Puan vermedi
"Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli." Kaçıp gitmek istediğim kişiyle dönüştüğüm kişi meğersem aynıymış. Nora Seed tam bu çıkmazın içerisinden bizlere seslendiği yerin mekansal açısından tevafukluğu da göz ardı edilemez. kitapların arasından sesleniyor. çünkü her kitap bir ihtimal, her raf başka hayatın kapısı. Olmam gereken tek bir kişi varmış. Eseri okurken ve bitirirken Şair Nazım Hikmet'in o dizeleri aklıma geldi Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:13
Bir Nergis Tufanı, ilk bakışta eğlenceli ve akıcı bir dark romance hikâyesi gibi başlıyor ama sayfalar ilerledikçe karanlık tarafını daha çok hissettiren bir kurguya dönüşüyor. Kitabın en dikkat çekici yönü, eğlenceli bir anlatımın arkasına gizlenmiş ciddi bir dramı barındırması. Hikâyenin merkezinde, kanser hastası kız kardeşi için tefeciden borç almak zorunda kalan genç bir kız var. Bu durum, karakterin sadece maddi değil, aynı zamanda duygusal olarak da büyük bir baskı altında olduğunu sürekli hissettiriyor. Mafya ve tefeci dünyasıyla iç içe geçen olaylar, kitabın “dark romance” yönünü oldukça belirgin hale getiriyor. Bir yandan tehlike, borç ve korku; diğer yandan ise karakterler arasındaki çekim ve duygusal bağ hikâyeyi sürekli hareketli tutuyor. Benim için kitabı ilgi çekici yapan şey, bu karanlık temaların tamamen ağır bir şekilde değil, yer yer eğlenceli ve akıcı bir dille verilmesi oldu. Bu da okuma deneyimini hem sürükleyici hem de duygusal açıdan etkileyici hale getiriyor.
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202667 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·45 syf.··
2026 6. kitabı
Mahkumların ağır bir şekilde cezalandırıldığı bir adaya başka bir ülkeden bir Gezgin’in gelmesi ile başlıyor kitap. Suçlunun bedenine cezasını iğnelerle kazıyan bir idam makinesi 12 saatte ölüm ile sonuçlanır. Kitapta Gezgin bu korkunç idam makinesine tanıklık eder. Makineyi ve eski sömürge düzenini fanatikçe savunan Subay, Gezgin'den bu vahşi sistemi yeni komutana karşı desteklemesini ister; ancak Gezgin'in adaletsiz bulduğu bu sistemi kesin olarak reddetmesi üzerine Subay, inandığı dünyanın çöktüğünü anlar. Spoiler: Bunun üzerine idama mahkum edilen çaresiz mahkumu serbest bırakan Subay, kendi giysilerini çıkarıp makineye kendisi yatar ve taptığı ideolojiyle birlikte makinenin dişlileri arasında feci bir şekilde can verir.
Hayata Dair
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Budala Kitap · 202511bin okunma
Satır Aralarında Kendini Aramak
Puan vermedi·
Bu kitap, insanlardan kaçan bir adamın hikâyesinden çok, kendi benliğini kaybetme korkusunun satırlara dökülmüş hâlidir. Bir insanın iç dünyasının çözülüşünü anlatan psikolojik bir itiraftır. Bu yüzden kolay bir okuma değildir. Karamsar ve ağır bir atmosferi vardır; fakat insan ruhunun karanlık taraflarını çok samimi bir şekilde anlatmıştır.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
İyi hissetmek isteyenlere… /800. İnceleme (Sona dikkat!)
9/10
·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:05
Herkese kendini anlatmak zorunda değilsin. Her ilişkiyi sürdürmek zorunda değilsin. Her yükü taşımak zorunda hiç değilsin. Şşş… Rahatla… Dünyanın bütün ağırlığını sırtlamana gerek yok! “Ben yapmazsam kimse yapmayacak,” “Ben olmazsam yürümeyecek,” diye her şeyin peşinde koşturmayı bırak! Yorgunsun biliyorum. Ruhun hayattan tiksinmiş durumda. Bir gün ölüp gittiğinde “yürümez,” dediğin her iş sensiz yürüyecek! Kırmaktan korkup, nazik yaklaştığın herkes seni yanlışlarınla anacak… Kendini tüketme bu kadar. Kimse seni anlamayacak. Aksine nasıl olsa taşıyabiliyor diye bütün yükleri senin sırtına yüklemeye başlayacaklar. “Sürekli yorgun hissediyorsan, sürekli içinde bir kasvet varsa, sürekli neşeli olamıyorsan belki de bunu kendi kişiliğine yüklemeden önce çevrene bakman gerekiyor. Çünkü bazen üzgün, yetersiz ya da yorgun değilsindir; sadece yanlış insanların etrafındasındır.” Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı, diyor Şükrü Erbaş ve devam ediyor, “İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.” Cahit Zarifoğlu, “Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.” Oysa dünyada en çok ince insanlar kırılıyor. “Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya,” diyerek son sözü söylüyor Gülten Akın ve Dünya hassas kalpler için gerçek bir cehennem! derken ne kadar haklı Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe“Ne olacağını bilmiyorum ama ne olursa olsun, bir şekilde yola devam edebileceğimi biliyorum.” Kişisel gelişim zırvalıklarına inanmıyorum! Samimiyetsiz, uydurma, çokça kalıp ifadeler kullanan, kâğıt israfı diyebileceğim çalışmalar birçoğu… Lakin Beyhan hoca başka! İçimizden biri gibi sanki… Kitabı okurken, seninle aynı yollardan geçtiğini, aynı hatalara düştüğünü görüyor ve okuduğun kitap hayatını değiştirmese bile yaralarına iyi geldiğini hissediyorsun. “Bana iyi
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202630 okunma
Kırılan Hayallerin Ardındaki Umut
8/10
·352 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:40
Kanadı Kırık Sevdalar , okurken beni duygusal yönüyle etkileyen romanlardan biri oldu. Hikâye boyunca sevgi, kayıp ve fedakârlık gibi güçlü duygular ön plana çıkıyor. Özellikle Therese'in, eşini kaybettikten sonra verdiği sözü yerine getirmeye çalışması ve karşılaştığı zorluklar, karakterin yaşadığı duygusal yükü hissetmemi sağladı. Kitabı okurken insanın sevdiği birine verdiği sözün ne kadar ağır bir sorumluluğa dönüşebileceğini düşündüm. Therese'in hem kendi acısıyla mücadele etmesi hem de kendisini kabullenmeyen çocuklarla bir aile olmaya çalışması hikâyeye derinlik katıyor. Bu yönüyle eser, yalnızca bir aşk romanı değil; aynı zamanda sabrın, bağlılığın ve yeniden ayağa kalkabilmenin hikâyesi. Yazarın anlatımı akıcı olduğu için kitap beni sıkmadan ilerledi. Karakterlerin yaşadığı duygular samimi bir şekilde işlendiğinden, onların mutluluklarına ve üzüntülerine ortak oldum. Roman boyunca zaman zaman hüzün ağır basarken, umudun tamamen kaybolmaması da eseri etkileyici kılan unsurlardan biri oldu. Bence Kanadı Kırık Sevdalar, sevginin yalnızca mutlu anlardan ibaret olmadığını; bazen fedakârlık, sabır ve mücadele gerektirdiğini gösteren etkileyici bir roman. Duygusal hikâyeler okumayı sevenler için güzel bir tercih olduğunu düşünüyorum. Temaları: Aşk ve bağlılık Kayıp ve yas Fedakârlık Verilen sözler Aile olabilmek Sabır ve mücadele
Kanadı Kırık SevdalarMarilyn Pappano · Yakamoz Yayıncılık · 2020329 okunma