Parasız bir şey olmaz! Parasız ağaç olmaz! Parasız çiçek olmaz! Parasız güneş olmaz! Parasız ev olmaz! Parasız araba olmaz! Parasız takım elbise olmaz! Parasız insan olmaz! Parasız kedi olmaz! Parasız it olmaz! Parasız böcek olmaz! Parasız dost olmaz!...
Kabirdeki misk kokusu
Bağların ikisi de yemişlerini verip hiçbir ürünü eksik bırakmamışlardı. İki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık.
Kehf suresi
Melek kız o mardinde geçirdiği bir haftalık gezisini şöyle anlatır Sabiha hanım traktörcü ilyas amcanın eşiydi ilk önce beni ayten hanımın kabrine götürdüler kabirden sanki bir misk kokusu geliyordu
Ayten hanım öğretmenlik yapmış bir tepenin eteğine kurulu savurda çocuklara taş bir evin içinde efelek bebelek tertemiz bir melek diyerek tarif çocuklara hafızlık dersi vermişti iyi bir ilim insanıda olsa o
Mardinin abbara adı verilen daracık sokaklarında kimizaman küçük eşşeği ile birlikte çok çekmemişti siz farkında olmasanız insanlar bir ağaç misalidir kızım dedi ilyas amca önce kesilirler
sonra biçilirler en son boy verirler eğer ki kızım sen pencerenin perdesini aralar kapını Allaha açarsan istikamet üzere yaşar en yüksek kökü en sağlam bir ağaç misali dallarını göğe yükseltirsin
O esnada sabiha kadın ilyas amcaya seslendi nimetler hazır sofraya geçildi yokmudur dua eden istesinler vereyim diyen Cenabı Hak sofrayı nimetlerle donatmış insana sadece ikram edip
paylaşmak kalmıştı neler yoktuki sofrada tadına doyamayacağınız hamur işleri ayten hanımın kendi elleri ile dikip giderken ilyas amcalara emanet ettiği en leziz meyveler Allah Teala hiç bir ürünü eksik bırakmamış nimetlerini akıtmıştı