Her halükarda, hepinizin tanrıların ya da tanrıların ideasının köleleri olduğumuz veya iş oraya kadar varırsa ,yasaya tabi olduğumuz söylenebilir.Kısıtlanma hayatın bir gerçeğidir.
Rock müzikteki yüksek sesliliğinin içerisinde hareketlilik vardır;dile getirilemeyen duyguların,düşüncelerin,davranışların ,şöyle bir yerlerde sıkışıp kalmış bir şeylerin ses olmuş halidir.Zihnin serseriliğidir.Rahatsız ve bir türlü dinginleşemeyen serserinin uyku ilacıdır.
Serseri zihinlere dokuz dakikalık senfonik metal tavsiyesi...
Haggard-Awaking the Centuries-Asırların Uyanışı-
youtube.com/watch?v=VvYRYCI...
"Duygularına güven!"-Ama duygular ilk ve son değildir,duyguların altında bize duygular biçiminde (eğilimler, tepkiler)kalıtım yoluyla geçmiş olan yargılar ve değerler vardır.Duygudan kaynaklanan esin ,bir yargının torunudur;-ve genellikle yanlış bir yargının !-Yani kesinlikle seninkinin değil !Duygularına güven,-bu,insanın büyükbabasına ve büyükannesine ve onların büyükanne ve babalarına içimizdeki tanrılardan-aklimiz ve deneyimimiz- daha çok itaat etmesi anlamına gelir.
Nietzsche, zihnimizin karanlık taraflarını aydınlatan, dünyayı yeniden farklı gözle görmemizi sağlayan özel bir yazar.
Westworld dizisinde “İnsan kurmacadır.” diyor. Maalesef Nietzche de burada duygularımız bile kurgulanmış diyor.
Katılıyorum size.Nietzche insanı hiçliğe dönüştürüp sonra kendi içinden yeni baştan birey yarattırıyor.Bu paragrafı okuyunca" duygular da mı bize ait değil ve yeniden oluşturulması gerekiyor?"diye düşündürttü ve her düşüncesi gibi bu da sarstı.