Ey batılılar, ey ay yüzünden mahrum olanlar!
Müslümanın kalbiyle oynamayın. Olur ki onun (X) ışınlarından daha kudretli olan kalb ışıklarının öldürücü etkisini alırsınız. Bırakınız ey avrupalılar, yüzünde ve yüreğinde her an bir ay bölünen, bir şakkulkamer mucizesi vuku bulan müslümanların iyileştirici ışıkları sırtınıza vursun, size şifa olsun ve sizi diriltsin. Sonra oradan yüzünüze sızan, size ve bize yetecektir.
Acaba, Müslümanlar ikramda bulunarak onu iyi ağırladılar mı? İsteklerini güzelce yerine getirdiler mi? Eğer böyle ise Ramazan onlara minnet ve şükran borçlu olur. Yoksa ona karşı ağır davrandılar, hakkını unutup yerine getirmediler mi? O zaman Ramazan'ın Kalbi Kırık ve fırsatı kaçırılmış olur. Bu böyledir. Çünkü misafir ya teşekkür eder ya da memnuniyetsizliğini dile getirir.
Sen, yetimin yürek acısını bilirsin. Sensizliğin yetimliğini de ben bildim
Çok acı, çook, yakıyor inceden inceye sessiz bir sızı
Gözlerim sahabene son bakışına takılı kaldı
Belki beni de fark edersin o yaşlı gözlerin arasında
Bekliyorum!
Yoluna sunacağım gençliğim var, kabul eder misin?
Ver elini tutayım, söyleyecek tek sözüm var zatına
Beyat ettim yoluna, çok sonradan katıldım ardına.