Zihinlere İslam’ın öngördüğü ilkeler değil fakat İslam dışı dünyanın gözümüze taktığı gözlükler yerleştirilmiştir. İslam’ın söyledikleri kendi şartları ve kendi doğruları içinde anlaşılmaktan çok İslam dışı ölçütler o şartları nasıl göstermek istiyorsa öyle algılanmaktadır.
Şimdi insanlara yeniden dinin öngörülerine göre düşünmeyi önermek, onlara kafanızdaki bilimsel şablonları parçalayın demekle eş anlamlıdır. Bilimin ikonlaştırıldığı, onun dışında insanların düşünmesine ortam hazırlayabilecek başka imkanların ortadan kaldırıldığı bir dönemde, seküler düşünmeyi hayatın bir parçası, hatta anlamı haline getirmiş olanlara, sözünü ettiğimiz öneri kolay kabul edilebilir gibi görünmeyebilir. Buna rağmen bu tavsiyeden geri durmamamız gerektiğini biliyoruz. Hidayet şüphesiz Allah’tandır. Ama hidayet, şimdiki bilimsel anlayışın kalıplarıyla izah edilecek bir kavram değil.
Şimdi, çağımız Müslümanlarına, İslam’a Müslümanca bakış yerine bir müsteşrikin profan bakışı yerleşmektedir. Böyle olduğu için de İslam’ı kendi hakikati içinde kavrama noktasında aynı yetersizlikle, aynı maluliyetle karşılaşılmaktadır.
Yarın için hazırlık yapmanın akıllı yaratığa (insana) özgü olduğunu biliyoruz. Hayvan yarın için hazırlık yapmaz. Belki arılar ve karıncalar akla gelebilir. Ancak onlar yarın kaygısıyla bal yapmıyor veya zahire toplamıyor.