Yani siz ya da ben, uykuda ya da tam uykuya dalacağımız sırada boşlukta düşer gibi olup da yere değmezden bir saniye önce yerimizden sıçradığımız zaman, ağaç tepelerinde yaşamış olan dedelerimizin başına gelenleri hatırlamaktan başka bir şey yapmıyoruz. Beyin hücrelerinde meydana gelen değişimler bu duyguyu kalıtımsal hale getirmiş.
Bunda şaşılacak bir şey yok –Bir yerde içgüdü gibi bir şey–. Zaten içgüdü dediğimiz nedir ki? Kalıtımsal hale gelmiş birtakım eski alışkanlıklar, o kadar.
Sayfa 17 - Can Yayınları, Jack London·Kitabı okudu
"Aslında" dedim lafını keserek, "farkına vardım ki her zaman insan vücudundan sıvışmaya çalışan bu yılanın çıkarmaya çalıştığı kafası ve boynu karınlarımızın altında görülür. Ama Tanrı, yılandan sadece erkeğin huzursuz olmasına izin vermedi, zehrini akıtmak için kadına sarılmasını ve soktuktan sonra şişliğin dokuz ay sürmesini istedi. Size Tanrı'nın kelamına göre konuştuğumu kanıtlamak için söylüyorum, yılanı lanetlemek için ona, kadına baş kaldırmak uğruna boş boşuna dikileceğini, en sonunda kadının ona baş eğdireceğini bildirdi."
Bu sistemi sadece kapitalizm, sadece emperyalizm ya da baş ka başka teorilerle açıklamak her bakımdan eksik kalır. Kapi talizm düşmanı olanlar bu sistemin sömürü sistemi olduğunu, insanları sömürüp dünyadaki nimetlerin azınlıklar tarafından dağıtılıp insanların aç ve susuz bırakıldıklarını ve tüm oyunun bundan ibaret olduğunu savunabilir. Başka birisi İsrail Devleti, Yahudiler ya da Masonlar üzerinden bu sistemi açıklayıp tüm amacın insanların Yahudilerin köleleri haline getirilip Yahudi-lere vaadedilen toprakların ele geçirilmesi olarak görebilir. Bir başkası bu sistemi Rusya'ya bir diğeri Haçlı organizasyonlarına ve Amerika'ya mal edebilir. Yine çarklarla kurulu bu sistemi bü-tüncül olarak değerlendirmek yerine kimisi gıda alanında yapı-lan ifsada, kimisi sağlık alanında yapılan ifsada (kısırlaştırma, GDO vs.) kimisi de eğitim alanında yapılan ifsada odaklanabilir. Aslında tüm bunlar daha önce fil görmemiş, karanlık bir ahıra sokulan köylülere filin tanımının sorulması gibi bir şeydir. Ki-misi hortumunu tutup "Fil bir hortumdur." der, kimisi bacağını tutup "Kalın bir ağaç gövdesidir." der, kimisi kulaklarını tutup yapraktır der. Bu sahnede Müslümanın bakış açısı ise ahıra bir ışık tutup fili olduğu gibi tanımlamasıdır. İşte bu sahnede kuru-lan bu ifsad düzenini görebilmek için kullanacağımız ışık, vah-yin ışığıdır.