Baba: Ne diyorduk?
Kadın: Hiç. Gidip geliyorduk sadece.
Baba: (Anlamaz) Nereye?
Kadın: Hiçbir yere ne yazık ki. Çelişkiler arası yolculuk yapıyorduk demek istedim. Ümitle ümitsizlik, sevgiyle sevgisizlik, korkuyla korkusuzluk, inançla inançsızlık arasında dolanıp duruyorduk.
Baba: Saçmalıyorduk yani.
Kadın: Bocalıyorduk.
Adam: Hayır, can çekişiyorduk!
Kadın: Güzel, devam edelim öyleyse!
Yanıt
Benim bildiğim elimde bir ölüm özgürlüğüm vardı, alamazlardı
(Bunca şeyi bunun için anlattım örneğin ne güzel uyuyordunuz dedim)
Bir sabah salt daha iyiye böyle giderdi dünya
Diyordum tüm düşmanlıklar böyle biter dünyada başka değil
O şehri aç bırakan adamı göremezdiniz bir daha bir daha açlık nedir bilmezdiniz
Bir düşünün bakacaktınız o düşmanlıklar açlıklar bir sabah bir sabah hiçbiri yok
Ben onu bunu bilmem bakacaktınız bir sabah her şey güzel
Bıraksalardı en başta bunlar olacaktı.
Bu sefer olmadı.
Birden daha bir güzel gelmesi pazartesilerinin onunladır artık
Onunla gelen bir sabah erkenden gelecektir bir daha hiç gitmeyecektir
Gelmeyen güzel bir şey yoktu sizinle, bir deniz sizinle yüz kere görünürdü
Durup dururken bir yere bir yıldız düşse siz geçiyorsunuz derdik