Mutlu bir yaşama giden incecik bir yol vardı ve o yol babasının onun adına seçtiği yoldu sanki. Yaşamı için kendi başına alacağı kararlar baştan yanlış olmak zorundaydı.
Sen şimdi uçlarından kan damlayan kızıl saçlarının çevrelediği yüzün gözyaşlarınla ıslak, yatağına uzanmış, tavana bakıyorsundur Suzan. Sevmenin seni hala yakıyor olmasına şaşıyorsundur. Ben de şaşıyorum.
Çözdüğünü ya da uyanışından yatağına dönüşüne kadar bir gün boyunca neler yaptığını tahmin ettiğini sandığın insanları aslında ne kadar az tanıdığını fark edersin.
Bir keresinde ona rüyalarımdan bahsettiğimde, bana vücudumuzdaki hücrelerin bir hafızası olduğunu söylemişti, sperm ve yumurta hücrelerinin de var, dolayısıyla bu kalıtsal bir şey. Yani sana isabet eden hastalıklar, yumruklar ya da kurşunlar doğmamış çocuklarını da yaralıyor.