Fidan Hanım
8/10
·480 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:19
Merhabalar size grubumuzla okumayı seçtiğimiz ikinci kitapla geldim. Bu ayın son kitabı olacak sanırım bu. Ben okurken keyif aldım. Kitabın puntoları büyüktü ve ayrıca sayfa yaprakları yumuşaktı. Bu bana okuma kolaylığı sağladı. 475 sayfadan oluşsa da şu gibi akıp gidiyor. Yazarın kalemini de sevdim diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım. Bu eseri dram ağırlıklıydı. Kitabın başında Fidan'ın yaşam hayatının nasıl ilerleyeceğini az çok anlıyorsunuz zaten. Felaketler üstüne felaketler yaşadı kızcağız. Ama adam akıllı şükür sabır göremedim ben kızda. Yani hep bir Allah'a yaşananlara kadere isyanı vardı. Elbette kolay şeyler yaşamadı ama yaşadıklarını birilerine atıf ettirerek veya birilerini suçlayarak üzerinden atmaya çalışmasını ben saçma buldum. Ayrıca kitap sık tekrara uğrayan cümlelerden oluşuyordu, evet bu biraz sıkıcı gelebilir size. Fidan'ın kız kardeşi Anita'nın yaşadıkları yaptıklarına üzülsem de doğru bulmadım. İçerisinde inancı ölen her bir insan bu tarz davranışlar sergiler sadece. Büyük adada yaşamaları ve Kıbrıs'ın güzellerinden bahsedilmesi vs bana doğanın bir kez daha güzelliklerini hatırlattı. Fidan'ın annesinin hal ve hareketleri tavırları beni baydı. Anita'nın kocası Burhan'dan sonra ikinci şizofren ve psikopat bence Şayeste'ydi. Kitapta Ferruh Bey ne hata yaparsa yapsın sevdim. Ayrıca karakterimizin anneannesi Maide Hanımı çok sevecen buldum. Halası Şaheste ise ayrı bir anlam katmıştı kitaba. Fidan'ın arkadaşları Arzu ve Akasya ise kızın her zaman destekçileriydi. Dostlukları beni mestetti. Komşuları olan Baba Yorgo ve Madam Rita arasında geçen diyaloglar ve onların komik hallerini okumak eğlenceliydi benim için. Fidan'ın karşısına çıkan Han Bey'e ise ilk başta kanıyorsunuz ama sonradan büyük hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Fakat ben ondan olumsuz
Roman
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025877 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 13:13
#OkudumBitti Uketsu Tuhaf Resimler * Çocuklar gözleriyle gördükleri şeyleri olduğu gibi gerçek haliyle çizmelzer, zihinlerinde beliren fikri resmederler.* Yazarı gibi kendi de ilginç bir kitap gerilim , cinayet, psikoloji, resim ve en önemlisi Aile-Çocuk temeline dayalı ..... Kitap psikolog Tomiko Hagio'nun bir hastasının yaptığı resmi yorumlamasiyla başlıyor. Ama bu hasta aynı zamanda kendi öz annesini öldüren 11 yaşında küçük bir kız çocuğu. Evet yanlış okumadınız Küçük bir Kız..... Çizdiği resimde kapısı olmayan bir ev , ağacın gövdesine çizdiği küçük bir kuş, ama ağacı öyle bir çizmiş ki dalları sivri uçlu görünümde ve ağacın yanında dudaklarinin etrafında lekeler olan bir kız cocugu... Psikolog bu resme göre çocuğun annesi tarafından şiddete uğradığını , kendini ve sevdiği canlıları koruma içgüdüsüyle hareket ettiğini açıklar. Belli bir süre ıslah evinde kaldıktan sonra toplum içinde korumacı , sevecen ve yardım sever biri olabileceğini düşünerek teşhis konusunda düşüncelerini paylaşır. Fakat ilerleyen zamanlarda küçük kızın hiç de bu şekilde bir hayat süreceğini göstermez kitabın kurgusu bize. Çünkü çocuk babasini küçük yaşta kaybetmiştir , annesi ise bu kaybı hala sindiremedigi için çocuğunu görmezden gelip onu sevgisiz bir ortamda büyütmeye devam etmiştir. Birgün okuldan geldiğinde annesini sinir krizi geçirir bir halde bulur kadının elinde ise o çok sevdiği kuşu son nefesini vermek üzeredir. Herşey bir anda olup biter .... Bu kitap sadece bir ölüm, psikolojik buhran yada aile trajedisi şeklinde devam etmiyor. Bir blog yazarının son notunu okuyan üniversite öğrencisinin notta yer alan gizemi çözme isteği, dağ gezisi sırasında vahşice öldürülen resim öğretmeni , bu cinayeti çözmek isteyen bir gazetecinin
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,912 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·272 syf.··
2025 90. kitabı
Evet kitap isminden de anlaşılacağı üzere Affetmek üzerine okuyoruz. Affetmenin özellikle kişinin kendi üzerinde ki etkisini okuduğumuzda aslında kendimize ne kadar zarar verdiğimizi görüyoruz ve bir şeyi affettiğimizde nelerin değiştiğininin de farkına varıyoruz işte bunları okuduktan sonra insan ister istemez affetmek istiyor. Peki gerçekten affetmek istiyor muyuz? . . Kitapta test var; ne kadar affedicisin diye? Ben maşallah en kötüsü bi affetmeyen çıktım. Şaşırdım mı hayır çünkü öyleyim kolay kolay affedemem ve özellikle affetmek istemem. Ama zamanla zarar verdiğini de bilirim. Yazar kitapta kendi hayatında yaşadığı örneklerle ve gelen soruları da cevaplayarak çok güzel anlatmış. Böyle sakin kafa ile kendini bilerek okumak lazım o zaman çoğu kişide etkili olacağını düşünüyorum. . Şimdi kitabı okuduktan sonra farkına varıp affetmeye başlayacak mısın derseniz evet başlayacağım ama affettiğimi kimse bilmeyecek. Ben kendi sağlığım için uzun zamandır affetme terapisi gördüm ve bundan sonra da devam edeceğim çünkü affettikçe kendimi daha iyi hissedip daha pozitif oluyorum. Zaten hazmedemeyen insanlar sinirli,birden parlayan,olumsuz değil mi ki ?! He işte böyle olmak istemiyorsan ve bir şeyleri affedemiyorsan gönülden tavsiye ediyorum kendine bunu yapma
Affetmek ÜzerineEdward M. Hallowell · Olimpos Yayınları · 2023103 okunma
9/10
·232 syf.··
2026 41. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 02:02
En sevdiğim kişiye 28.11.2012 Bugün, bu blogu güncellemeyi bırakıyorum. Çünkü o üç resmin sırrını artık biliyorum. Nasıl bir acı çektiğini hayal bile edemiyorum. İşlediğin suçun nerelere kadar uzandığını da bilmiyorum. Seni affedemem. Ama kalbimde seni her zaman seveceğim. Sen nasıl bir kitapsın,anlatamam okumanız lazım kitap çok sürükleyici ve sürekli düşünürsen cinsten harika kurgulanmış sadece isimleri not etseniz iyi olur :) anonim yazarımızın ilk kitabıymış diğer kitaplarinida merak ettim.
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,912 okunma
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 23:16
“ Yaşamın değişim hızı benim okuma hızımdan daha yüksekti.” ✎ s. 494 Osman… Ben genelde karakterlere yüreğimden yaklaşır, severim. Osman bunun dışındaki ilk isim. Ona karşı hissettiğim duygu: öfke. Onun gevezeliğine(!), Yeşil Peri Gecesi’nden beri kızgınım. Kapak Kızı, Yeşil Peri Gecesi üçlemesinin son kitabı olan bu eserde söz sırası Osman’da. Kitap, röportajlar ve Osman'ın her anını yazdığı defterlerden oluşuyor. Röportaj kısımları dahi sıkıcı değil, orada da yine bir çok insanı inceleyip, onların gözünde ki Osman'ı görüyorsunuz. Osman, suskun biri... ona olan tüm öfkemin sebebi bu. Onun defterlerinin yer aldığı kısımlarda bazen kendimi de sorguladım. Hayatta bazen istediğimiz şeyler olmaz. Ama hep geride kalmamak gerektiğini çok net anladım bu eserde. Osman bu hikâyenin masumu değil. Çocukluğunda ve gençliğinde yaşadıkları beni çok etkiledi. Ama sadece üzülmek yetmiyor; adım atmak gerekiyor. Oblomov’dan fazlası Osman. Her şeyi görmek yetmez, o adımları korkarak da olsa atmak gerek. Korkuyu yaşamamak için her şeyin değişmesindense, o korkuyla yaşamak gerekir bazen. Seni affedemem Osman! Evet, zorluklar yaşadın… ama her defasında pes ettin. Bu seriye bir kitap daha gelsin çok isterim. Şebnem’in şimdi nasıl bir hayatın içinde olduğunu o kadar merak ediyorum ki…
Roman
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
Yorumm
Puan vermedi·448 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 23:00
VURGUN: PUSULASI DAĞ Yazarı: Burçin Sarıdoğan Yayınevi: Lapis Sayfa Sayısı:448 Merhaba. Serinin son kitabı Pusulası Dağ ile bu misafirlikte son buluyor. Geçmişte kapanmayan bir hesaplaşma günü kapıları çalıyor. Yalanlar içinde birbirini bulmuş bir çift. Yüzbaşı ve Kelebek Nar aileleri tarafından dışlanmış iki genç. Nare'nin Karamus'ta yaptığı kaza sonucu Vural'ın onu bulması ile hikayeleri başlıyor. Kemikleri kırılan ve hafızasını kaybeden Nare'ye bir süre Vural bakıyor. Evine gelen Beria da genç kızın tedavisine yardımcı oluyor. Bu sürede ise Nare bulanık bir zihin ile hareket ediyor ve birlikte İstanbul'a gidince hafıza geri geliyor. İlerleyen günlerde Yüzbaşı ile anlaşmalı bir evliliğe adım atıyorlar. Nare düğün günü evin içine kadar giren bir terörist yüzünden elinden yaralanıyor ama yine de nikah defterine imzayı atarak bir Ahıskalı oluyor. Sonrasında babasının da örgüte yardım eden iş adamlarından biri olduğunu öğreniyor ve düğün günü babasının verdiği müzik kutusunun kırılması ile bir gerçeği daha öğrenir. Müzik kutusuna gizlenmiş kağıtta yazılan mektupta gerçek annesinin onu çok sevdiği yazıyordur. Yıllarca sevgi beklediği kadın annesi değil sadece babasının eşidir. Bu süreç boyunca ise güvendiği tek kişi Vural'dır. Birlikte vakit geçirdikçe evlilikleri gerçek bir evliliğe dönüşür. Bir gün Nare'nin karşısına çıkan bir adam Nare'ye Vural'ın durmasını söyler. Nare ise Vural'ın gençliğini ailesini kaybetmesine neden olan bu adama ve kendisinin omuzlarına bırakılmaya çalışılan yüke nefret duyar yine de kocasını vaz geçirmeye çalışır. Vural ise Nare'ye vazgeçtim der ama intikam almak için yola çıkar. Geldiğinde karısı bebeklerini düşürmüştür ve artık kendisini görmek istemiyordur. Kitaptan Alıntılar *"Sakın yaklaşma," dedim bir kez daha. "Lütfen, benden uzak
1000k
Vurgun: Pusulası DağBurçin Sarıdoğan · Lapis Kitap Yayınları · 2024146 okunma