Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:50
Lisa Gardner’ın, hayal gücünü zorlayan muhteşem eserlerinden biri. Kurgusu çok güzel, her sayfada suçluyu bulmaya çalışıyorsunuz. Akıcı bir kitap, okuyanı sıkmıyor. Çok mutlu görünen aile hayatlarının dahi içinde neler olabileceğini görüyorsunuz.
Affet Ama UnutmaLisa Gardner · Martı Yayınları · 2020509 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 05:12
İki gecedir sabahın ilk ışıklarına kadar okuyorum. Çünkü kitabı ne zaman bıraksam aklım Kya’da kalıyor.. Gözyaşlarımı durduramadım bi ara.. Onun o yalnızlığını, çaresizliğini iliklerime kadar hissettim. Herkes terketti onu ailesi abisi ve tabi ki sevdiği.. Bi yanım Tateyi affet onunla ol artık yalnız olma derken bi yanım da affetme o senin en büyük yaranı bilerek aynı yarayı açtı sen de dedim.. Çok etkileyici çok güzel bir kitaptı, küçücük bir kızın bataklığın ortasında yapayalnız verdiği yaşam mücadelesi beni etkiledi. Bu kitabı bana yakın arkadaşım önerdi şimdi ben de gözüm kapalı herkese önereceğim.. Hoşçakal Kya.. Hoşçakal Bataklık kızı..
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,772 okunma
Reklam
Puan vermedi
aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.....bahaneydi sonbahar. "iyi insanlar iyi atlara binip gitti." her gecenin sonunda sabah her umudun başında allah var.. ölüm güzel şey: budur perde ardından haber... hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?... söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda... ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, "iyi insanlar iyi atlara binip gitti." insanoğlu kendi varından yoksun her ağızda fanilik dırıltısı; sonunda tek bir şarkı tabutun gıcırtısı. ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar. ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar. geçti istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni gelme, artık neye yarar? affet...! göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten... lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı? hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;kelimenin üstünde, cümlelerin altında... gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, ayağım takılıyor yerdeki gölgelere.. rahmetyaradan, rahmetini kahrından üstün saydı;ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı?
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
Kitap adı: Kaktüsler de çiçek açar Yazar: Songül Ünsal Sayfa sayısı: 158 Türü: Kişisel gelişim Kitabı iki saatte bitirdim. Her sayfada herkes kendi hayatından kesitler okuyacaktır mutlaka. Bir nevi özeleştiri ya da, aynadaki yansımanızın sizinle sohbet etmesi gibi. Kitap bilindik, "yaparsınız edersiniz", tarzı kişisel gelişim kitaplarından çok farklı. Yazarın daha önce bir kitabını daha okumuştum. Gelelim kitaba: Kaktüsler her zaman zor şartlarda gelişir çiçek açar ama aksine fazla ilgi ve su istemezler, işte bazı insanlar da böyle ama tam da bu insanların kıymeti bilinmemekte, diyor yazar. Kaktüsler de çiçek açar, hemde başka çiçeklere benzemeyen çiçeklerden. "Yeşilde huzur saklı, mavide sonsuzluk" bunların hepsinden herkeste az da olsa var. Ufak şeylerle mutlu olan insanlar hep daha fazla kırılgan olurlar. Arsız insanlardan o kadar çok bıkmışlardır ki, kendilerini yalnızlıkla ödüllendirirler. Hep eskiye özlem duyarız ama kimse kalkıp da eskide olduğu gibi davranmaz, sadece dile getirir. Kırıldım demek mi zor, özür beklemek mi? Pes edip yarını umutsuz bir şekilde beklemek mi? Hep başkalarından değer bekleriz, oysa kişi önce kendine değer vermeli bu egona tap anlamında değil. Yorulur insanlar, kırgınlıklar yorar, insanların kaba saba oluşları yorar, umutsuzluklar yorar. Oysa Bakara Süresi 156 Ayeti: "Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma" diyor. Her bir insanım en çok sınandığı şeyler, yapmam etmem dediği şeylerdir her zaman. İnsanların yaralarını kalbinde büyüttüğü mutluluk çiçekleri örter, hem onları büyütmekle meşgüldür hem de kırgınlıklarını onarmakla. Bilindik cümleyle bitirelim. "Belki üzüldün, yarı yolda kaldın, yapmaz etmez dediklerin paramparça etti ama bunları tek sen yaşamadın, yaşamıyorsun" En güzeli kalbine iyi
Kaktüsler de Çiçek AçarSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 20194,242 okunma
5/10
Bu yazardan neden vazgeçemiyorum gerçekten bilmiyorum Sevdiğim iki kitabı var diye gidip yazdığı bütün vasat kitapları da okuyorum resmen. O ilk kitaplarda aldığıım hissin peşinden sürükleniyorum galiba. Bir de şu kadar Instagram takipçisi olmasına hâlâ şaşırıyorum çünkü bana göre o kadar da iyi yazmıyor… Neyse. Serinin üçüncü kitabını aslında pas geçmeyi düşünüyordum ama yine dayanamadım okudum. Zaten bu serideki kız karakterlerin hiçbirini sevemedim. Erkek karakterler bir tık daha iyiydi sadece. Bu kitapta da bol bol sinir vardı: Dominik ve Alessandra. Alessandra için yazacak tek bir yorumum bile yok çünkü karakteri ne sevebildim ne anlayabildim. O kadar kopuktum kendisinden. Dominik ise… bebeğim sen daha iyilerine layıktın gerçekten Adam milyarder, yakışıklı ama eski karısının peşinde “beni affet” diye dolaşıyor. Bu ne eziklik Dom? Bir noktadan sonra romantik değil, aciz durmaya başladı. Kitapta olaylar öyle dramatize edilmiş ki sanarsın adam kadını aldatmış. Tamam, fazla çalışmış, ihmal etmiş falan ama bu kadar düşmanlık, bu kadar ağır tepki bana hiç geçmedi. Heyecansızdı. Duygu olarak da beni içine çekemedi. Sürekli aynı kavga, aynı inatlaşma dönüp durdu.
Hırs KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2025973 okunma
Bir kız yıldızları görebildiğini söylüyor ve bende kahroluyorum
10/10
·316 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:43
Titan'ın Laneti benim için gerçek bir roller coaster deneyimiydi. Kitabı okurken o kadar çok duygu değişimi geçirdim ki bunu kelimelerle açıklamam çok zor. Bana çok farklı duyguları bir kitapta hissettiren kitapların sayısı bir elimin beş parmağını geçmez ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Titan'ın Laneti o kitaplardan biriydi benim için. Kitap; Thalia, Annabeth ve Percy'nin iki melez çocuğu bulup kampa götürmek için görev almalarıyla başlıyor. Bianca di Angelo ve Nico di Angelo. Artemis avcılarının ve Zoe Nightshade'in de kitaba girmesiyle planları hiç beklemediği bir yöne evriliyor. Her şeyden daha önemlisi bu görevde Annabeth'i kaybediyorlar. Annabeth sonlara kadar kitapta yok onun yerine yeni karakterlerimiz var. Zaten kitap başlamasıyla birlikte size beş altı karakteri birden fırlatıyor ve neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırmıştım. Özellikle de Bianca'nın Artemis'in teklifini sanki akşam yemeğinde ne yiyeceğini seçmesi kadar kısa bir sürede kabul etmesiyle kendime "Bu kitap nereye gidiyor?" sorusunu sormak durumunda kaldım. Çok geçmeden sanki işler daha da karisamazmis gibi daha da karmaşık bir hal alıyor. Artemis kayboluyor ve görev artık bizzat karakterlerin ayağına geliyor. (Gerçekten ayağına geliyor) Ama bir sorun var ki Percy bu görev için seçilmiyor. Bu onu söz konusu Annabeth'in hayatıyken tabii ki durdurmuyor ve Pegasusunu da alıp Melez Kampı'ndan firar ediyor. Zoe onu başta istemese de ekibe yardımlarından dolayı kabul etmek zorunda kalıyor böylece ekibimiz tamamlanıyor. Fakat aldığımız küçük zafer uzun sürmüyor. "Başıma bir şey gelirse bunu Nico'ya ver. De ki... De ki üzgünüm." "Bianca, hayır!" İşte çölün ortasındaydık ve Bianca di Angelo kaybolmuştu. Bianca'nın kaybı beni baya etkiledi ama en çok da Nico'ya üzüldüm. Çaresizce
Titan’ın LanetiRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20176,1bin okunma
Reklam
Reklam