Lord Voldemort'un ve Ölüm Yiyenler'in döndüğüne kimse inanmak istememektedir. Özellikleri de inanmayı ısrarla reddeden Sihir Bakanlığı, Harry Potter ve Albus Dumbldore'a inanılmaması için elinden gelen her şeyi yapar. Bir yandan insanlara olanları anlatmak ve onları inandırmak için uğraşan Harry, diğer taraftan da S.B.D yılıyla uğraşmaktadır. 975 sayfalık bir kitap olmasına rağmen, her bölümde bir sonrakini de okuma isteğimle hızlıca bitti. Fazlasıyla sürükleyiciydi ve inanılmaz keyifliydi. Serinin her kitabında daha da sürükleyici hale gelmesi ve her seferinde bir üste çıkması çok güzel.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir cesedin korkulacak hiçbir tarafı yoktur, Harry, tıpkı karanlığın korkulacak hiçbir tarafı olmadığı gibi. Ölüme ve karanlığa baktığımızda korktuğumuz şey bilinmezliktir, başka bir şey değil."
"Bana Harry Potter'ı verin," dedi Voldemort'un sesi, "kimseye zarar gelmesin. Bana Harry Potter'ı verin, okula dokunmayayım. Bana Harry Potter'ı verin, ödüllendirilin."
Sihir Bakanlığı'nda yaşananlardan sonra Lord Voldemort'un dönüşüne inanların sayısı artmış ve korkunç şeyler yaşanmaya başlamıştır. Muggle dünyasını da etkileyen bu olaylar herkesi korkutmaktadır. Harry'nin Voldemort hakkında pek çok şey öğrenmesi onu Voldemort'a karşı daha da hazırlamaktadır. Bir yandan da Draco Malfoy'un bir şeyler karıştırdığını düşünerek onun peşinde olan Harry, diğer yandan da Melez Prens'i bulmaya çalışmaktadır. Özellikle son bölümleriyle beni en çok etkileyen Harry Potter kitaplarından oldu sanırım Melez Prens.