Şöyle ki... Evden ayrıldığımda, elimden geldiğince özgün yaşayacağıma dair kendime bir söz vermiştim. Sonuçları ne olursa olsun, aldırmadan.
Öyle de yaptım.
“Okumak, yeni şeyler öğrenmek her zaman en iyi baş etme yöntemim oldu. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğum bu günlerde de yine kitaplara sığınıyorum.”
Patti Smith'i birkaç yıl öncesinde Dancing Barefoot şarkısıyla tanımıştım. Bu kitabın adını duymuştum fakat almamıştım.
Ardından kikapú'nın okuduğunu ve yorumlarını görünce bu bir işaret olmalı diyip aldım. Sonunda okuyorum. Okumak için heyecanlıyım.
Teşekkürler kikapú
"Uzunca bir süre kendine sığınaklar kurup yıktın: düzen ya da eylemsizlik, başıboş sürüklenme ya da uyku, geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı. Daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi, kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki. Ama oyun bitti, büyük şenlik, ertelenmiş yaşamın yalancı sarhoşluğu bitti. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı.
''Ölmedin. Delirmedin."
seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında. nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine. gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kâküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti. ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken. bütün öksüzlerin kederiyle baktım yüzüne, ne zaman geleceği düşündüysem. bir haksızlığı haykıran herkese senin soluğunu verdim. bütün hapislerin penceresi yaptım seni. sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterdim, bir özür, bir bağışlanma umuduyla. kirpiklerinin ömrüme açtığı yolda yaptım bütün kavgalarımı. söze inandım, gövdene ondan çok. dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu. alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca.
çocuklar dünya karşısında yenik büyüyordu. babalarından başka doğru bilmeden yaşlanıyordu erkekler. çarşılar evleri çoktan teslim almıştı. kızlar şarkısını kimseye söyleyemiyordu. sokaklardan esen güneş değil, geri çekilme duygusuydu. annelerin sütünde ışık yoktu. kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi. güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes. koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. incelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti. şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu. gittiği en büyük uzaklık evinden işi