Sayfa 178den sonra yaklaşık 10 sayfa kadar siyasi bir navigasyon izliyoruz. Bir dervişin dilinden o dönemde nerede ne faaliyet var, anlatılıyor. Tabi bunların hepsi bir "keramet". Derviş oturduğu yerden hepsini görüyor öyle anlatıyor.
Ne bilginler geldi, neler buldular!
Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar.
Hangisi yarıp geçti bu karanlığı?
Birer masal söyleyip uykuya daldılar.
Ömer Hayyam
Dört duvar insanların yüreğinde, hem de kerpiçin hem de tahtanın en katısıyla yüreklerinde. Halbuki tabiat gelip yerleşmeli yüreğe; tabiat sevmektir, aşktır yiğit. Sevmek, en katı kerpiçleri en yongalı tahtaları eritir, yüreği tutsaklıktan kurtarır.