Afra Yılmaz

Afra Yılmaz
@afrayilmaz
Psikolojik Danışman
Üniversite
31 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Değerli bir hocamın tavsiyesi üzerine okumaya başladığım bu kitabı uzunca bir süre elimden düşüremedim. Kitabın içerisinde toplumsal değişme, kimlik sorunları, aidiyet duygusu, çocuk yalnızlığı, otorite, öfke, korku vb. birbirinden güzel birsürü konuya yer veriliyor. Psikiyatri alanının önde gelen isimlerinden biri olan Engin Geçtan bu konuları hem kendi klinik deneyimlerinden hem de şahsi gözlemlerinden yola çıkarak çok açıklayıcı bir şekilde ele almış. Toplumumuzdaki dönüm noktaları, zaman içerisinde geçirdiğimiz değişim ve dönüşümler çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. İnsanların belli başlı davranış kalıplarını ve bunların altında yatan sebeplere ilişkin çeşitli kuramları da içeren harikulade bir kitap. Özellikle pdr-psikoloji bölümü okuyan arkadaşlar başta olmak üzere psikolojiye ilgisi ve merakı olan, içerisinde yaşadığı toplumu daha iyi tanımak ve kavramak isteyen herkesin okumasını öneririm.
ZamaneEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,542 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 00:26
Doktor Andrey’in “Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o da bir deli!” sözü aslında kitabın konusunu bizlere oldukça açık bir şekilde özetlemektedir. Bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellada, eğitimli bir deli olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey arasında geçen felsefi nitelikli sohbetlere çokça tanık olacağız. Andrey ve Dmitriç’in yaptığı tartışmalara tanık olurken Andrey’in bu devasa kayıtsızlığına ve haksızlıklara göz yummasına son derece sinirlenmekle birlikte kitabın sonlarına doğru da ona karşı derin bir hüzün duygusu besledim. Doktor her ne kadar kitabın büyük bir bölümünde kayıtsız gibi görünse de bir yerden sonra sorguladığı bir evreyle karşılaşıyoruz fakat ne yazık ki iş işten geçmiş oluyor. Çehov’un okuduğum ilk kitabı olmasıyla birlikte kalemini çok sevdiğimi kesinlikle söyleyebilirim. 68 sayfadan oluşan bu novella kısa gibi görünmesine karşın mesajları o kadar doyurucu, hissettirmek istediği duyguları o kadar güzel işliyor ve geçiriyor ki etkilenmemek elde değil. Normallik-anormallik kavramlarının ayrımına değinmekle birlikte toplumdaki insanların başkalarını “deli” olarak nitelendirmesindeki ölçütlere ve bunların ne denli doğru olduğuna dair güzel bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum kitabın.
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
7/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Kitapta Arkady ve Bazarov karakterleri üzerinden gençler ile aileleri arasındaki kuşak çatışmasına çokça değinilmiş. Bazarov nihilist ve sorgulayan bir yapıya sahipken arkadaşı Arkady ise onun etkisinde kalan, bu dönüşümü kolay kolay yaşayamayan bir insan. İkisinin de babaları onların üzerlerine titreyen kişiler. Özellikle 19. yüzyılda Rusya’da popüler bir akım olan Nihilizm, gençler arasında da entelektüel bir akım olarak kabul görmekte ve kitapta da bu çok güzel işlenmiştir. Turgenyev’in okuduğum ilk kitabı oldu fakat bu eserini çok beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Tek beğenmediğim ya da anlam veremediğim nokta kitabın sonlarına doğru yaşanan bazı gelişmeler oldu. Bunların dışında sizi hiç sıkmadan kendi dünyasına çeken bir yapısı var kitabın.
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İskele Yayıncılık · 200955,8bin okunma
Delirerek ölenlere...
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
21 hikaye... Tam 21 tane delilik hikayesi. Hayır hayır, öyle sıradan değil. Bunlar deliren, delirerek ölen kadınların hikayeleri. Tıpkı kitabın başında ithaf edildiği gibi. Kitapta yer alan konular başlıca intihar, tecavüz, travmalar, istismar, aşk, cinsellik, cinayet, şiddet, ölüm ve bolca acı.. Konulardan da az çok anlayabileceğiniz üzere kitap son derece karamsar, sert, derin ve etkili. Hiçbir şekilde size mutluluk vadetmiyor. Aksine, sizi gerçekliğin karanlık ve derin kuyusuna çekmek başlıca amacı kitabın. Kitabı okurken en kısa hikayenin bile üzerinizde farklı bir tesiri olmasının yanında bazılarını sindirmesi biraz zaman alabilir. Bu sebeple okumadan önce psikolojik olarak kendinizi buna hazırlamanız çok yerinde olacaktır. Deliliğin iç yüzünü, dışa vurmadan önce hangi aşamalardan geçtiğini, o karanlık süreci bizlere birbirinden güzel ve etkili 21 hikaye ile anlatıyor Mine Söğüt. Günümüzde kadın olmanın zorluğunu çoğumuz yaşıyoruz ya da tanık oluyoruz. Fakat bu kitap bildiklerimizin de ötesinde, kadın olmanın en zor halini gösteriyor bizlere. Bunu da ilk ağızdan yapıyor. O kadınların, o kızların cümleleriyle. Bu sebeple kitabın alışılmışın dışında bir dili var. Ben buna hayran kaldığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Cümle tekrarları, duraklamalar, iç konuşmalar ve daha birbirinden güzel birçok detay... Yazarı bu kitabı sayesinde tanıdım fakat diğer kitaplarına da hiç şüphesiz bakacağım. Kadın olmanın, delirmenin, bunların sonuçlarının neler doğurduğunu bilmenin isteği içerisindeyseniz hiç durmayın ve bu kitabı en kısa zamanda edinin.
Edebiyat
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
Siz bilmezsiniz ama kızlar babalarını çok severler. Her halleriyle severler.
Sayfa 35·Kitabı okudu