9/10
·600 syf.··
2026 34. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:26
Daha fazla kaos olamaz diyorum, sonra yazarlar gelip çıtayı arşa çıkarıyor. Bu kitapta sırlar ortaya dökülüyor, dostluklar sınanıyor.. Kendimi sürekli bir bölüm daha okuyayım derken buldum. Entrika, ihanet, romantizm ve aksiyon öyle güzel harmanlanmış ki kitabı okurken adeta Solaria'da yaşıyormuş gibi hissettim. Bazı karakterlere sarılmak, bazılarını ise akademiden aşağı yuvarlamak istedim. Bazı sahnelerde karakterler arasındaki çekim o kadar iyi yazılmış ki sayfaları çevirmek imkânsız hale geliyor. Ancak beni asıl etkileyen şey, bu sahnelerin hikâyeye ve karakter gelişimine hizmet etmesiydi. Romantizm, entrika ve kaos bir araya gelince ortaya tam anlamıyla bağımlılık yapan bir kitap çıkmış.Eğer karanlık fantastik dünyaları, güçlü karakterleri ve sizi sabaha kadar uyutmayan kitapları seviyorsanız, Zodyak Akademi sizi de pençesine alacak. Şimdi beni affedin, çünkü bu seriden çıkamıyorum Hesaplaşma Caroline Peckham Susanne Valenti
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 20260 okunma
Puan vermedi
Kitap sürükleyici ve okumanızı öneririm. Kitapta geçen olay örgütleri karakterler herşey çok güzel, ben beğendim. Okumanızı da tavsiye ediyorum. Ayrıca sıkı okur olmak için bunları paylaşacağim affedin beni
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Çin Mantısının İmparatorluk Macerası ve Salaklığı
6/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:36
Konusu: Larriet Belois, sıcak bir yaz günü giyotinin altında hayata gözlerini yumar. Ailesi, yeni İmparator tarafından vatana ihanet gerekçesiyle acımasızca katledilmiş ve en sona da o bırakılmıştır. Larriet ölürken İmparator Lupert'a lanet eder ama gözlerini yeniden açtığında kendini cennette değil, geçmişe dönmüş bir vaziyette bulur. (Biliyorum, bu konu artık bayıyor ama yapacak bir şey yok; yazarı, çizeri ben değilim sonuçta.) Larriet durumunun farkına vardıktan sonra gelecekte nasıl kendini ve ailesini hayatta tutabileceğini düşünmeye başlar ve çözümü ileride imparator olacak çocukla, yani Lupert'la çok yakın bir ilişki kurmakta bulur. Eğer kendini yeterince sevmesini sağlarsa onun elinden gelecek olan ölümü engelleyebileceğini düşünür fakat işler sandığı kadar kolay hallolmayacaktır elbette. Çünkü Lupert, henüz çocuk olduğu o dönemde kendisini destekleyebilecek kimsesi olmadığından ötürü diğer kardeşleri tarafından bir tehdit olarak görülmemek adına hayatını bir kız olarak sürdürmektedir. (Çünkü Lupert ve abisiyle ablasının anneleri farklı, ayrıca Lupert'ın annesi alt tabakadan bir dansçı olduğu için de işi ayrıca zor.) Larriet ise ailesinin tüm itirazlarına rağmen bir şekilde saraya gitmeyi başarır ve kimsenin sevmediği en küçük, güçsüz prensesin nedimesi olmak istediğini söyler. Bu şekilde, her ne kadar Lupert'tan nefret etse de en başından itibaren onu destekleyecek ve ileride de kendisine merhamet etmesini umacaktır. Şimdi ben bu webtoonu daha önce okudum. Tabii o zamanlar hâlâ devam eden bir seriydi. Sonunda tamamlandığı için de tekrardan okumak istedim. Bu arada hikâyeyi internetten fansub çevirileri ile okuduğumu da belirtirim; yani herhangi bir ad, vs. farklılığı varsa suçlusu kesinlikle ben değilim. Aslında 폐하, 또 죽이진 말아주세요 1 (Your Majesty, Please Don't Kill
1000Kitap
폐하, 또 죽이진 말아주세요 1Eclair · 파인툰 [FineToon] · 202218 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 21:26
Başkarakterimiz Santiago Amca. Tam 84 gündür tek bir hamsi bile tutamamış, şanssızlığı dillere destan olmuş, tabiri caizse okyanusun ortasında bile kara kedilerin yolunu değiştirdiği bir dedemiz. Yanında da ona hayran bir çocuk var, Manolin. Santiago dede "Ben bu sefer talihimi yeneceğim" diyip açılıyor derin sulara. Sonra oltaya bir marlin (kılıçbalığı) takılıyor. Ama ne balık! Balık değil sanki nükleer denizaltı! Balık tekneyi çekiyor, adam balığı çekiyor... O çekiyor, bu çekiyor... Günler geçiyor. Kitabı okurken resmen Santiago'nun yerine ben yoruldum. Sayfalara bakıp "Yahu bırak şu balığı amca, git köyün kahvesinde çayını iç, ne bu hırs!" diye bağırasım geldi. Hayır adamın elleri yara bere içinde kaldı, aç susuz denizin ortasında sürüklendi durdu. İnsan okurken "Umarım bu kadar eziyete değer" diye dua etmeye başlıyor. Sonra ne mi oluyor? (Spoiler uyarısı vereyim ama zaten kitap 1952'de yazılmış, affedin artık). Amcamız sonunda o dev balığı alt edip teknesinin yanına bağlıyor. Tam "Oh be, sonunda yüzü güldü dedemin!" derken, denizin bedavacı kabadayıları, yani köpekbalıkları kan kokusunu alıp partiye damlıyor! Adam o kadar gün aç susuz savaştı, gitti balığı kendi elleriyle köpekbalıklarına ziyafet çekti iyi mi! Okurken ekran başında sinir krizi geçirdim. Kitabın sonunda adamın elinde koca balığın sadece kılçığı kalıyor. Edebiyat eleştirmenlerine sorsanız bu kitap "insanın doğayla destansı mücadelesini", "yenilmez iradeyi" ve "asla pes etmemeyi" anlatıyor. Ama bana sorarsanız bu kitabın ana fikri çok net: Gerektiğinde vazgeçmeyi bileceksin! Ya da en azından, devasa bir balık tutmaya gidiyorsan, yanına motorlu bir tekne ve sağlam bir soğutucu alacaksın kardeşim. Kürekle nereye kadar? Özetle; kısacık ama sizi o küçücük kayığın içine hapseden, inanılmaz sürükleyici
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
10/10
·160 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 09:44
Okuyup hissetmemek mümkün değil. İnsan olarak ne kadar eksiğiz ne kadar umutsuz acılardan geçtik. Ülke olarak Allah bizi korusun .. Gidenlerin arkasından sadece rahmet okunabiliyor ama bu ülkenin insanı olarak kendi adıma beni affedin demekten başka bir söz bulamıyorum
Acı YorulduSerhan Asker · Alfa Yayınları · 2024316 okunma
İncelemem
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 16:13
Bazı anlar vardır. Kelimeler o kadar büyüktür ki yutkunamazsınız. O kadar sıcaktır ki yutamazsınız. Tek bildiğiniz kalbinizde oluşan ve daha sonra gözlerinize vuran sızıdır. Yüz altı sayfalık bir kitabın bende bu denli bir duygu seli yaratacağı aklıma hiç gelmezdi. Sayfalarda gezdikçe düğümlendi boğazım, gözlerim yaşardı, acıdan mahvetti, kafamda binbir türlü soruyla veda etti Diana ve sanki veda ederken dahi gülümser gibiydi. Okunmasını tavsiye ettiğim, uzun zamandır bu denli etkisinde kaldığım tek kitap diyebilirim. Her sayfada umudumun körüklendiği bu kez olacak bu kez anlaşılacak diyerek bekledim hep. Tek yaptığı acılarına gülmekti bi of bile demeden. Affet Diana seni duyamadık, çığlıklarını gülümseme zannettik, affet Diana ve Affedin Diana gibi olan niceleri…
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma