek için bir ipucu yeter. O gün düşmeyen, tam tersine yükselen tek şey. Dolar. İşte sırrın anahtarı bu. Asıl soru "neden her şey düşüyor" değil. Asıl soru şu. Bütün dünya neden aynı anda dolara muhtaç kaldı? Olayı en baştan, sırasıyla kuralım.
Öğretmen yalvarmaz ,boyun eğmez, el açmaz,ders verir
Eğitim bir ticarethane, okul bir işletme, öğrenci ise müşteri değildir.Eğitimin niteliği, öğretmenin çalışma koşullarına bağlıdır;taban maaş hakkı, öğretmeni insafsız piyasa koşullarından koruyacak biricik güvencedir.Eşit işe eşit ücret ilkesi temeldir,öğretmenlerin hakları pazarlık konusu edilemez.Ancak maalesef okullarda ihtiyaç olmasına rağmen ataması yapılmayan , özel okullarda kölelik şartlarında çalıştırılan ,tek bir öğrencinin verdiği parayla maaşları karşılanabilecekken emeğinin hakkını alamayan öğretmenlerimiz hakları için mücadele ediyor , dayak yiyor ve yalnız bırakılıyor,şu an açlık grevindeler.Desteğimiz onlardan yana.Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz,öğretmen ders verir!
Alıntı