Gezginin duyguları daima sınırdadır, tan sükûnete ermek üzereyken bir yenilik uğruna keyifle sürdürdüğü uğraştan vazgeçmek zorunda kalır, dikkatini yeni olana odalamışken onu da diğer yenilikler uğruna terk eder.
Dürtülerimiz yalnızca açlık, susuzluk ve şehvetten ibaret olsaydı, neredeyse özgür olacaktık. Oysa şimdi esen her rüzgardan, tesadüf eseri edilmiş bir sözden ya da o sözün zihnimizde uyandırdığı manzaradan etkilenir durumdayız.
Eğer kendinizi adadığınız çalışma, sevginizi zayıflamaya ya da değerini hiçbir zaman yitirmeyecek basit zevklerden aldığınız hazzı yok etmeye başlamışsa o çalışma mutlaka kural dışı, yani insan zihnine aykırıdır.