10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 00:00
Spoiler içeriyor Sanırım okuğum en iyi kitaptii okurken tüm duyguları geçirdi ve Jane'in yaşadıklarını, duygularını iliklerime kadar hissetdirdi Jane'e o kadar baglandim kii.. İlk 150 sayfa gibi iki kez başlayıp okudum Jane'in çocukluğunu anlatan kısımların temposu düşük olsada çok etkileyiciydi Kitap, Jane'in ölen dayısının karısı Mrs. Reedin evinden başlıyor. Jane'in annesi ve babası 2 yaşındayken öldüğünden hep burada yaşamış, dayısının ölümünden sonraysa vasiyetiyle, Mrs. Reedin isteksiz ona yine burada "yuva"sında kalmasında izin vermesiyle 10 yaşına kadar burada yaşıyor. Yaşanan bir kavgadan dolayı Mrs. Reed Jane'i yatılı okula veriyor. Tabii ki, buradada mutlu olamıyor Jane. Çok katı bir okul, hatta bir salgın bile yaşanıyor, bu okul kısımları çok önemli çok güzel sosyal alt metinler veriyor. Orada arkadaş olduğu Helen Burns'de bu yüzden kaybediyor, ben çok üzülmüştüm Helen çok güzel karakterdi ya... Jane 18 yaşında bu okulda 2 yıl öğretmenlikde yapıp buradan ayrılıyor ve Thorniefeld malikanesinde hikayesinin en önemli karakterlerinden olacak Mr. Rochesterin ölmüş fransız sevgilisinin kızı Adele'e mürebbiyelik etmeye başlıyor esprili ama çokda sevmediğim Mr. Rochestere aşık oluyor. Ya bi kere aralarında 20 yaş falan var ve Rochesterin evli olduğunu bilerek okuduğumdan kasıtlı olarak çok sinirliydim, seslerin nereden geldiğini, onun Jane'e nasıl yalan söylediğini okuduğumda. Jane tabii ki yengesine ses çıkardığı gibi bu adamada ses çıkarıyor, bu kısımlar çok etkiledi beni. Evide terk ediyor işte, yollarda kalıyor, ama şansdan bir evle karşılaşıyor hatta St. John adında bir evine alıyor onu, aylarca orada kalıyor ve evet benimde tahmin etdiğim gibi ne şanssa kuzeni çıkıyor bu adam ve Jane'in arkadaş olduğu kızlar. Jane'e dayısından 20 bin gibi bir miras
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
7/10
·656 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 19:08
Helloooo Nasılsınız bakalım? Ben Gökçen ile başladığım serisinin yan serisi olan Bülbül Kapanını bitirmenin hüznündeyim. Karakterler sanki ellerimde büyümüş serpilmiş gibi hissediyorum. Bildiğiniz üzere Timur Tönge ile tanışıklığım Gökçen serisi ile başlıyor. Murathan'dan sonraki favorim oluyor kendisi. Hikayesi çıkınca taktir edersiniz ki hemen okumaya başladım. Dört kitaplık bu seriyi de iyi ki okumuşum. Üçüncü kitabın bittiği son kısım ciğerimizi bir miktar söksede sabırla dördüncü ve son kitabı bekledim. Sırf bunun için bile bana bir sürü (ödül) verilmeli Son kitap tam olarak bir okurun hayal edeceği gibi bitti. Bir miktar hüzün, bir miktar mutluluk, epeyce aşk. Timur'u, Ahuzar'ı ve diğerlerini. Eh bir de ailemizin yeni üyeleri Güneş ile Yusuf Ali hepinizi seviyor ve yad ederek hatırlıyor olacağım. Gökçen ve Bülbül Kapanı anlık tereddüt bile etmeden alınıp okunacak serilerden.. Bu sebeple sizlerde eyy sevgili okurlar alın OKUYUN ve OKUTUN KitapRüyasından Sevgilerle
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,017 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nurun İlk Kapısı
10/10
··
Beğendi
KALBE FÂRİSİ OLARAK TAHATTUR EDEN BİR MÜNÂCÂT Yani bu münâcât, kalbe Fârisî olarak tahattur ettiğinden Fârisî yazılmıştır.Evvelce, matbû olan Hubâb Risâlesinde derc edilmişti.Yâ Rab! Tevekkülsüz, gafletle, iktidar ve ihtiyarıma dayanıp derdime derman aramak için cihât-ı sitte denilen altı cihette nazar gezdirdim. Maatteessüf derdime derman bulamadım. Mânen bana denildi ki, "Yetmez mi dert, derman sana?"Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat, gördüm ki; dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdâdımın bir mezar-ı ekberi sûretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi. Hâşiye 1Hâşiye 1: İmân, o vahşetli mezar-ı ekberi, ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecmâ-ı ahbab gösterir.Sonra, soldaki istikbâle baktım; derman bulamadım. Belki yarınki gün, benim kabrim ve istikbâl ise, emsâlimin ve nesl-i âtînin bir kabr-i ekberi sûretinde görünüp, ünsiyet değil, belki vahşet verdi. Hâşiye 2Hâşiye 2: İmân ve huzur-u imân, o dehşetli kabr-i ekberi, sevimli saadet saraylarında bir dâvet-i Rahmâniye gösterir.Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki, şu gün, güyâ bir tabuttur; hareket-i mezbûhânede olan cismimin cenazesini taşıyor. Hâşiye 3Hâşiye 3: İmân, o tabutu, bir ticaretgâh ve şâşaalı bir misafirhâne gösterir. Bu kısmın Arapça ve Farsça ibârelerinin mânâları ve açıklamaları hemen altlarında verildiğinden, başka bir meâl konulmamıştır. İşbu cihetten dahi devâ bulamadım. Sonra başımı kaldırıp şecere-i ömrümün başına baktım. Gördüm ki, o ağacın tek meyvesi, benim cenazemdir ki, o ağacın üstünde duruyor, bana bakıyor. Hâşiye 4Hâşiye 4: İmân, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzed olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için çıktığını gösterir.O cihetten dahi me’yus
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0857 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2025 13. kitabı
Öncelikle kitapta geçen aşk hikayesi okura çok güzel aktarılmış. Yalın anlatımı ve akıcı dili ile sıkılmadan okudum. Onun dışında kitap her ne kadar gerçek bir hikayeden uyarlanma olsa da Ezidilerin hırsızlık yaparak can alması veya Müslümanların sırf inançları gereği ötekileştirdiği Ezidilerin acımasızca katledilmesi okurken vicdan muhasebesi yaptırmıyor değil. Diğer bir yandan kitap, Ezidilerin gelenek ve göreneklerini, yaşam tarzlarını aktarırken aynı şekilde müslüman kürtlerle olan dini ve kültürel çatışmalarını da gözler önüne serer. Buda hikayenin anlatımını zenginleştirmiş. Êzîdîler diğer Kürtler gibi İslamiyet'i kabul edip Müslüman olmadıkları için yıllarca ağır baskılarla karşılaşıp katledilmiş ve yurtlarından edilmişlerdir. Defalarca başka Din'e mensup topluluklar tarafından saldırıya uğrayan Ezidiler, çok çetin savaşlar verip daha fazla dayanamayınca Şengal Dağı'ndan dört bir yana göç etmişlerdir. Bunun için de orası onlar için kutsal sayılıyor. Yılda en az bir kez Şengal Dağı’ndaki Şeyh Adî’nin türbesini ziyaret ediyor, böylece hac görevlerini de yerine getiriyorlardı. Laleş Tapınağı’nda ayinler yapılıyor, dualar ediliyor, günahların affedilmesi dileniyordu. Şengal Dağı'ndan Karacadağ eteklerine yerleşen bir kabile de Evdi'nin ailesidir. Asıl hikayeye konu olan Dewreş ise Evdinin oğludur. Milan aşiretinin Sünni Kürtlerinden olan Adule'ye aşıktır. Ancak Adule'nin babası İbrahim Bey, Dewreş ezidi olduğu için evlenmelerine kesinlikle karşıdır. Bu kısımdan sonrası Dewreş ile Adulenin aşkları uğruna savaşları ve fedakarlıklarıyla kaçınılmaz acı sonu ile destanlaşmış bir hikayeyi anlatır. Okunmaya değer bir eserdi. Bitince ağıdını dinlemeyi unutmayın.. (Berbang-Ay Delal)
Dewreş İle AdûleAli Oruç (Bawer Ferat) · Yurt Kitap Yayın · 20161,291 okunma
Ateş olduk, kor olduk, (kul mu kalacağız) kül mü olacağız?
Puan vermedi·100 syf.··
2025 51. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 02:53
Kitabın kapağını ilk gördüğümde gayr-ı ihtiyari şunlar döküldü ağzımdan:"Ateş olduk, kor olduk, kul mu kalacağız, kül mü olacağız?" Aşk insanı yakar kor eder, kül eder, kül olarak kalırsan vay haline, külü kul edesiniz inşallah. İşte bu duygularla elime aldım ve başladım okumaya. Kül mü kul mu ikileminin karşılığınıda buldum kitapta, beşeri aşkın ilahi aşka olan yolculuğuyla. Ben şiir kitaplarını alel acele okumam, yavaş yavaş, bir daha bir daha, her okuduğumda başka bir mana ve anlam bulmaya çalışarak okurum. Okur böyle yavaş ve sindire sindire okuyorsa, şair her bir mısrayı yazmak için neler çekti ve ne kadar zamanda yazdı diye düşünmemek elde değil. Şiir, hipotetik yazılmaz bence. İşte bu sebeple Kül'ü okurken, şair aşka dair hislerini duygularını bütün samimiyeti ile aktarırken, o mısraların kaynağının şairin yaşamından yansımalar olduğunu düşünerek okudum. Her mısra aşka dair bir gerçeklik bir yaşanmışlık ve hayat tecrübesi bence. Aşkın tarifide tarif edeni çok, Aşkı birde Kül'den okuyun, belki Kül'ün aşk tarifinde bulacaksınız aşkın sizde ki karşılığını. Ömrün güzel, adın daim olsun Aslı Hocam.
KülAslı Özgür · Zet Yayınları · 202536 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
DUA / II Ey Yaratıcı Rabbim! Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın. Sen kendi özel emanetini insanoğlunun omuzlarına yüklemişsin. Sen bütün peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için göndermişsin. Sen kendine, peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın. Sana ve peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz. Senden özgürlük, bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz. Bize bunları bağışla! Çünkü çok muhtacız ve her zamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve cehaletin kurbanı olmuşuz. Ey zayıf bırakılmışların Rabbi! Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları – ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarının devamıdırlar ve her zamankinden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır –insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin. İşte şimdi zamanı gelmiştir. Yeryüzünün lanetlileri senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir. Ey gaybın bilicisi Allah’ım! Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar, yalnızca yeryüzünün mustaz’aflarıdır. Ey Yüce Rabbim! Sen tüm meleklerini Adem’e secde ettirensin. Şimdi insanoğlunun, idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz sürdüğünü görmüyor musun? Onları bu çağın putlarına –ki hepsini kendimiz yapmışız – tapıcılıktan, onlara kulluktan kendi özgür kulluk ortamına çek ve kendilerine özgürlük bağışla! Ey güçlü Rabbim! Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hâlâ yeryüzünde egemendirler. Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!! Ey Kadir olan Allah’ım! Ailemize sorumluluk, halkımıza bilim, inananlarımıza aydınlık, aydınlarımıza iman,
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma