9/10
·368 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 17:04
Louise, bir barda tanıştığı adamın ertesi günü yeni patronu olduğunu ve evli olduğunu öğrenir. Şans eseridir kiii David'in karısı Adele bir gün Louise'in karşısına çıkar ve arkadaş olurlar... Hikaye böyle başlayıp ilerliyor. Ya şimdi ne diyeyim sana Rob... spoiler içerek çünkü bir tık kırgınım:) Louise'in yitip gitmesi beni üzdü. Adele ve David bir çift Rob Adele'in arkadaşı Louise David'e yürüyor evli olduğunu bilmiyor:)) Rob David'e aşık oluyor ve astral seyahat sırasında beden değişiyor Adele ile ve onu kuyuya atıyor yani eski bedenini David ise boğucu tehdit sinir krizleri sahibi ruh hastası eşi Adele'den (yani Rob'dan) o kadar bıkmış ki yeni heyecan peşinde Louise'e aşık oluyor git gide. Tabi bunu Adele(Rob) biliyor ve planını kuruyor. Louise karabasan sorunu yaşadığı için onu yönlendirmesi kolay oluyor. Tüm hikaye Louise'in bedenine girmek. Çünkü kocası onu seviyor. Ve bunu başarıyor. Çok sinir olduğumu belirtir inceleme değilde özet niteliğinde olan yazıma son veririm efenimmm. Çok sinir oldum Rob'a ruh hastası deliiii...
Gözlerinin ArdındaSarah Pinborough · İthaki Yayınları · 20201,349 okunma
Gençliğinde Victor Hugo
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 02:19
Eserleri ölümsüz, aşkı bahsettiği gibi ölümsüz olmayan yazar Victor Hugo... İyi ki bu mektupları diğer eserlerinden sonra okumuşum. Çünkü bu kadar sevdiğim bir yazara istemeden önyargıyla yaklaşırdım.Yirmili yaşlarda sevdiği kıza yazdığı mektuplarda, sürekli taparcasına bir aşktan ve her mektubun sonunda sonsuz bir sadakatten bahsedilmiş. Victor Hugo'nun o zamanki hisleri belki de gerçekten bunlardı ama iki üç sene boyunca her mektupta bu kadar abartılı bir sevgi, kendinden emin bir sadakat ve her seferinde kendini eleştirirken bile kendini haklı çıkarmaya çalışması, bana biraz duygusal bir manipülasyon gibi geldi. Âşıklar sonunda evleniyor. O dillere destan âşk ve sadakat dolu mektuplarına rağmen, kahramanımız eşini maalesef defalarca aldatmış. Hatta eşini aldattığı kadını da başka bir kadınla aldatacak kadar fazla aldatmıştır... Victor Hugo benim çok çok çok sevdiğim bir yazardır. "Sefiller, Deniz İşçileri, Notre Dame'ın Kamburu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü" gibi eserlerini okuyanlar bilir ki hepsi ayrı ayrı birer başyapıt. Hatta Sefiller'i okurken orada gururlu, fakir ve masum bir âşık olan Marius adında bir genç vardır. Bu mektupları okuduktan sonra Marius'un aslında Victor Hugo'nun kendisi olduğunu anlıyoruz. İlk defa bir eserini okumaktan zevk almadım. Sevgilisine bu mektupları yazarken, her defasında okuyup yakmasını söylemişse de Adele bu mektupları saklamıştır. Bir gün vaktim olursa Sefiller eserini yeniden okumak isteyecek kadar kalemini çok seviyorum Victor Hugo'nun ama Nişanlıya Mektuplar eserini sevmediğimi belirtmek isterim. Elbette bu tamamen kişisel bir görüş. Beğenmeyenler kadar beğenenler de çoktur muhakkak. Özel hayatı kendisini ilgilendirmekle beraber, iyi ki bu dünyadan Victor Hugo geçmiş diyerek bitiriyorum. Beğenenlere keyifli okumalar.
İnceleme
Nişanlıya Mektuplar 1820-1822Victor Hugo · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022779 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·368 syf.··
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 21:22
️Herkese selam, Öncelikle kitabın yazarına hayran kaldım. Bu şekilde bir son yazmak için zeka gerekiyor gerçekten. Bakın kitabın konusunu, ne anlattığını falan boşverin konusuna bile bakmadan okuyun. Gerçekten sadece o ters köşe, o son için bile okunur. Kitabı okurken çok iyi bir plot twist içerdiğini biliyordum. Kitabı da @Gokyuzu_maviss ile okuduk. Hep en olanaksız olanını düşündük ama o kadar iyi bir twist ki yanından bile geçememişiz. Son sayfalarda tahmin ettiğinizi düşünüyorsunuz, başka bir ihtimal olmadığını düşünüyorsunuz ve birden BAM şok oluyorsunuz. Ben son sayfada bile şok oldum. Konusunu da bilmek isterseniz. Üç Kişi sır tutabilir… Eğer ikisi ölüyse. Louise modern dünyanın tekdüzeliğine sıkışmış bekâr bir anne ve sekreterdi. Bir akşam tesadüf eseri dışarı çıktığında barda bir adamla tanışmıştı. Öpüştükten sonra adam gitse de Louise nihayet biriyle anlaşabildiği için mutlu olmuştu. Ancak pazartesi günü Louise işe gittiğinde yeni patronu David'le tanıştı. Bardaki adamdı. Bardaki evli adamdı. Öpüşmüş olmalarının büyük bir hata olduğunu söylüyor ama gözlerini Louise'den alamıyordu. Bu sırada Louise şehre yeni gelmiş ve bir arkadaşa ihtiyacı olan Adele ile de tanışmıştı. Tesadüf oydu ki Adele, David'in karısıydı. Fakat hikâyenin gidişatını şimdiden tahmin ettiğinizi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. David ile Adele mükemmel bir çift gibiydiler. O halde David neden bu kadar kontrolcüydü? Adele neden eşinden korkuyordu? Louise bu çiftin yörüngesine kapıldıkça cevaplaması imkânsızlaşan sorularla karşılaşıyordu. Tek bildiği, bir şeylerin korkunç derecede yanlış gittiğiydi ama Louise durumun ne kadar kötü olduğunu ve bir insanın evliliğinin sırlarını korumak için neleri göze alacağını asla tahmin edemeyecekti.
Gözlerinin ArdındaSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 20181,349 okunma
Biraz Tahlil; Fazlaca Özet
Puan vermedi·464 syf.··
2025 72. kitabı
Emile Zola'dan bir şey okumak banliyölere ve işçi hayatına biraz da olsa yakınlaşmak demektir. Bu roman bir Paris banliyösü olan Goutte-d'Or Sokağı'nda geçmektedir. Roman boyunca bu sokağı bir tiyatro sahnesi gibi kullanmıştır Zola; bütün oyuncularını yeri ve zamanı geldikçe burada sergileyip bize tanıtmıştır. Hikayesi için gerekli bütün aksiyonda temel olarak burada yer almıştır. Romanı bir akademik çalışma altında inceleyecek olursak; bazı sosyolojik tespitler yapmaya hak kazanabiliriz. Bunlardan başlıcası Zola diyor ki; insan sefaletini başkalarının sırtına ve omzuna basarak ya da diğerlerine kıyasla daha iyi durumda olduğunu düşündüğünde unutabilir. Örneğin, Lorilleux ailesine yakından bakılabilir. Bir diğer konu ise Paris'in merkez sokakları ve arka sokakları arasındaki sosyo-ekonomik fark aslında gelirlerin eş dağılmadığını ve herkese yetecek kadar yemek ve yer varken bunun sağlanamadığını ortaya koymaktadır (biraz da hükümet eleştirileri). Gervaise kitabın sonunda yaşadığı sefalet ile kendini pazarladığı satırlar aslında iki sokak arasındaki ekonomik farkı netlikle göstermektedir. Zola'nın kitabı bitiriş şekli de biraz kafa karıştırıcıdır. Coupeau delirerek, Gervaise ise sefalet içinde ölmüştür. Son sayfasından başlandığında okunmaya Zola şunu iddia ediyor diyebiliriz; bu hayattan bir kurtuluş yoktur. Ne kadar çıkışlar, yükselişler de olsa bu banliyöye girdikten sonra bir daha kurtulmak mümkün değildir. Burası ahlaki olarak yozlaştırır ve nihayetinde ekonomik çıkmazlarla birlikte kişi sefil bir hayatı tercih etmek zorunda kalır. Lantier'ler ise kazanandır. Lantier'ler hiç bir kıymetli duyguya sahip olmayan ihtiras bir perver olarak tüm kitap boyunca başına bir şey gelmeden hafızamızda yer edinmiştir. Peki, bu kadar net yargıları ifade etmeme rağmen neden
MeyhaneEmile Zola · Görsel Yayınları · 19934,697 okunma
8/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Jane Eyre. Güzel kitaptı. Tüm yaşananlara rağmen Jane hiç bir zaman kimseye boyun eğmedi. Fikirlerini istediği gibi ifade etti. Sonradan tanıştıkları adamın evlilik teklifini reddetti. Dönemine göre güçlü bir kadındı Jane Eyre. Kitabın özeti:(bir siteden aldım, okuduğum kitapların içeriğini unutmamak için buraya not alıyorum) Jane Eyre, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş bir kız çocuğudur. Dayısı onu yanına alarak iyi bir hayat sürdürmesine yardımcı olurken dayısının ölümünden sonra kötü kalpli yengesi Bayan Reed'in zalimliğiyle karşı karşıya kalır. Bayan Reed, Jane'i sürekli aşağılar ve onu hor görürken Jane’e tek iyi davranan kişi Kahta Bessie'dir. Jane, kitap okumayı çok sever ve bir gün erkek kuzeninin kitaplığından bir kitap okurken yakalanarak kötü bir şekilde dövülür. Yengesi tarafından dayısının eski odasına kapatılan Jane, burada dayısının silüetini görerek bayılır. Doktor bir şeyi olmadığını söyler ancak kötü kalpli yenge Jane’i evden göndermek için doktordan rapor alır. Sonunda Jane, yatılı okula verilir. Yatılı okula giden Jane, altı yıl öğrencilik ve iki yıl öğretmenlik yaparak zaman geçirir. Ancak farklı bir şeyler denemek ister ve Thornfield'deki bir iş ilanına başvurur. Öğretmenlik yapmak üzere davet edilir. Orada karşılaştığı yaşlı ve tatlı kadın Mrs. Fairfox'un kahya olduğu evde öğretmenlik yaparken Adele isimli küçük bir kız çocuğuna ders verir. Bu sırada evin sahibi olan Mr. Rochester ile tanışır ve ona aşık olur. Mr. Rochester da aynı şekilde hisseder ve bir süre sonra ona evlenme teklifi eder. Ancak düğün günü, Rochester'ın zaten evli olduğu ortaya çıkar ve Jane evi terk eder. Rochester'ın deli karısı da evin tavan arasında yaşamaktadır. Birkaç gün boyunca aç ve susuz kalan Jane, sonunda dayanamayacak hale gelir ve yolculuğu
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
10/10
·1606 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2024 20:42
Victor Hugo 26 Şubat 1802’de Napoleon’un ordusunda görevli subay Joseph Leopold Sigisbert Hugo ile Sophie Trebuchet’in en küçük oğlu olarak Besançon’da doğdu. Babasının atamaları gereği aile, önce İtalya’ya ardından Paris’e oradan da İspanya’ya taşındı. Hugo 1815ten 1818’e kadar Paris’teki Pension Cordier ve Lycee Louis -le -Grand’a devam etti. Ergen yaştan itibaren şiir yazmaya ve Virgil çevirileri yapmaya başladı. 1822’de ilk şiir derlemesi Odlar ve Çeşitli Şiirler ertesi yıl ilk romanı İzlanda Hanı yayımlandı. 1822’de Adele Foucher ile evlendi. Beş çocuğu oldu. 1820’li yıllarda edebiyat çevrelerine giren Hugo Lamarte, Vigny ve Musset gibi yazarlarla birlikte romantizm akımının kalesine dönüşen Cenacle grubunu kurdu. 1827’de yayımlanan Cromwell oyununa yazdığı önsöz, klasik Fransız edebiyatına karşı romantizmi savunduğu bir manifesto olarak kabul edildi. 1929’da gerçek bir olaydan esinlenen Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı kısa romanını yayımladı. 1830’da yayımlanır yayımlanmaz büyük başarı kazanan oyunu Hermani geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Ertesi yıl ilk tarihi romanı olan Notre Dame’ın Kamburu’nu yayımladı. 1833’te yazdığı Lucrece Borgia adlı oyununun prömiyerinde yarım asır boyunca ilişki yaşayacağı oyuncu Julie Drouet’yle tanıştı ve aşık oldu. 1841’de Academie Française seçildi. Bir kaza sonucu kızını kaybetmesi onu kötü etkiledi bir süre kitap yazmadı, siyaset ile ilgilendi meclise girdi kraldan soyluluk unvanı aldı. Darbe ile yönetimi ele geçiren III. Napoleon’a karşı direniş örgütlemeye çalıştı ancak tutuklanacağını anlayınca Brüksel’e kaçtı. Yaklaşık yirmi sene sürgünde yaşadı. Bu süre zarfında ; Küçük Napolyon, Bir Suç Hikayesi, Düşünceler, Yüzyılların Efsanesi, Azaplar gibi şiir ve hicivlerini yazdı. Sefiller ve Deniz İşçileri gibi büyük
Edebiyat & Roman
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Iletişim Yayınları · 2023105,4bin okunma