"Günümüzde reklamcılık kendi ürününü imal ediyor: Her daim doyumsuz, kaygılı, huzursuz ve sıkılmış tüketici. (...) Reklamcılık kitleleri yalnızca mallara değil, yeni deneyimlere ve kişisel doyuma da dayanılmaz bir açlık duymasını sağlayacak biçimde 'eğitir' (...) Mesleğiniz sıkıcı ve anlamsız mı? Sizde bir işe yaramazlık ve bitkinlik duygusu mu uyandırıyor? Yaşantınız bomboş mu? Tüketim bu sancıyan boşluğu doldurma sözü vererek, metaları bir 'romans aurası'yla, egzotik yerlere ve renkli deneyimlere ilişkin anıştırmalarla ve bütün nimetlerin oluk oluk aktığı kadın göğüsleri görüntüleriyle donatmaya girişir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Medya narsisistik şan şöhret düşlerine zemin sağlayarak bu hayalleri pekiştiriyor, sıradan insanın kendini yıldızlarla özdeşleştirmesi ve 'sürü'den nefret etmesi için cesaretlendiriyor ve gündelik varoluşun sıradanlığını kabul etmesini gittikçe daha da zorlaştırıyor (...) büyüyen bir amaçsızlık, doymak bilmez bir açlık, seçilmiş bir azınlığın sahip olduğu zengin deneyimlerle doldurulmayı bekleyen bir boşluk"
Bir fakirin, kuru bir parça siyah
ekmekten açlık ve iktisat vasıtasıyla
aldığı lezzet, bir zenginin israftan
gelen usanç ve iştahsızlıkla yediği en
âlâ baklavadan aldığı lezzetten daha
lezzetlidir.
İnsan açlık, üşümek ya da yapayalnızlık konusunda tartışabilirdi, ama korkuyla tartışamazdı. Fazla derindeydi çünkü. Gerçekliğinden aşırı esrarlı bir biçimde emindiniz. Ancak çok hızlı yürüyüp onu geride bırakmaya çalışabilirdiniz.