Anladık !
İyi biri olduğun için başına iyi şeyler gelmez, çok fedakarlık yaptın diye biri seni çok sevmez ve sırf eziyet çektiğin için dünya seni ödüllendirmez. Anlamadın mı ?
1000Kitap
Bak hele
Bak Hele Hele güzel olmaya görsün bir kadın. Hele birde farkındaysa güzelliğinin... Her şeye hakkı olur be gülüm zalimliğe bile... Ve her türlü vefasızlığa! Hele olmasın bakışları hülyalı, zülüfleri rahiya... Dudakları gül kurusu... Saçları lüle lüle Gözleri göl yeşili Hele... bak hele işvesi boyundan büyük. Elleri maharetli bereketli.... Gözlerinde her daim hüzün. Dudaklarında gizli bir tebessüm . Kır çiçeği edası. Çölde serap havası
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hak edenler olsa hep hayatımızda kalbimizde hak edenler kalsa...
Kitap Alıntısı
​"Hayatımı çalanlar yabancılar değil, beni her an izleyen o görünmez gözlerdi. En büyük trajedi, hiç hapse girmeden bir mahkum gibi yaşamaktır." ​"Casuslar sadece adımlarımı takip etmedi; gölgeleriyle geleceğimi de kararttılar. İzin verdikleri kadar yaşamak, hiç yaşamamış olmaktan daha ağır." ​"Beni izleyenler sadece adımlarımı değil, içimdeki o yaşama sevincini de rapor ettiler yukarıya. Ne zaman mutlu olmaya kalksam, operasyonla geri aldılar." ​"En acısı da ne biliyor musun? Hayatımı gözetleyen o 'casusların' aslında en yakınıma aldığım, güvenip arkamı döndüğüm insanlar olmasıydı."
Alıntı
Yoksa kim dayanabilir zamanın kamçısına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim dayanabilir? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inim inim inleyip ter dökmek Ölümden sonraki bir şeyden bu kadar korkmasa korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Hamlet
1000Kitap
ÇOCUK BEDENİN DOKUNULMAZLIĞI VE TARİKAT KARANLIĞI İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, öz kızı H.K.G.’yi henüz 6 yaşındayken 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli’ye “imam nikahı” adı altında teslim etmiştir. Bu, basit bir evlilik değil; bir babanın kendi çocuğunu sistematik cinsel istismara sunması, organize bir çocuk tecavüzüdür. Yıllarca süren istismar, tarikatın kapalı yapısıyla korunmuş ve “nikah” yalanıyla meşrulaştırılmıştır. İlk ihbar 2012’de bir doktorun şüphesiyle geldiğinde tarikat devreye girdi: Kemik yaşı raporu sahteleştirildi, soruşturma kapatıldı. H.K.G. reşit olana kadar baskı ve tehditlerle susturuldu, “kendi rızamla” ifadeleri verdirtildi. Bu olayda tek suçlu Gümüşel değildir. Annesi Fatma Gümüşel, müritler ve tarikatın tamamı bu organize istismarın ortağıdır. 2023’te yerel mahkeme Gümüşel’e 20 yıl, Kadir İstekli’ye 30 yıl hapis cezası verdi. Cezalar son olarak 18 yıl 9 ay olarak kesinleşti. Ancak müritler ve cemaat büyüklerine soruşturma açılması gerekirken, Gümüşel 17 Haziran 2026’da “sağlık sorunları” bahanesiyle adli kontrolle tahliye edildi. Cezaevinden tekbirlerle çıkan Gümüşel’i Cübbeli Ahmet gibi figürler “büyük müjde” diye kutladı; cemaat yetkililere teşekkür etti. Bu karar önyargı ve inançla verilmiş olsa da Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde çocuklarını koruyacak savcılar ve hakimler hâlâ vardır. Bu karar geri dönecektir. Çocuk bedeninin dokunulmazlığı, bütün dinlerin, geleneklerin ve kutsalların üzerindedir. Hiçbir imam nikahı, şeyh fetvası veya tarikat disiplini bir çocuğun bedenine dokunmayı meşrulaştıramaz. Bu tahliye, dokunulmazlığı ihlal etmiş, istismarcıya cesaret vermiş ve tarikatlarda istismara uğrayan çocuklara bir darbe daha vurmuştur. Asıl utanç verici olan, bu rezalet