-'Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz.Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa ; aynı şekilde bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır.'
-'Kaybedecek bir şeyin olmadığında istediğin kadar riske girebiliyorsun.'
-'Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız ; zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur. Ama bunları, bu bilgileri kitaplardan karşılayabiliriz."
-'Kendini kurtar ya da boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.'
-'Televizyon sana ne düşüneceğini söyler.Seni istediği şekilde büyütüp şekillendirir!'
-'Kitaplar insanoğlunun zihnine giren, iç huzurunu bozan dolu bir silah, insanları düşünmeye sorgulamaya, bir şeye dair nasıl değil neden şeklinde soru sormasına yöneltir. İnsanların düşünmesini, sorular sorarak onların mutsuz olmasını engellemek için en güzel yapılacak tabi ki kitapları yakmakti, ateş temizlikti onlara göre. Düşünmeye ve birbirleriyle konuşmaya dair asla boş zamanları olmayacaktı böylece insanların. (onları sürekli hareket halinde tutacak eylemler yapıyorlardı) Bu yüzden akıllarını kendilerini zeki hissetsinler ve düşündükleri zannetsinler diye boş bilgilerle doldurdular. Sorgulama, yorumlama yoktu o yüzden mutlu oldular. Herkes birbirine benziyordu, kendilerini kiyaslayacaklari herhangi biri yoktu.'