Afra Yılmaz

Afra Yılmaz
@afrayilmaz
Psikolojik Danışman
Üniversite
31 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 23:23
Yayımlandığı 1774 yılında Almanya’da büyük bir sansasyon yaratan “Genç Werther’in Acıları” kitabı, o dönemde basıldığı andan itibaren neredeyse yok satıyor. Bununla birlikte yine o dönem intihar
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019149,9bin okunma
Reklam
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Kitabımız Van Gogh’un kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan oluşuyor. Van Gogh’u 20li yaşlarından başlayıp yaşamının sonuna kadar gözlemleme fırsatı buluyorsunuz adeta. Sanattan, sanatçıdan, renklerden, tonlardan ve dönemin sanat anlayışından bahsetmesinin yanı sıra din, insanlar, aşk ve psikolojiye dair birçok güzel konuya da rastlıyorsunuz mektupları okurken. Benim için kitabı eşsiz yapan şey yıllar geçtikçe Van Gogh’un iç dünyasında oluşan değişimler oldu. Sanatını, sanatsal becerisini zanaate dönüştürme arzusu, bu yolda verdiği mücadeleler, toplumun acımasız eleştirilerine boyun eğmemesi, yaşadığı dönemde yaptıklarının hiç değer görmemesine karşın umudunu hiçbir zaman kaybetmemesine hayran kaldım. Kitabı bitirdikten sonra içimde tarifi imkansız bir burukluk hissi oluştu. Kendi kendime sordum; Neden bu insanların değeri yaşadıkları dönemde anlaşılmıyor? Neden bu kadar acıyla terbiye ediliyorlar? Daha sonra durup düşünüyorum. Onları bugün bulundukları konuma getiren, diğerlerinden ayıran en bariz özellikleri sanırım yaşadıkları acılar olsa gerek, diyorum kendi kendime. Bunu düşünmek bir nebze de olsa rahatlatıyor beni. Bu kitabı bitirdikten sonra yaptığım ilk iş gidip Van Gogh’un belgeselini izlemek oldu. İnanın kitabın etkisi iki katına çıkıyor. Okuduğum kitapları önerirken genelde teşvik edici olmaya özen gösteririm fakat asla ısrar etmem. Bu kitap için durum biraz farklı, lütfen herkes okusun. Bu dünyadan, bu şahane adamı tanımadan ve anlamadan gitmeyin.
Edebiyat
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
Freud Aşkına!
8/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Sanırım kimse Freud’u Zweig kadar güzel anlatamazdı. Freud’un adeta hem dışarıdan hem de içeriden bir portresini çizermişçesine size anlatılıyor olması muazzam bir şey. Kitap baştan sona Freud’un yaşadığı dönemi, o dönemki psikoloji biliminin genel durumunu, Freud’un kuramını, kuramının detaylarını ve insanlığa gerek doğrudan gerekse dolaylı yoldan neler kattığını anlatan şahane bir biyografik eser. Freud gibi insanlık tarihinin önemli kişilerinden birisini tanıma ve anlama arzusu içerisindeyseniz bu kitap size bu yolda oldukça fayda sağlayacaktır.
Psikoloji
Freud - Mutluluğun MimarıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 20172,107 okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Değerli bir hocamın tavsiyesi üzerine okumaya başladığım bu kitabı uzunca bir süre elimden düşüremedim. Kitabın içerisinde toplumsal değişme, kimlik sorunları, aidiyet duygusu, çocuk yalnızlığı, otorite, öfke, korku vb. birbirinden güzel birsürü konuya yer veriliyor. Psikiyatri alanının önde gelen isimlerinden biri olan Engin Geçtan bu konuları hem kendi klinik deneyimlerinden hem de şahsi gözlemlerinden yola çıkarak çok açıklayıcı bir şekilde ele almış. Toplumumuzdaki dönüm noktaları, zaman içerisinde geçirdiğimiz değişim ve dönüşümler çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. İnsanların belli başlı davranış kalıplarını ve bunların altında yatan sebeplere ilişkin çeşitli kuramları da içeren harikulade bir kitap. Özellikle pdr-psikoloji bölümü okuyan arkadaşlar başta olmak üzere psikolojiye ilgisi ve merakı olan, içerisinde yaşadığı toplumu daha iyi tanımak ve kavramak isteyen herkesin okumasını öneririm.
ZamaneEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,535 okunma
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 00:26
Doktor Andrey’in “Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o da bir deli!” sözü aslında kitabın konusunu bizlere oldukça açık bir şekilde özetlemektedir. Bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellada, eğitimli bir deli olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey arasında geçen felsefi nitelikli sohbetlere çokça tanık olacağız. Andrey ve Dmitriç’in yaptığı tartışmalara tanık olurken Andrey’in bu devasa kayıtsızlığına ve haksızlıklara göz yummasına son derece sinirlenmekle birlikte kitabın sonlarına doğru da ona karşı derin bir hüzün duygusu besledim. Doktor her ne kadar kitabın büyük bir bölümünde kayıtsız gibi görünse de bir yerden sonra sorguladığı bir evreyle karşılaşıyoruz fakat ne yazık ki iş işten geçmiş oluyor. Çehov’un okuduğum ilk kitabı olmasıyla birlikte kalemini çok sevdiğimi kesinlikle söyleyebilirim. 68 sayfadan oluşan bu novella kısa gibi görünmesine karşın mesajları o kadar doyurucu, hissettirmek istediği duyguları o kadar güzel işliyor ve geçiriyor ki etkilenmemek elde değil. Normallik-anormallik kavramlarının ayrımına değinmekle birlikte toplumdaki insanların başkalarını “deli” olarak nitelendirmesindeki ölçütlere ve bunların ne denli doğru olduğuna dair güzel bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum kitabın.
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
Reklam