Fatma Aliye'nin kaleme almış olduğu bu eser için roman tanımından ziyade Ahmet Mithat'ın neden "Tasvir" tabirini kullandığını çok iyi anladım. Böyle bir yokluk içinde bulunmayın da böyle bir tasvir yapmak gerçekten her babayiğidin harcı olamaz. Zira yazar dönemin vakti hali yerinde ailelerinden hatta Ahmet Cevdet'in kızıdır.
Kim bilir belki kendisi de bir Şahap'tır ve Refet gibilere yardımlarda bulunmuştur. Babasının ölümüyle fakir bir hayat sürmüş olsa da Refet gururundan hiçbir zaman taviz vermemektedir.
Hele ki sondaki amcaoğlu ile evlilik diyaloglarını okumak, Refet'in paragöz amcaoğlunu reddedişi içimi rahatlattı. Canım Refet seni çok sevdim, isterim ki benim öğrencilerim de seni örnek alsın ve senin gibi kimseye muhtaç olmadan ayakta durabilme vasfına nail olabilsin
RefetFatma Aliye Hanım
Benim kazanmaya ve ele geçirmeye çalıştığım huylar ve erdemlerin ise en büyük ve en güzel süsleri derin düşüncelerle buruşmuş alın ile ilim uğrunda ağarmış saçlardır.
Öncelikle ismi ve kapağının güzelliği ile dikkat çeken eser bilim kurgu alanında tam bir Ütopik eser. Üç Amerikalı erkeğin böyle bir ülkenin varlığını duymasıyla merak duygusuyla gizlice bu ülkeye girerler.Ülkede geçirmiş oldukları süre içinde yaşadık larını ve Kadınlar Ülkesini tüm güzelliğiyle okuyoruz. Eserde ataerkil toplumun kadın bakış açısının bilinçaltlarımızı nasıl etkilediğini, neredeyse insana ait tüm kötü özelliklerin kadına atfedildiğini fakat özde böyle olduğunu göstermekte. Dikkatimi çeken bir unsur ise "annelik" kavramı. Günümüzde annelik kavramının ne kadar toksik ve şişirilmiş olduğunu bilmekteyiz fakat eserdeki annelik kavramının ise bambaşka bir dünya. Bu noktada biraz kişiye mevcut değer yargılarını ve de bakış açısını sorgulatıyor. Devam kitabının baskısının olmayışı üzdü Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman