"Ne tür kitaplar okuyorsun?"
"Her türden."
Karşısındaki direğe yaslandım, boynumu geriye çevirerek ısrarcı bakışlarına karşılık verdim.
"Temelde Paranormal olanları tercih ederim."
"Vampirler ve kurtadamlar mı?"
Kaç soru sorabiliyordu bu çocuk yahu?
"Evet"
"Hayaletler ve Uzaylılar?"
"Hayalet hikayeleri güzel ama uzaylılardan emin değilim. ET bana ve bir sürü okuyucuya hitap etmiyor."
Tek kaşını kaldırdı. "Sana ne hitap eder?"
"Yapış yapış yeşil uzay yaratıkları hitap etmez," diye cevap verdim. "Her neyse çizgi romanlar, tarihi şeyler de hoşuma gider..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Hep en güzel insanların; gerçek anlamda hem içi hem dışı güzel olanların, sessizce bunun etkisinden bir haber olanlar olduğunu fark ettim. Sahip oldukları güzelliği savunanlar, ellerindekini boşa harcamıyorlar mı? Güzellikleri sadece gelip geçici. Sadece gölgeleri ve hiçliği saklayan bir kabuktan başka bir şey değil."
"Biliyor musun, hakkın var. Sana öküz demem çok yanlış. Çünkü öküz senin için fazla iyi kalıyor." dedim tatlı tatlı gülümseyerek.
"Sen yavşağın tekisin."
"Yavşak mı?"
"Hepsi onu çaresizce sevdiğimdendi."
"Çok seviyordum... Gururu da benimdi kendisi gibi."
"Bu suskunluk bütünüyle içten gelen tiz bir çığlıktı."
"Bu dünyada çektiğim işkencenin bir parçasıydı sanki etrafta gördüğüm tüm canlılar."
Yine Stefan Zweig, yine harika bi eser. Ben sevim. Bu kitapta galiba biraz Zweig' in psikolojik çöküntüsünü okuduk. Mutsuzluklarından yaşadıklarından umutsuzluklarından ve sonu ölümle biten hayatını konu almış gibi...